Silivri, Marmara Bölgesi'nin Çatalca-Kocaeli Bölümü içinde, Çatalca (Paşaeli) Yarımadası kısmında bulunan ve İstanbul iline bağlı olan tarihi bir ilçedir. İstanbul il merkezinin 69 kilometre batısında yer alan Silivri, batısında Tekirdağ iline bağlı Çorlu ve Marmaraereğlisi ilçeleri, doğusunda İstanbul'un Büyükçekmece ilçesi, kuzeyinde Çatalca ilçesi, kuzeybatısında Tekirdağ'ın Çerkezköy ilçesi ve güneyinde ise Marmara Denizi ile çevrelenmiştir. İlçenin yüzölçümü 858 km² olup (ilçe sınırları haritasında toplam 893 km² olarak da geçmektedir), bu büyüklüğü ile İstanbul'un yüzölçümü bakımından en büyük ikinci ilçesi konumundadır. Doğal bir limana ve önemli ticari yollar üzerinde stratejik bir konuma sahip olan bu yerleşim, deniz seviyesinden 10 metre rakıma sahiptir.
Silivri'nin Kökeni ve Etimolojik Gelişimi
Tarih boyunca farklı isimlerle anılan Silivri, antik dönemde Megaralılar tarafından kolonize edildikten sonra Selymbria (Eski Yunanca: Σηλυμβρία) adını almıştır. Zaman içerisinde Selybria, Selybrie, Salymbria, Salyprianos, Salambria ve Salamembria gibi galat halleriyle kayda geçmiştir. Kentin M.Ö. 675 yılında kurucu (oikistes) Selys (Σηλύς) ve ekibi tarafından kolonize edildiği kabul edilmektedir. Ünlü coğrafyacı Strabon'a göre, Trak dilinde "şehir" anlamına gelen "bria" sözcüğü ile kurucunun adı birleşerek "Selys'in şehri" anlamına gelen Selymbria'yı oluşturmuştur. Bizans İmparatoru Arcadius'un hükümdarlığı (383-408) sırasında ise kentin ismi, imparatorun eşi Eudoxia'yı onurlandırmak amacıyla resmi olarak Eudoxioupolis (Eudoxiopolis) olarak değiştirilse de bu isim kalıcı olmamış ve tekrar Selymbria'ya dönülmüştür. Osmanlı kaynaklarında ve tarihi metinlerde ise kentin kuruluşu hakkında farklı rivayetler yer alır; Solakzade Tarihi'ne göre Çorlu, Marmaraereğlisi ve Silivri, İstanbul'u korumak amacıyla inşa edilen kaleler olarak kurulmuştur. Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nde ise kenti kuran kişinin Silivrice veziri olduğu belirtilir.
Antik Çağlardan Bizans İmparatorluğu'na Silivri
Silivri'nin geçmişi, antik Yunan kolonisi haline gelmeden önce bir Trakya yerleşimi olarak başlamıştır. Körfezin doğusunda, 56 metre yüksekliğindeki dik bir tepede kurulan bu Megara kolonisi, ünlü antik hekim Herodicus'un da doğum yeridir. M.Ö. 351 yılında Atinalıların müttefiki olan kent, M.Ö. 2. yüzyılın ikinci yarısına kadar özerkliğini korumuş, ardından komşuları Bizantion ve Perinthos'un güçlenmesiyle onların kontrolüne girmiştir. Roma İmparatorluğu döneminde bir köye dönüşen yerleşim, M.S. 805 yılında Bulgar Hanı Krum tarafından yağmalanmıştır. 9. yüzyılın sonlarında, Rusların ve Sarazen korsanlarının saldırılarına karşı korunmak amacıyla Bizans İmparatoru III. Mihail tarafından tepeye bir kale inşa edilmiştir. 1204 yılında Dördüncü Haçlı Seferi ile Konstantinopolis'in Latin İmparatorluğu'nun eline geçmesiyle kale; Latinler, Bulgarlar ve Bizans halefi İznik İmparatorluğu arasında sürekli el değiştirmiş ve nihayet 1247'de İznik İmparatorluğu tarafından tamamen geri alınmıştır.
Osmanlı Dönemi ve Tarihi Mimar Sinan Köprüsü
Silivri, Osmanlı tarihi açısından da kritik dönüm noktalarına sahne olmuştur. 1346 yılında Sultan Orhan Gazi, Bizans tahtında hak iddia eden VI. İoannis'in kızı Theodora ile Selymbria'da evlenmiştir. Kent, 1399 yılında Osmanlıların eline geçerek Bizans başkentinin kara yoluyla kuşatılmasında önemli bir adım olmuşsa da 1403 yılında Timur yenilgisinin ardından Bizanslılara iade edilmiştir. Nihayet 1453 yılında Konstantinopolis'in Fethi sırasında Epibatos ile birlikte direnen şehir, başkentin düşmesinin ardından teslim olmuştur. Osmanlı döneminde gayrimüslim halk (Rumlar, Ermeniler ve Yahudiler) surların içinde yaşayıp üzüm, şarap ve ipek üretimiyle uğraşırken; Türk nüfus sur dışındaki kıyılarda evler inşa ederek balıkçılık ve yoğurt üretimiyle geçimini sağlamıştır. 1562 yılında Kanuni Sultan Süleyman'ın emriyle mimar Mimar Sinan tarafından ilçenin hemen batısında inşa edilen 33 kemerli tarihi taş köprü (Uzunköprü), günümüzde de kullanılmaya devam etmektedir; ancak günümüzde çökme nedeniyle bir kemeri görünmemektedir.
Demografik Yapı, Göçler ve Kurtuluş Mücadelesi
İlçenin demografik ve toplumsal yapısı yüzyıllar boyunca oldukça kozmopolit kalmıştır. 1914 Osmanlı nüfus istatistiklerine göre Silivri kazasında 10.302 Rum, 3.759 Müslüman, 1.427 Yahudi, 781 Ermeni, 103 Bulgar ve 98 Çingene olmak üzere toplam 16.470 kişi yaşamaktaydı. I. Dünya Savaşı öncesinde ve savaş sırasında bazı Silivri Yahudileri Küba'nın Camagüey kasabasına, çoğunluğu ise Amerika Birleşik Devletleri (özellikle New York ve Seattle), Filistin, Fransa ve Güney Amerika'ya göç etmiştir. İlçe yakın tarihte zorlu işgaller atlatmıştır; 5 Şubat 1878'den 3 Mart 1878'e kadar Rus işgali altında, 16 Kasım 1912'den 30 Mayıs 1913'e kadar ise 9 ay boyunca Bulgar işgali altında kalmıştır. Sevr Antlaşması gereğince 20 Temmuz 1920'de Yunanistan'a katılan bölge, Mudanya Mütarekesi doğrultusunda 22 Ekim 1922'de İtalyan güçleri tarafından geri çekilen Yunan birliklerinden devralınmış ve 1 Kasım 1922'de Türk kuvvetlerinin şehre girmesiyle nihai bağımsızlığına kavuşmuştur. Silivri, 1923-1926 yılları arasında Çatalca ilinin bir parçasıyken 1926 yılında İstanbul vilayetine bağlanmış ve Çorlu'dan Gümüşyaka (Eski Ereğli) köyünün katılmasıyla sınırları genişletilmiştir.