Süreyya Operası, İstanbul'un Kadıköy ilçesinde Bahariye Caddesi üzerinde yer alan ve 1927 yılında inşa edilmiş olan son derece değerli bir kültür yapısıdır. Kadıköylülerin kültürel ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamak üzere Süreyya İlmen tarafından yaptırılan bina, günümüzde senfonik eserlerin ve opera temsillerinin icra edildiği prestijli bir sanat merkezi olarak hizmet vermektedir.
Süreyya Operası'nın Tarihçesi
Binanın yapılış öyküsü, İstanbul'un işgal altında olduğu dönemde yaşanan anlamlı bir olaya dayanmaktadır. Darüşşafaka Derneği'nin 1922 yılında Kadıköy'deki parasızlık çeken okullar yararına Apollon Tiyatrosu'nda düzenlemek istediği müsamereye, salon sahibi olan Rum Kilisesi izin vermemiştir. Bunun üzerine Süreyya Paşa, Kadıköylülerin tiyatro ihtiyacını karşılamak amacıyla modern bir sinema ve tiyatro binası inşa etmeye karar vermiştir. 1923 yılında başlayan inşaat süreci 1926 yılında tamamlanmış ve bina 6 Mart 1927 tarihinde büyük bir törenle kapılarını açmıştır.
Mimari Özellikleri ve Tasarımı
Avrupa'daki tiyatro modelleri incelenerek hazırlanan Süreyya Operası'nın giriş ve fuaye kısmı Paris'teki Champs-Élysées Tiyatrosu, iç mekanı ise klasik Alman tiyatroları örnek alınarak tasarlanmıştır. Binanın mimari uygulamasını mimar Keğam Kavafyan üstlenmiştir. Dönemin Avrupa mimarlık ve dekorasyon anlayışını yansıtan yapının tavanındaki göz alıcı freskler ressam Naci Kalmukoğlu tarafından, ön cephedeki ve opera salonundaki figürlü rölyefler ile heykeller ise İhsan Özsoy tarafından yapılmıştır. Ayrıca binanın üst katında 500 kişi kapasiteli bir balo salonu yer almaktadır.
Sinema Olarak Hizmet Verdiği Yıllar
Açıldığı dönemde sahne kısmının yapılmamış olması ve gerekli teknik donanımın eksikliği nedeniyle binada opera temsilleri gerçekleştirilememiştir. Bu süreçte Süreyya Opereti Topluluğu temsillerini farklı salonlarda sahnelemek zorunda kalırken, tarihi yapı Süreyya Paşa Tiyatro ve Sineması adıyla uzun yıllar sinema olarak kullanılmıştır. Ünlü şair Nazım Hikmet'in babası Hikmet Nazım Bey'in ilk müdürlüğünü yaptığı sinema, 1930 yılında sesli film teknolojisine geçerek dönemin en modern salonlarından biri haline gelmiş ve burada gösterilen ilk sesli film Broadway Melodisi olmuştur. 1936'da yazlık sinema bölümü eklenen binanın işletme gelirleri, Süreyya İlmen tarafından 1950 yılında kendisi ve eşinin ölümünden sonrası için Darüşşafaka Cemiyeti'ne bağışlanmıştır.
Restorasyon ve Yeniden Doğuş
Zamanla azalan izleyici sayısı nedeniyle binanın kültür merkezine dönüştürülmesi fikri benimsenmiş ve 2005 yılında Kadıköy Belediyesi binayı 49 yıllığına kiralamıştır. Mimar Cafer Bozkurt'un hazırladığı röleve ve restorasyon projesi doğrultusunda bina aslına uygun olarak restore edilmiştir. Yapılan restorasyonla iç ve dış cepheler aynen korunurken kulis, sanatçı odaları ve teknik odalar zeminin altına yerleştirilmiştir. Bu başarılı restorasyon projesi 2006 yılında Tarihi Kentler Birliği tarafından Başarı Ödülü'ne layık görülmüştür. Restorasyonun ardından bina, 27 Ekim 2007 tarihinde Yunus Emre Oratoryosu eşliğinde Türkiye'nin altıncı opera binası olarak yeniden kapılarını açmıştır.