Seyitgazi'nin Tarihi ve Kökeni
Antik Çağ'da Nakoleia olarak bilinen Seyitgazi, Eskişehir'in 43 kilometre güneyinde yer alan küçük bir ilçedir. Seyitgazi'ye ilk yerleşim M.Ö. 3500 - 3000 tarihleri arasındadır ve tarihteki esas belirgin yeri M.Ö. 800 - 600 yıllarında başlar. İlçe, ismini Arapların İslamiyeti Anadolu'ya yaymak üzere Bizans İmparatorluğu'na karşı verdiği mücadelelerin birinde şehit düşen Battal Gazi'den alır. Ayrıca günümüzde Alevi inancındaki Anadolu Müslümanlığının da önemli uğrak yerlerindendir. Seyitgazi'nin Bizans İmparatorluğundan alınmasından sonra bölgeye 70-80 hanelik Türkmen halkı yerleştirilmiş ve adına Türkmen Köyü denmiştir. İlçe, bugünkü Seyitgazi ismini ise Seyyid Battal Gazi Külliyesi yapıldıktan sonra almıştır. Friglerden başlayarak canlı bir merkez olan Seyitgazi'nin nüfusu geçmişte 15-20 bin gibi büyük sayılara ulaşmıştır. 1531'de Kanuni Sultan Süleyman tarafından gönderilen bir fermanla Karacapınar, Hatıplar, Belenk, Kalfal, Yenice ve Özbek adını taşıyan altı mahallesi olmuştur.
Kültür ve Geleneksel El Sanatları
Seyitgazi, köklü geçmişinin yanı sıra zengin kültürel gelenekleri ve el sanatları ile de öne çıkmaktadır. Yöreye ait dokuma çeşitleri arasında zili, cicim ve gökmendil yer alırken, bölgede el örgüsü çorap kullanımı oldukça yaygındır. İlçede özellikle koç boynuzlu, çatıklı, çalı yaprağı, vişne dalı, güllü, patates çiçeği, katip yazısı ve deve boynu adını verdikleri çoraplar örülmektedir; bu motifler genellikle çorabın burun ve topuk kısmında yer alır. Kadın çorapları daha çok kısa konçsuz olup patik adıyla anılmaktadır. İlçede boncuk, mekik ve iplik oyasından oluşan el işi oyalar da son derece yaygındır. Bu oyaların bir kısmı "Bahçe güzeli, yattı kalktı, tavuk ayağı, su taşı, yasemin, horoz ibiği, hanım çantası, elti eltiye küstü, tren yolu, halkalı şeker, kartopu" isimleri ile anılır. Düğün ve bayram gibi özel günlerde giyilen geleneksel kıyafetlerde kadınlar, kadife sim işlemeli şalvarları tercih etmektedir.
Mimari Özellikler
Eski bir yerleşim yeri olmasına rağmen Seyitgazi, Osmanlı sivil mimarisinin özelliklerini taşıyan binalara ve tek katlı, iklim koşullarına uygun yapılara sahiptir. Bu binalar genellikle kerpiçten örülme, kalın duvarlı olup çatı örtüleri önceden dam biçiminde iken zamanla kiremit örtü yaygınlık kazanmıştır. Evlerde en çok kullanılan ve mutfak görevi de gören ilk giriş bölümüne "Hayat" denmektedir. Oturma ve yatak odası olarak kullanılan odalarda "yüklük" adını taşıyan, yatak ve benzeri eşyaların konulduğu bölmeler yer alır. Geçim kaynağı tarım ve hayvancılığa dayandığı için süt ürünleri başta olmak üzere çeşitli ihtiyaç maddelerinin saklandığı ev bölümüne "Harcevi" ya da "Tulukevi" adı verilir. Eski evlerde tuvalet evden uzakta, bahçenin bir köşesinde yer alırken, odalarda hamamlık adı verilen banyo bölümleri bulunur. 1970'li yıllardan itibaren taş, tuğla ve beton malzemelerin kullanıldığı modern binalar da yapılmaya başlanmıştır.
Coğrafya, Ulaşım ve Ekonomi
Deniz seviyesinden ortalama 978 metre yükseklikte yer alan Seyitgazi, 1.578 kilometrekarelik bir yüzölçümüne sahiptir. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde önemli yollar üzerinde bulunan ilçe, günümüzde de Eskişehir ve Afyonkarahisar yönüne uzanan asfalt yollarıyla bu özelliğini sürdürmektedir. Bu yol, şehirler arası otobüsler için daha kısa olması sebebiyle tercih edilmektedir. Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanan ilçede Eti Maden İşletmeleri'nin yanı sıra un-yem, yağ, patlayıcı ve kimya-makine sanayisi mevcuttur. Tarım alanında özellikle tahıl, şeker pancarı ve bakliyat üretimi yoğunluktadır. Halk, ekmek ihtiyacını modern fırınların yanı sıra bahçelerinde yer alan ve tandır adı verilen geleneksel fırınlardan karşılamaktadır.