Selendi'nin Coğrafi Konumu ve Genel Özellikleri
Selendi, Ege Bölgesi'nde yer alan Manisa ilinin doğusunda, Uşak ve Kütahya illeri ile sınır konumunda bulunan tarihi bir ilçedir. Manisa il merkezine 155 km, Uşak'a ise 70 km mesafede yer alan bölge, deniz seviyesinden ortalama 441 metre yükseklikte konumlanmaktadır. İlçe sınırlarından Gediz Nehri'nin en önemli kollarından biri olan ve kış aylarında Gediz Nehri'nden daha fazla su taşıma özelliğine sahip olan Selendi Çayı geçmektedir. Manisa'nın nüfus yoğunluğu en az olan bu huzurlu ilçesi, 726 kilometrekarelik bir yüzölçümüne sahip olup, asıl geçim kaynağını tütüncülük, tarım ve hayvancılık oluşturmaktadır. Son yıllarda Pınarlar, Eskin, Terziler, Kürkçü ve Hacıhaliller köylerinde kiraz üretimi de önemli ölçüde artış göstermiştir.
7500 Yıllık Tarihi Miras: Ters Tepe Höyüğü
Selendi, insanlık tarihinin çok eski dönemlerine ışık tutan son derece zengin bir arkeolojik geçmişe sahiptir. 2008 yılında Prof. Dr. Engin Akdeniz tarafından yapılan araştırmalar sonucunda keşfedilen Ters Tepe Höyüğü, ilçenin batısında Hotaklı mevkiinde yer almaktadır. 18 hektarlık alanı kaplayan bu devasa höyük, Manisa il sınırları içerisindeki en büyük höyük olma özelliğini taşımakta olup, ildeki ikinci büyük höyüğün tam iki katı büyüklüğündedir. Ters Tepe Höyüğü'nde yapılan yüzey araştırmaları, buradaki yerleşimin ilk olarak Kalkolitik Çağ'da (MÖ 5500) başladığını, Erken Tunç Çağı, Orta Tunç Çağı, Helenistik ve Roma Dönemi boyunca kesintisiz devam ettiğini ortaya koymuştur. İzmir 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından 2014 yılında 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilen höyük, tarihi süreçte Luvi toplumu tarafından iskan edilmiş olup Hitit yazıtlarında adı geçen ve Gediz havzasında yer alan Seha Irmağı Ülkesi'nin krallık merkezi olma olasılığını güçlü bir şekilde barındırmaktadır.
Antik Dönemlerden Günümüze Selendi'nin Tarihsel Gelişimi
Selendi toprakları, tarih boyunca pek çok büyük medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Bölgede sırasıyla Kalkolitik ve Tunç Çağı (MÖ 5500-1200), Frigya (MÖ 1200-676), Lidya (MÖ 676-546), Pers (MÖ 546-330), Makedonya Krallığı (MÖ 330-241), Bergama Krallığı (MÖ 241-133), Roma İmparatorluğu (MÖ 133 - MS 330), Bizans İmparatorluğu (MS 330-1077), Anadolu Selçuklu Devleti (MS 1077-1307), Germiyanoğulları Beyliği (MS 1276-1428) ve Osmanlı İmparatorluğu (MS 1428-1922) dönemleri yaşanmıştır. İlçenin antik dönemlerdeki adlandırılmasına dair önemli tarihi veriler mevcuttur. Karaselendi bölgesinde bulunan ve Bergama Krallığı dönemine ait olan bir kitabede ilçenin adı Moxeion olarak geçmekte ve Makada ile Moxeion adında iki halktan (demos) söz edilmektedir. Roma İmparatorluğu döneminde (MS 1-3. yüzyıllar arasında yaklaşık 300 yıl boyunca) bölgede basılan sikkelerin üzerinde ise Silandos (Silandosta basılmıştır anlamında) ibaresinin yer aldığı bilinmektedir. Türk Kurtuluş Savaşı döneminde ise Aşağı Güllüce ve Kınık mevkilerinde çok şiddetli çatışmalar meydana gelmiştir. İlçe modern idari yapısına ise 1954 yılında, Kula ve Demirci ilçelerinden alınan köylerle 6324 numaralı karar doğrultusunda kavuşmuştur.
Görülmesi Gereken Yerler ve Kültürel Değerler
Selendi seyahatinde ziyaret edilebilecek başlıca noktalar arasında Kınık Mahallesi piknik alanı, Gavur Evleri kaya mezarları ve Bayraklı Anıtı yer almaktadır. Ayrıca ilçenin Eskin Mahallesi sınırlarında bulunan ve geçmişte bir Bulgaristan firması tarafından 49 yıllık işletme hakkıyla çalıştırılan, ancak firmanın iflası üzerine kapatılarak atıl kalan zengin altın-kurşun-krom karışımı maden rezervi de bölgenin yakın tarihinde önemli bir yer tutmaktadır. Ziyaretçilerin yöresel lezzetleri deneyimlemesi açısından Selendi'nin tescilli ve meşhur lezzetleri olan Selendi tarhanası, höşmerim, keşkek ve el açması yufkası mutlaka tadılması gereken tatlar arasındadır. Tarımsal üretimiyle de öne çıkan ilçede üretilen Amerikan tipi küçük yapraklı tütünler ise ekonomik açıdan son derece yüksek bir değere sahiptir.