Sultantepe Höyüğü (Asur metinlerindeki antik adıyla Huzirina), Şanlıurfa ilinin Eyyübiye ilçesine bağlı Sultantepe Köyü'nün hemen yanında yer alan, Urfa Ovası'nın en büyük höyüğüdür. Tabanında 550 metrelik bir çapa sahip olan höyüğün yüksekliği 43 metredir. Harran ilçesinin Akçakale yolu 13 km kuzeybatısında, Kötüçay ile Kömürcü Dere arasında konumlanan bu görkemli höyük, Adana ili Kozan ilçesi yakınlarındaki ve günümüzde yeri tam olarak bilinmeyen diğer Sultantepe Höyüğü ile karıştırılmamalıdır.
Arkeolojik Kazılar ve Tarihsel Katmanlar
Höyükte ilk arkeolojik kazılar 1951-1953 yılları arasında Seton Lloyd ve Nuri Gökçe başkanlığında yürütülmüştür. Daha sonra 1989 yılında ise N. Yardımcı ve ekibi yeniden çalışmalar gerçekleştirmiştir. Yapılan araştırmalar neticesinde höyükte en eskiden en yeniye doğru sırasıyla; Kalkolitik Çağ, Erken Tunç Çağı, MÖ 2. binyıl, MÖ 1. binyıl, Yeni Asur Krallığı, Helenistik Dönem, Roma Dönemi ve Orta Çağ İslam Dönemi tabakaları saptanmıştır. Kazılarda elde edilen çanak çömlek buluntuları, Kalkolitik Çağ'ın saman katkılı kaba mallarından Roma Dönemi'nin kırmızı parlak astarlı ince yapımlarına kadar uzanan geniş bir çeşitlilik sunmaktadır.
Yeni Asur Dönemi ve Muazzam Kraliyet Kütüphanesi
Sultantepe Höyüğü, özellikle Yeni Asur Krallığı Dönemi'nde (MÖ 8. - 7. yüzyıllar) son derece önemli bir eyalet merkezi ve kenttir. Kazılarda ortaya çıkarılan en önemli yapı, buranın büyük bir kraliyet kütüphanesine sahip olduğunu kanıtlamıştır. Kütüphanede ele geçen toplam 407 adet çivi yazılı tablet, Anadolu ve Mezopotamya tarihi açısından paha biçilmez bilgiler sunmaktadır. Bu kütüphanedeki tabletlerin önemli bir kısmı destanlara ait olup, bunlar arasında Enuma Eliş, Gılgamış ve Nergal gibi başyapıtlar bulunmaktadır. Destanların yanı sıra edebi, tıbbi çalışmalar, kurgusal tarihleme metinleri, eponim listeleri, büyü ve kehanet listeleri ile tanrılar adına düzenlenmiş ilahi metinler de bulunmuştur. Ayrıca yerleşmede İskit tipi ok uçlarının bulunması da dikkat çekici bir diğer bulgudur.
Kültürel Miras ve Günümüzdeki Durumu
Antik Huzirina kenti olarak kabul edilen Sultantepe Höyüğü'nün, Kuzeydoğu Suriye'deki Tell Halaf ve Nusaybin yakınlarındaki Girnavaz Höyüğü gibi bir eyalet idari merkezi olduğu düşünülmektedir. Höyükte yürütülen kazılarda ele geçirilmiş olan tabletler ve steller, günümüzde Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi ve Şanlıurfa Müzesi bünyesinde sergilenmekte olup çiviyazısının tarih içindeki gelişimi ile Anadolu arkeolojisi açısından kritik bir öneme sahiptir. Günümüzde höyüğün batı etekleri mezarlık, kuzeydoğu eteği ise köy evleri olarak kullanılmaktadır. Höyük üzerindeki su deposundan sızan sular ise maalesef toprak kaymalarına yol açarak bu tescilli tarihi alanda tahribata sebep olmaktadır.