Tarabya'nın Coğrafi Konumu ve Genel Özellikleri
İstanbul Boğazı'nın Avrupa yakasında, Yeniköy ve Kireçburnu mahalleleri arasında yer alan Tarabya, Sarıyer ilçesine bağlı bir mahalledir. Sarıyer'deki diğer beldelerin aksine yeşillik alanının çok fazla bulunması ve denizden gelen kuzey rüzgarları sayesinde daha serin bir havaya sahip olmasıyla dikkat çeker. Kıyıdaki balık restoranları ve tavernalarıyla ünlü olan semt; birçok yat ve tekneye ev sahipliği yapan marinası, Huber Köşkü ve meydanında bulunan dev çınar ağacı ile İstanbul'un en popüler kıyı semtlerinden biridir. Mahalle sınırları içerisinde Pierre Loti Fransız Lisesi ve Tarabya İngiliz Okulları'nın lise kampüsleri yer almakta olup, Yenikapı-Hacıosman Metro hattının son durağı olan Hacıosman Metro İstasyonu da bu sınırda bulunur.
Antik Çağlardan Günümüze Köklü Tarihçesi
Antik çağlarda Farmakeia adıyla anılan bölgenin bu ismi, Medea tarafından Trakya kıyılarına bırakıldığı iddia edilen "farmakon" (Antik Yunanca'da zehir) kelimesinden gelmektedir. Konstantinopolis Patriği Attikos, toplantılarını yaptığı bu yerin zehirle ilişkili isminden rahatsız olarak adını şifa/tedavi anlamına gelen Terapeia olarak değiştirmiştir. Fatih Sultan Mehmed'in İstanbul'u kuşattığı 1453 yılında Osmanlıların eline geçen bu küçük Bizans kalesi, zamanla gelişmiştir. Seyyah Evliya Çelebi'nin aktardığına göre, 1570'lerde burayı ziyaret eden Sultan II. Selim bölgeye hayran kalmış ve Veziriazam Sokullu Mehmed Paşa'ya "Bu mahalde bana bir yeşillik sofa ve bir kasaba yapın, ismi Tarabya olsun" fermanını vererek bölgeyi imar edip yeni yerleşimcilere açmıştır.
Demografik Değişim ve Rum Cemaati Geçmişi
Zamanla neredeyse tamamen Ortodoks Rumların yaşadığı bir balıkçı köyü haline gelen semt, 1655 yılında Terkos Metropolitliği'nin merkezi olunca Ortodoks Kilisesi hiyerarşisinde kademeli olarak yükselmiştir. Salgın hastalıklara karşı korunaklı ve iyi bir iklime sahip olması nedeniyle Fenerli Rumlar, yabancı büyükelçiler, Ermeni ve Yahudi tüccarlar tarafından ikametgâh olarak seçilmiştir. Murouzis ve bugünkü Marmara Üniversitesi'ne ait olan bölümün eski sahibi prens Aleksandros İpsilanti gibi Fenerli aileler buradaki sayfiye evlerini 1821 Yunan ayaklanmasına kadar korumuştur. 20. yüzyılın ortalarına kadar nüfusu büyük ölçüde Rumlardan oluşan Tarabya'da, 1955 yılındaki 6-7 Eylül Olayları'nda tarihi ibadethaneler ve metropolitlik binası yağmalanmış; ilerleyen yıllarda yaşanan siyasi gelişmeler ve baskılar nedeniyle Rum nüfusu göç ederek azalmıştır.
Görülmeye Değer Tarihsel Yapılar, Kiliseler ve Ayazmalar
Tarabya, tarihi 17. yüzyıla kadar uzanan yalılar, sefaret yazlıkları, kiliseler ve ayazmalar bakımından oldukça zengindir. Semtteki en önemli tarihi yapılardan biri, Zarifis ailesi tarafından 1873 yılında Şalcıkır Caddesi'nde inşa edilen Ayios Konstantinos ve Ayia Eleni Kilisesi'dir. Haziran-1 Sokağı'nda bulunan ve Andon Tıngır Yaver Paşa tarafından 1871'de yaptırılan Ermeni Katolik kilisesi Surp Andon Kilisesi de bölgenin inanç tarihindeki önemli yerlerindendir. Mavrogenis ailesi tarafından 1860'ta yaptırılan Aya Paraskevi Kilisesi, kubbeli bir bazilika tarzındadır. Ayrıca semtte Aya Fotini, Aya Marina, Aya Kiriaki ve Aya İoannis gibi çok sayıda tarihi ayazma bulunmakta olup; Köstenceli Hacı Osman Camii ve 1853 tarihli Bezm-i Alem Valide Sultan Çeşmesi de semtin zengin kültürel mirasının diğer değerli unsurlarındandır.