Manisa ilinin Ege Bölgesi'nde yer alan önemli ilçelerinden biri olan Sarıgöl, Gediz Ovası'nın başlangıç noktasının doğusunda konumlanır. Doğusunda Denizli'nin Güney ve Uşak'ın Eşme ilçeleri, güneyinde Buldan ve Kuyucak, batısında ise Alaşehir yer alır. İç Ege'nin tüm coğrafi özelliklerini taşıyan bu bölge; Çal Dağı, Aktaş Yaylası, Kovanoluk, Süleymaniye ve Uysal dağları ile çevrilidir. Bu dağların arasında uzanan verimli Üzüm Ovası, Baharlar Ovası, Bereketli ve Afşar ovaları ilçenin tarımsal zenginliğinin temelini oluşturmaktadır.
Antik Çağlardan Günümüze Kalan İzler
Sarıgöl'ün yerleşim alanı, halk arasındaki rivayetlere göre eski dönemlerde deniz seviyesinden alçakta bulunan bir göldü. İlçenin köylerindeki ören yerleri, bu bölgedeki insan varlığının çok eski tarihlere dayandığını kanıtlamaktadır. Dadağlı köyü Alafakı mevkisindeki konaklama yeri izleri ve mezarlıklar milattan önceki bir medeniyete işaret eder. Dindarlı köyünün Çarsak yöresindeki köy kalıntıları, Latince yazılı mezar taşları, Kulu Çeşmesi çevresindeki bina yıkıntıları ile bulunan bakır paralar ve küpler, burada İyon veya Lidya egemenliğinin hüküm sürdüğünü göstermektedir. Ayrıca Emcelli köyündeki Süğmezli Çeşmesi çevresinde yer alan dört köşeli kuyu ve kayalara oyulmuş deniz araçlarını bağlama yerleri, ovada geçmişte bir göl bulunduğuna dair en önemli kanıtlar arasındadır.
Egemenlikler Tarihi ve İnegöl Efsanesi
Sarıgöl ve çevresi, ikinci yüzyılın sonlarına kadar başkenti Sart olan Lidyalıların egemenliğinde kalmış, ardından Romalıların ve imparatorluğun ikiye ayrılmasıyla Bizanslıların eline geçmiştir. 1071 yılındaki Malazgirt zaferinden sonra Alaşehir ve Sarıgöl bölgesi Selçuklu hakimiyetine girmeyerek bağımsız bir tekfurluk olarak kalmıştır. Bölge, 1393 yılında Osmanlı Hükümdarı Yıldırım Beyazıt tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır. Halk arasındaki rivayete göre Yıldırım Beyazıt, yüksek bir tepeden bu bölgeye bakarken adını sorduğunda komutanları "attan in de gör" demiş, padişah da burayı Bursa'daki İnegöl'e benzeterek adını "İnegöl" koymuştur. Osmanlı döneminde üzüm ovası Dündar Bey'e, Bereketli köyü çevresi Afşar aşiretine, Baharlar ve Bahadırlar köyleri ise iskan için Bahadır Bey'e zeamet arazisi olarak verilmiştir.
Milli Mücadele ve İlçe Oluş Süreci
Uzun yıllar Aydın sancağına bağlı bir zeamet beyliği olan bölge, 1. Meşrutiyet'in ardından Alaşehir'e bağlı bir köy haline gelmiş ve Balkan Savaşı'ndan sonra belediyelik statüsü kazanmıştır. 15 Mayıs 1919'da İzmir'in işgali sonrasında Alaşehir'de toplanan Kuvâ-yi Milliye Teşkilatı ve Alaşehir Kongresi'ne Sarıgöl'den Etem Hoca ve Alemşahlı köyünden Mazlum Bey delege olarak katılmıştır. Sarıgöl, 23 Eylül 1919'da düşman işgaline uğramış ve büyük zulümler görmüştür. 4 Eylül 1922 sabahı, Çolak İbrahim Bey komutasındaki Türk süvari birlikleri tarafından düşman işgalinden kurtarılmıştır. Cumhuriyet döneminde "İnegöl" adıyla belediye olarak kalan yerleşim, 1938 yılında Sarıgöl adını almış ve 4 Eylül 1957 tarihinde Manisa iline bağlı bir ilçe olmuştur.
Kültürel Gelenekler ve Festivaller
Sarıgöl, zengin kültürel birikimini yaşatan geleneksel etkinliklere ev sahipliği yapmaktadır. Sarıgöl Belediyesi tarafından her yıl ilçenin kurtuluş günü olan 4 Eylül'de Bağ Bozumu Şenlikleri düzenlenmektedir. Ayrıca 2004 yılından itibaren "Sarıgöl Sultaniye Üzüm Festivali" düzenlenmeye başlanmıştır. Bölgede çok eski bir gelenek olan "Olcak Dede" etkinlikleri her yıl mayıs ayının ilk cumartesi günü gerçekleştirilmektedir. Ayan Mahallesi sakinleri tarafından yaklaşık 200 yıldır sürdürülen Muharrem ayı aşure ve keşkek günü geleneği de tüm ilçe halkının katılımıyla yaşatılmaya devam etmektedir.