Ahî Evran (Pîr Mahmud bin Ahmed Nasirûddin Ahî Evran bin Abbas Velî), 13. yüzyılda yaşamış Ahilik teşkilatının kurucularından ve debbağların (dericilerin) piridir. İran'ın Hoy kasabasında doğan ve çocukluğu ile tahsil devresi Azerbaycan'da geçen Ahi Evran, Horasan ve Maveraünnehir bölgelerinde büyük üstadlardan dersler almıştır. 1203 veya 1204 yılında Bağdat'a gelmiş, burada Fütüvvet Teşkilatına katılmış ve 1204 yılında Anadolu Selçuklu sultanı I. Gıyaseddin Keyhüsrev'in isteği üzerine Anadolu'ya getirilmiştir. Kayseri'ye yerleşerek burada Fütüvvet Teşkilatından esinlenip ilk Ahi Teşkilatını kurmuş ve sanayi sitesinde debbağlık zanaatını icra etmiştir.
Tarihsel Süreç ve Kırşehir Yılları
Sultan I. Alaeddin Keykubad'ın arzusuyla Konya'ya yerleşen Ahi Evran, hamisi olan sultanın bir suikast sonucu öldürülmesinin ardından hapsedilmiştir. II. Gıyaseddin Keyhüsrev'in ölümünden sonra 1245 yılında serbest bırakılınca Denizli'ye geçmiş, ardından Kırşehir'e giderek hayatının sonuna kadar (15 yıl) burada kalmıştır. Kırşehir'de bulunduğu sürece Hacı Bektaş-ı Velî ile sık sık bir araya gelmiş ve sohbetler etmiştir.
Ahilik ve Bacıyan-ı Rum Teşkilatı
Ahi Evran, 1205 yılında Evhaddü'd Din Kirmanî'nin kızı Fatma Bacı ile evlenmiştir. Ahiliğe kadınlar giremediği için Fatma Bacı da Bacıyan-ı Rum (Anadolu Kadınları) teşkilatını kurmuş ve Kadın Ana olarak tanınmıştır. Ahi Evran'ın şeyhliği altında 13. yüzyılda Ankara ve Kırşehir'de toplanan Ahiler, kısa sürede Selçuklu şehirlerine yayılmış ve Osmanlı Devleti'nin kuruluşunda etkili olmuşlardır. Dönemin ünlü seyyahı İbn-i Batuta da Anadolu seyahatinde uğradığı pek çok şehirdeki ahi zaviyelerinden bahsetmekte ve buralarda misafir olduğunu zikretmektedir.
Ölümü ve Türbesi
Ömrünün sonlarına doğru Anadolu Selçuklu Devleti'ndeki taht mücadelelerine karışan Ahi Evran, II. İzzeddin Keykavus tarafını tutmuş ve Mevlana ile çevresiyle siyasi ihtilafa düşmüştür. Mevlana'nın oğlu Sultan Veled'in yazdığı rubaide geçen ay tutulmasına dayanarak, 12 Nisan 1261 tarihindeki parçalı ay tutulması günü vefat ettiği tespit edilmiştir. Moğollar tarafından veya Mevlana'nın müridi Nurettin Caca Bey tarafından öldürüldüğü iddia edilmektedir. Günümüzde Ahi Evran'ın naaşı, Kırşehir'de kendi adını taşıyan Pîr Ahî Evran Velî Türbesi (Ahi Evran Camii ve Türbesi) içinde yer almaktadır.