Sultanbeyli'nin Tarihsel Önemi ve Stratejik Konumu
İstanbul'un Anadolu yakasında yer alan Sultanbeyli, antik çağlardan itibaren çok önemli bir kavimler yolu ve ara istasyon olma özelliği taşımıştır. Roma ve Bizans İmparatorluğu dönemlerinde, Üsküdar'dan Gebze'ye kadar uzanan coğrafi bölge bir Tekfurluk yani mülki idare merkezi olarak işlev görmüştür. Asya ile Anadolu tarafını İstanbul ve Avrupa'ya bağlayan tarihi Bağdat Caddesi (günümüzdeki Fatih Bulvarı) bu bölgeden geçtiğinden, askeri ve sivil ulaşım açısından stratejik bir öneme sahipti. Bu konumu sebebiyle, fetihten önce İstanbul'a sefer düzenleyen Türk ordularının öncelikle ele geçirmesi gereken bir anahtar vazifesi görürken; Anadolu yönünden savaşa hazırlanan Bizans ordusu için de bir toplanma ve konaklama merkezi olmuştur.
Efsanevi Aydos Kalesi ve Sultanbeyli'nin Fethi
Sultanbeyli'nin fethi, 1328 yılında Orhan Gazi'nin emri doğrultusunda Akça Koca, Konur Alp ve Abdurrahman Gazi komutasındaki Osmanlı ordusu tarafından gerçekleştirilmiştir. İzmit'ten batıya doğru giden hat üzerindeki en önemli savunma noktası olan Aydos Kalesi'nin fethi, kale tekfurunun kızının gördüğü rüya üzerine kalenin kapılarını açmasıyla çatışmasız ve kolayca tamamlanmıştır. Rüyasında önce İslam peygamberini, ardından kendisini kurtaran Osmanlı akıncı beyi Abdurrahman Gazi'yi gören tekfur kızı, fetihten sonra rüyasındaki kahramanla evlenmiştir. Osmanlı'nın hoşgörülü yaklaşımının önemli bir nişanesi olan bu evlilik hafızalarda derin izler bırakmış olup, bu tarihi olaya şahitlik eden Aydos Kalesi'nin kalıntıları günümüzde de varlığını sürdürmektedir.
Osmanlı Döneminden Cumhuriyet'e Arazi Yapısı
Sultanbeyli topraklarının büyük bir kısmı başlangıçta Padişahın kız kardeşi Cemile Sultan'ın mülkiyetindeyken, 22 Şubat 1893 tarihinde Bahriye Nazırı Hasan Hüsnü Paşa'ya satılmıştır. Hasan Hüsnü Paşa'nın vefatı üzerine oğlu Hilmi Bey arazileri 10 Haziran 1911'de Belçika uyruklu Frans Flipson'a devretmiştir. Birinci Dünya Savaşı döneminde Ukrayna'daki zulümden kaçan 33 Musevi aile geçici olarak Sultanbeyliği çiftliğine yerleştirilmiş, ancak daha sonra kendi istekleriyle Batı Avrupa ve Amerika'ya göç etmişlerdir. 1945 yılında Bulgaristan'dan gelen göçmenlerin bir kısmının yerleştirilmesi için 7.500 dönümlük arazinin istimlak edilmesiyle bölgenin çehresi değişmeye başlamış ve nihayet 1957 yılında düzenli bir yerleşim merkezi kurularak Sultanbeyli köyü resmen faaliyete geçmiştir.
Modern Sultanbeyli: Gelişim ve Ulaşım Ağı
Sultanbeyli'nin küçük bir köyden hızla büyüyen devasa bir ilçeye dönüşmesi, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün açılması ve köprüye bağlanan Kınalı-Sakarya Otoyolu'nun (TEM/O-4) buradan geçmesiyle tetiklenmiştir. 1985-1990 yılları arasında nüfusu 5 binlerden 80 binin üzerine fırlayan bölgede, 31 Aralık 1987'de belediye kurulması kararlaştırılmış ve ilk yerel seçimler 26 Mart 1989'da yapılmıştır. Yaşanan bu olağanüstü nüfus artışı ve idari gereksinimler doğrultusunda Sultanbeyli, 1992 yılında Kartal'dan ayrılarak ilçe statüsüne kavuşturulmuştur. Günümüzde toplu taşıma araçları ve otoyol bağlantılarıyla İstanbul'un diğer noktalarına kolayca erişim sağlanan ilçede, gelecek dönemlerde 3 yeni metro hattı ve tarihi Aydos Kalesi ile ilçe merkezini birbirine bağlayacak bir teleferik hattının inşa edilmesi planlanmaktadır.