Doğu Anadolu'nun Sarp Sınırlarında Bir Coğrafya
Tunceli, Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Fırat Bölümü'nde yer alan ve doğal sınırlarla çevrili yüksek bir ildir. Kuzeyde ve batıda Munzur Dağları ile Karasu Nehri, doğuda Bingöl Dağları ve Peri Suyu, güneyde ise Keban Baraj Gölü ile kuşatılmıştır. İl sınırları doğuda Bingöl ve Elazığ, güneyde Elazığ, batı ve kuzeyde ise Erzincan illeriyle komşudur. Güneyden kuzeye, batıdan doğuya doğru yükselen il topraklarının %70'ini dağlar, %25'ini platolar, %5'ini ise ovalar ve düzlükler oluşturmaktadır. Deniz seviyesinden 914 metre yükseklikte konumlanan kentin en yüksek noktası, Munzur Dağları'nın doğusunda yer alan 3.463 metre yükseklikteki Akbaba Tepesi'dir.
Kalkolitik Çağ'dan Antik Döneme Uzanan Köklü Geçmiş
Arkeolojik araştırmalar, Tunceli yöresine yerleşimin Kalkolitik Çağ'da (MÖ 5500-3500) başladığını göstermektedir. Yazılı tarih sahnesine MÖ 2200'lerde Subarrularla adım atan ve Hurrilerin eline geçen bölge, antik dönemde İşuva (Hurri-Mitanni) adıyla anılmıştır. İşuva ismi tarihte ilk kez III. Abbas döneminde Hitit kaynaklarında zikredilmektedir. MÖ 1375-1335 yıllarında bölgeye ulaşan Hititlerin ardından Urartular, MÖ 7. yüzyılda sırasıyla Medler ve Persler egemenlik kurmuştur. Bölge daha sonra Büyük İskender tarafından fethedilerek Makedonyalıların idaresine girmiştir. Makedonya Devleti'nin yıkılmasıyla MÖ 17 yılında Romalıların egemenliğine bağlanan yörede, MS 2. yüzyılda Partlar'ın etkinliği kırılarak Kappadokia Eyaleti'ne dahil edilmiştir.
Bizans Dönemi, İslam Akınları ve Türk Egemenliği
Roma İmparatorluğu'nun ikiye ayrılmasından sonra Doğu Roma İmparatorluğu sınırlarında kalan yöre, MS 7. yüzyılda "Roma Mezopotamyası" adıyla Tehema'da yer almıştır. Bizanslılar ile Sasaniler arasında el değiştiren Tunceli, MS 639'da İslam Halifesi Ömer döneminde gerçekleştirilen akınlarla Arapların eline geçmiştir. Uzun süren Arap-Bizans mücadelelerinin ardından MS 972'de tekrar Bizans hakimiyetine giren bölge, 1071 Malazgirt Savaşı sonrası başlayan Türk egemenliği sürecinde 1087 yılında kesin olarak Türklerin yönetimi altına girmiştir. 1228 yılında Anadolu Selçukluları'nın egemenliğine bağlanan yöre, 1243 Kösedağ Savaşı'ndaki yenilgi sonrası Moğolların, ardından Mengüceklilerin ve uzun süre Akkoyunluların yönetimi altında kalmıştır. 1473 Otlukbeli Savaşı ile Osmanlı idaresine girmiş, 1514 Çaldıran Muharebesi ile de Osmanlı hakimiyeti pekişmiştir.
Osmanlı'dan Cumhuriyet Dönemine İdari Yapı ve Gelişim
Osmanlı Devleti döneminde bölge, 1847 yılında Hozat merkez olmak üzere "Dersim Livası" adıyla sancak yapılarak Erzurum'a bağlanmıştır. 1879'da Farsça "Gümüş Kapı" anlamına gelen Dersim adıyla ayrı bir il haline getirilen yöre, 1892'de yeniden sancak statüsüne alınarak Elazığ'a (Mamurat-ül Aziz) bağlanmıştır. Tarihsel yörenin merkezindeki yerleşimler geçmişte "Mamiki", "Mameki" (Kırmançça: Mamekiye) ve "Kalan" (Osmanlıca: قالan, Kırmançça: Qalan) isimleriyle anılmıştır. I. Dünya Savaşı'nda aşiretlerin Osmanlı yönetimine karşı 1916'da başlattığı isyan, 1917'de Rusya'daki iç karışıklıklar nedeniyle Rus desteğinin çekilmesiyle sona ermiştir. Cumhuriyet döneminde 26 Haziran 1926'da Elazığ'ın ilçesi yapılan Dersim, 25 Aralık 1935 tarihli kanunlarla adı Tunceli olarak değiştirilip tekrar il yapılmıştır. Bölge, 1937-38 yıllarındaki Dersim tenkil harekâtı sırasında büyük zarar görmüştür.
Zengin Coğrafi Unsurlar, Vadiler ve Yaylalar
Tunceli'nin dağlık coğrafyası, derin vadiler ve geniş yüksek platolar ile şekillenmiştir. Munzur Dağları, ilin kuzeybatı, kuzey ve kuzeydoğu yönünde 130 kilometre boyunca aşılması zor sıralar halinde uzanır. Bölgedeki doruklar arasında Biçare Dağı (3.111 m.), Ziyaret Tepe (3.071 m.) ve Akbaba Tepesi (3.463 m.) yer alırken, kuzeydoğu ucundaki Bağırpaşa Dağı'nın yüksekliği 3.300 metreye ulaşmaktadır. Platolar arasında Mercan Dağları üzerindeki Merk Yaylası ile Munzur Dağları'nın orta kesimindeki Kepir Yaylası, kışın dondurucu soğuklara sahne olurken yazın değerli otlak alanları olarak kullanılır. Genelde güney doğrultusunda uzanan dar ve dik vadilerin en önemlileri Munzur, Mercan, Pülümür, Peri ve Tahar Çayı vadileridir. İl topraklarının sadece %5'ini kaplayan ovalar arasında ise Zeranik Ovası ile Ovacık ilçesindeki Yeşilyazı Ovası bölgenin başlıca düzlükleridir.