Fırtına Tanrısı'nın Şehri: Tarhuntaşşa
Tarhuntaşşa (Hititçe: 𒀭𒅎𒋫𒀸𒊭), Hitit devletine kısa bir dönem boyunca başkentlik yapmış, ancak günümüzde kesin konumu henüz tam olarak keşfedilememiş gizemli bir antik kent ve bu kentin merkezini oluşturduğu tarihi bölgedir. Luvi dilinde "Fırtına Tanrısı'nın (Tarhunta) şehri" anlamına gelen bu yerleşim, Orta Toroslar bölgesinde konumlanmıştır. Coğrafi olarak Teke Yarımadası'nda yer alan Lukka (Likya) diyarı ile Çukurova bölgesinde yer alan Kizzuvatna diyarı arasında kalan bölge, büyük ölçüde antik çağdaki Pamfilya bölgesine denk düşmektedir. Büyük Hitit Kralı IV. Tuthaliya ile vasalı Tarhuntaşşa Kralı arasında yapılan antlaşmaya göre, bölgenin batı sınırını Kaştariya Nehri (günümüzde Antalya'daki Aksu Çayı) oluşturmaktadır.
Başkentin Hattuşa'dan Taşınma Süreci
Erken Hitit döneminde önemli bir role sahip olmayan Tarhuntaşşa, MÖ 13. yüzyıl başlarında Hitit Kralı II. Muvatalli'nin devlet merkezini Hattuşa'dan buraya taşımasıyla büyük bir önem kazanmıştır. Bu stratejik kararın arkasındaki kesin neden bilinmemekle birlikte, tarihçiler Mısır ile yapılan mücadele sürecinde askeri operasyonları daha rahat organize edebilmek adına devlet merkezinin güney sınırlarına yakın bir yere taşınmış olabileceğini öngörmektedir. Aynı zamanda, Tarhuntaşşa'nın ılıman iklim koşullarının, Hattuşa'nın oldukça sert geçen kış aylarına kıyasla yaşam standartları açısından daha elverişli olması da bu kararda etkili olmuş olabilir.
Vasal Krallık ve Taht Mücadeleleri
II. Muvatalli'nin ardından tahta geçen oğlu III. Murşili, imparatorluk başkentini yeniden Hattuşa'ya taşımıştır. III. Murşili, amcası III. Hattuşili tarafından tahttan indirildikten sonra, III. Murşili'nin kardeşi Kurunta, vassal krallık statüsüne getirilen Tarhuntaşşa krallığına atanmıştır. Tarihçilere göre III. Hattuşili, bu atama sayesinde III. Murşili'ye karşı Kurunta'nın desteğini kazanmayı amaçlamış ve aynı zamanda Kurunta'nın doğrudan imparatorluk tahtında hak iddia etmesini engellemek istemiştir. III. Hattuşili'nin oğlu IV. Tuthaliya döneminde ise, Kurunta'nın Tarhuntaşşa'daki krallığı bronz bir tablet üzerine yazılan antlaşma ile tekrar onaylanmış ve kendisine ilave imtiyazlar tanınmıştır. Bu tarihi antlaşmanın bronz tablet kopyası Hattuşa'da bulunmuştur.
Hattuşa ile Yol Ayrımı ve Yıkılış
Kendisine tanınan geniş imtiyazlara rağmen, ilerleyen dönemlerde Kurunta'nın Hattuşa'daki merkezi yönetimle ters düştüğü ve kendisini bağımsız bir "Büyük Kral" olarak nitelediği tarihi belgelerden anlaşılmaktadır. Bu güç mücadelesinin ardından, son Hitit krallarından II. Şuppiluliuma dönemine ait bir yazıtta, Hitit kralının Tarhuntaşşa üzerine askeri bir sefer düzenlediği, şehri ele geçirdiği ve tamamen yakıp yıktığı anlatılmaktadır. Bu yıkımın ardından kent önemini kaybetmiştir.