Balıkesir'in Doğal ve Tarihi Mirası: Sındırgı
Balıkesir iline bağlı tarihi bir ilçe olan Sındırgı, Marmara Bölgesi'nin güney sınırlarında, zengin orman yapısı ve köklü geçmişiyle öne çıkan önemli bir yerleşim merkezidir. Deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 229 metre olan bu özel ilçe, 1.387 km² yüzölçümüne sahiptir. Eski Balıkesir-İzmir karayolu üzerinde, il merkezine 63 kilometre mesafede yer alan Sındırgı; kuzeyinde Dursunbey ve Bigadiç, güneyinde Manisa'nın Demirci, Gördes ve Akhisar ilçeleri, batısında Kırkağaç ve doğusunda Kütahya'nın Simav ilçesi ile çevrilidir. Arazi yapısının %51'i ormanlarla kaplı olan bu güzel coğrafya, eşsiz bir yeşil dokuya sahiptir.
Sındırgı İsminin Kökeni ve Efsaneleri
İlçenin adının kökeni hakkında kesin bilgiler bulunmamakla birlikte, araştırmacılar bu yerleşim yerinin Türk iskânlarıyla kurulduğunu ve ismin Türkçe olduğunu belirtmektedir. Sındırgı kelimesinin kökenine dair üç temel görüş mevcuttur. İlk görüşe göre kelimenin kökü; kırmak, bozmak, yenmek ve mağlup etmek anlamlarına gelen "-sın" fiilidir. İkinci bir görüş ise ismin Türkçede makas anlamına gelen "sındı" sözcüğünden türediğini savunmaktadır. Son olarak ünlü araştırmacı Bilge Umar, bu ismin eski Hellenlerin kırmızı zırnık isimli madene verdikleri "sandarake" kelimesinden dönüşerek Sandraki ve nihayetinde Sındırgı şeklini aldığını ileri sürmüştür.
Köklü Tarihi ve Geçmişten Günümüze Yönetimi
Sındırgı topraklarında yerleşimin tarihi çok eskilere dayanmaktadır. Bölge sırasıyla Lidya Devleti, Ahameniş (Pers) İmparatorluğu, Makedonya İmparatorluğu, Seleukos İmparatorluğu, Bergama Krallığı, Roma İmparatorluğu, Bizans İmparatorluğu, Selçuklu Devleti, Karesi Beyliği ve Osmanlı İmparatorluğu gibi medeniyetlerin egemenliğinde kalmıştır. Osmanlı döneminde bölgeye Çavdarlılar ve Avşarlılar gibi Türkmen aşiretleri yerleşmiştir. Çavdarlı aşiretinden Halil Ağa'nın torunlarından olan ve sarayda paşa unvanı alan Şerif Paşa, Kocakonak mahallesine yerleşerek bölgede Midilli adasından getirttiği ustalara Koca Camii (Şerif Paşa Camii) ve yanındaki hamamı (Koca Han) yaptırmıştır. 1845 yılında "Koruköy" adıyla kurulan yerleşim, 1884 yılında belediye teşkilatına kavuşmuş ve 1913 yılında Bigadiç'ten ayrılarak ilçe olmuştur. 29 Haziran 1920'de Yunan işgaline uğrayan Sındırgı, halkın canla başla verdiği mücadele sonucu 3 Eylül 1922'de kurtulmuş ve bu tarihi resmi kurtuluş günü kabul etmiştir.
Zengin Coğrafyası ve İklim Şartları
İlçede genel olarak kışları soğuk ve yağışlı, yazları ise sıcak ve kurak geçen Karasal İklim özellikleri hakimdir. Sındırgı topraklarını besleyen başlıca akarsular Simav Çayı, Ilıcalı ve Cüneyt çaylarıdır. Dağlık yapısıyla dikkat çeken ilçede; doğuda 1.615 metre yüksekliğindeki Alaçam dağları, güneyde 1.382 metre rakımlı Sidan dağı, batı ve güney yamaçlarında Davullu ve Kazan dağları uzanmaktadır. Ayrıca kuzey-batı yönünde yer alan 1.769 metre yüksekliğindeki Ulus dağı, Marmara ve Ege bölgelerinin en yüksek zirveleri arasında konumlanarak bölgenin doğa turizmi potansiyeline önemli bir katkı sunmaktadır.