Orta Çağ'dan Günümüze Ulaşan Bir Tarih Mirası: Taş Camii
Erzurum'un Tortum ilçesine bağlı Bağbaşı köyünde yer alan Taş Camii, eski adıyla Hahuli Manastırı (Gürcüce: ხახული), Orta Çağ'dan kalma son derece görkemli bir Gürcü dinsel yapılar topluluğudur. 10. yüzyılda kurulmuş olan manastırın ana kilisesi, 19. yüzyılda camiye dönüştürülerek "Taş Cami" adını almıştır. Hahuli vadisinin orta kesiminde, Hahuli Çayı'nın sol kıyısında ve bir tepenin eteğinde düzlenmiş bir alanda kurulu olan bu anıtsal yapı, hem tarihi değeri hem de sanatsal zenginlikleriyle bölgenin en büyüleyici seyahat duraklarından biridir.

Hahuli Manastırı'nın Zengin Tarihçesi
Gürcü vakayinamesi Kartlis Tshovreba'nın verdiği bilgilere göre, Hahuli Manastırı'nın kurucusu Tao hükümdarı Kurapalati III. Davit'dir. Tao-Klarceti bölgesinin en önemli dini merkezlerinden biri olan bu manastır, 11. yüzyıla ait İoane Okropiri'nin elyazması Matta İncili çevirisindeki nota göre Meryem Ana adına kurulmuştur. 10. yüzyıl sonlarından itibaren seçkin din adamlarının yetiştirildiği ve el sanatlarının geliştiği önemli bir merkez haline gelen manastırda, İoane Hahuleli ve Davit Tbileli gibi ünlü isimler değerli elyazmaları kopyalamışlardır. 1556 yılında burada kopyalanan bir elyazması, manastırın Osmanlı döneminde de bir süre işlevini sürdürdüğünü göstermektedir.

Orta Çağ Gürcü Mimarisinin Eşsiz Özellikleri
Hahuli Kilisesi, 27 x 19 metre ölçülerinde, haç planlı ve kubbeli bir yapıdır. Kesme taştan inşa edilmiş olan kilisenin kubbesi doğuda duvar payeleri, batıda ise serbest bir çift destek üzerine oturtulmuştur. Üç nefli olan kilisenin batı haç kolu doğu haç kolundan yaklaşık iki buçuk kat, kuzey-güney haç kollarından ise üç kat daha derin biçimde planlanmıştır. Kilisenin nefleri üçlü kemer dizileriyle birbirlerine bağlanmıştır. Dış kısımda bitkisel ve figürlü süslemeler yer alırken, iç mekandaki kubbe içi, kubbe eteği ve apsis kısımlarındaki duvar resimleri parça parça günümüze ulaşmıştır.


Dönüşüm, Kültür Varlığı ve Günümüzdeki Durumu
19. yüzyılda camiye çevrilen Hahuli Kilisesi, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nın ardından bir süre daha yeniden kilise olarak kullanılmıştır. Manastırın avlusunda bulunan ve günümüze büyük ölçüde sağlam ulaşmış olan şapellerden biri bugün caminin odunluğu olarak kullanılırken, çevre alanlarda bulunan diğer küçük kiliselerin bir kısmı ayakta kalmış, bir kısmı ise zamanla yıkılmıştır. 1981 yılında kültür varlıkları arasına alınan yapı, günümüzde Taş Camii adıyla ibadete açık olup hem Gürcü Hristiyan mirasının izlerini hem de İslam kültürünün dokusunu bir arada barındıran büyüleyici bir tarihi zenginlik sunmaktadır.

