Erzurum ilinin kuzeyinde, Karadeniz Bölgesi sınırları içerisinde yer alan Tortum, derin vadileri ve dağlık coğrafyasıyla dikkat çeken tarihi bir ilçedir. Gürcüce Tortomi veya Tortum olarak bilinen bu ad, eskiden bölgenin genel ismi iken bugünkü ilçe merkezinin eski adı Nihahi (Osmanlıca listede Nihah) olarak geçmektedir. Tarih boyunca İspir'den Erzurum'a uzanan stratejik yol kavşağında konumlanan Tortum, adını içinden geçen Tortum Çayı'ndan almaktadır.
Tortum'un Köklü Tarihçesi
Tortum ve çevresinin tarihi oldukça eskilere dayanmaktadır. Bölgede yapılan arkeolojik araştırmalar, buranın Prehistorik dönemlerden itibaren yerleşime sahne olduğunu ve Karaz Kültürü'ne dahil olduğunu göstermektedir. Antik kaynaklarda Taokhlar ülkesi sınırlarında gösterilen yöre, Bizans döneminde Theodosiopolis Theması'nın bir parçası olmuştur. 662 yılında Arapların fethiyle gündeme gelen bölge; sırasıyla Saltuklular, Gürcü beyleri, Anadolu Selçuklu Devleti, Timurlular, Karakoyunlular ve Akkoyunluların egemenliğine girmiştir. 1549 yılındaki Gürcistan seferi ile kesin olarak Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılan Tortum, uzun yıllar Erzurum Eyaleti'nin bir sancağı olarak yönetilmiştir.
Tarihi ve Mimari Miras: Hahuli Manastırı
Bölgenin en önemli tarihi yapılarından biri, Türkçe'de Haho olarak da bilinen Hahuli Manastırı'dır. Bagrationi hanedanından Tao hükümdarı Kurapalati III. Davit tarafından 976-1001 yılları arasında inşa ettirilen bu tarihi Gürcü manastırı, bölgenin orta çağ mimari mirasını günümüze taşıyan en önemli sembollerindendir. Ayrıca ilçenin kuzeybatısında yer alan Serdarlı Ödük'teki Norşin Şapeli de bölgedeki diğer tarihi yapılar arasında yer alır.
Doğal Güzellikler ve Renkli Kültürel Yapı
Denizden 1.611 metre yükseklikte konumlanan Tortum, Akdağ ve Mescit Dağı gibi sıradağlarla çevrilidir. Coğrafi yapısı oldukça engebeli olsa da Tortum Çayı vadisi boyunca kurulan köyleri adeta bir doğa harikasını andırır. İlçenin kültürel yapısı son derece renklidir; Kafkas, Erzurum (Dadaş) ve Doğu Karadeniz (Hemşin) kültürlerinin bir arada yaşadığı yörede bar oyunları ile horon birlikte oynanır. Tandır ketesi, kuymak, gaygana, hıngel, seron ve kavod gibi zengin hamur işi yemek kültürünün yanı sıra, geleneksel Türk ata sporu olan Karakucak güreşleri de her yıl büyük bir coşkuyla gerçekleştirilir.