Tavşanlı, Kütahya iline bağlı, tarihi ve doğal değerleriyle öne çıkan zengin bir ilçedir. Adronos çayının (Kocasu) kaynak bölgesinde dağlık bir kesimde, Yaylacık dağının güneybatı kenarında kuruludur. Deniz seviyesinden ortalama 850 metre yükseklikte konumlanan ilçe, Kütahya il merkezine 50 km uzaklıktadır. İzmir demiryolu hattı üzerinde yer alan yerleşimin, Bursa, Emet ve Balıkesir ile de karayolu bağlantısı bulunmaktadır. İklimsel açıdan Ege ve İç Anadolu Bölgeleri iklim kuşaklarının ortasında bulunan Tavşanlı, Akdeniz iklimi ile karasal iklim arasında geçiş özelliği gösterir. Yıllık 12 santigrat derecelik ortalama sıcaklığı ile Kütahya merkezine göre daha ılıman bir iklime sahiptir.
Tarihçe ve Antik Dönemler
Tavşanlı'da gerçekleştirilen araştırmalardan elde edilen buluntular, bölgedeki yerleşim tarihinin Bakır Çağında başladığını göstermektedir. Tavşanlı Belediye Müzesinde neolitik, kalkolitik ve eski tunç dönemlerine ait çeşitli tarihi kalıntılar sergilenmektedir. Bölgede henüz resmi bir kazı çalışması yapılmamış olsa da, Tavşanlı höyüğü ve yakın çevredeki üç höyük, köklü bir geçmişe sahip dört önemli antik yerleşimin varlığını ortaya koymaktadır. İlçe merkezinde MÖ 4. asırdan kalma İyon usûlü yapılmış sütunlar yer alırken; kent genelinde bulunan mermer, stel, lahit, lahit kapağı ve mimari yapıtlar yoğun bir Roma yerleşmesini belgelemektedir. İlçeye 5 km mesafede yer alan Frig kaya mezarı ise bu bölgenin antik dönemde Phrygia Epictetus (küçük Frigya) olarak adlandırılmasının temel sebebidir.
Beylikler Dönemi, Osmanlı ve Kurtuluş Savaşı
Roma İmparatorluğu'nun ikiye ayrılmasının ardından Bizans sınırlarında kalan kent, Türklerin Anadolu'ya girişiyle önce Anadolu Selçuklularına, daha sonra ise Germiyanoğullarına bağlanmıştır. 1378 yılında, Germiyanoğlu Süleyman Şah'ın kızı Devlet Hatun'un Yıldırım Beyazıt ile evlenmesi üzerine Osmanlılara çeyiz olarak verilmiştir. İlçenin ismine dair rivayetlerden biri, o dönemde fundalıklar içinde çok tavşan olması ve Yıldırım Beyazıt'ın burada avlanması üzerine bölgeye bu adı vermesidir. 13. ve 14. asırda 'Harguş' olan ilçe ismi, 14. asır itibarıyla resmi kayıtlara Tavşanlı olarak geçmiştir. Bir diğer rivayete göre ise isim, leblebisinin tavlanarak yapılmasından dolayı 'Tav'ı şanlı' kelimelerinden gelmektedir.
Milli Mücadele Dönemi ve Kurtuluş
Milli Mücadele yıllarında idealist genç doktorlar Dr. Reşit Galip, Dr. Hasan Ferit ve Dr. Fazıl Doğan köylülere destek olmak amacıyla bölgeye gelmiş ve Tavşanlı Müdafaa-i Hukuk Cemiyetini kurmuşlardır. II. İnönü Zaferinin ardından saldırıya geçen Yunan ordusu, 14 Temmuz 1921'de Tavşanlı'yı işgal etmiştir. İşgal sırasında asayişi sağlamak üzere yerleştirilen Tazılı Komutan Zamanist idaresindeki jandarma birliği halka büyük yük olmuştur. Kabakçı Salih Efe ve çetesi, Yunan Komutan Zamanist ve yanındakileri pusuya düşürerek öldürmüş; buna misilleme olarak Yunan taburu 18 Temmuz 1921'de Derbent Köyü camisinde insanları toplayarak yakmış, Derbent ile birlikte Eşen, Bozbelen, Alabarda (Çamalan) ve Merkezyeniköy'ü de ateşe vermiştir. Büyük Türk Taarruzunun ardından düşman birlikleri 2 Eylül 1922'de geri çekilmeye başlamış ve 3 Eylül 1922 sabahı minarelerden sâlâlar verilerek Tavşanlı'nın kurtuluşu ilan edilmiştir.
Doğal Güzellikler, Kaplıcalar ve Ekonomi
Tavşanlı, önemli doğal ve turistik zenginlikleri bünyesinde barındırmaktadır. Halk arasında 'Vakıf Çamlığı' veya 'Mehmetçik' adlarıyla bilinen, nadir görülen Premidal Karaçam ormanı ilçenin en özel doğal alanlarından biridir. İlçe merkezine yaklaşık 15 dakika mesafede yer alan Göbel Kaplıcası ise termal turizm açısından büyük bir değer taşımaktadır. Bölgenin en önemli ekonomik gelir kaynaklarından biri kömür madenleridir. Tavşanlı ekonomisinin ve kültürünün simgesi haline gelmiş olan meşhur leblebisi, ilçedeki pek çok evin altında kurulu imalathanelerde üretilmekte ve ihraç edilmektedir. İlçede 43 farklı çeşit leblebi üretilmekte ve tescillendiği bilinmektedir.