Tarihten Bugüne Silahtarağa Elektrik Santrali
Osmanlı İmparatorluğu döneminde 1914 yılında İstanbul'un elektrik ihtiyacını karşılamak üzere kurulan Silahtarağa Elektrik Santrali, 1983 yılına kadar elektrik üretim faaliyetlerini kesintisiz sürdürmüştür. Kentin sanayi mirasının en önemli simgelerinden biri olan bu tarihi tesis, kapsamlı bir restorasyon sürecinin ardından 8 Eylül 2007 tarihinde Santralistanbul adıyla uluslararası bir kültür, sanat ve eğitim platformu olarak kapılarını açmıştır.
Devasa Bir Sanayi Dönüşümü ve Restorasyon Süreci
Tesisin restorasyon süreci, İstanbul Bilgi Üniversitesi kurucularından iş insanı Oğuz Özerden tarafından başlatılmıştır. 1 Mayıs 2004 tarihinde T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile yapılan protokolle kompleks 20 yıllığına üniversiteye tahsis edilmiştir. Restorasyon projesi; İstanbul Bilgi Üniversitesi, Doğuş Grubu, Ciner Grubu ve Laureate Education, Inc. ortaklığında, Kale Grubu ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin ana sponsorluğunda yürütülmüştür. Projenin bütçesi başlangıçta planlanan 30 milyon doları aşarak 45 milyon Amerikan dolarının üzerine çıkmıştır.
Mimari koordinasyonunu İhsan Bilgin'in üstlendiği bu dönüşümün master planı, mimarlar Nevzat Sayın ve Emre Arolat tarafından hazırlanmıştır. Enerji müzesinin tasarımı için ekibe Han Tümertekin de katılmıştır. Projenin genel konsepti Londra'daki ünlü Tate Modern'e benzemekle birlikte; enerji müzesi, amfitiyatro, konser salonları, halk kütüphanesi ve ziyaretçi sanatçı lojmanları gibi çok daha geniş kapsamlı birimleriyle öne çıkmaktadır. Ön açılışı 17 Temmuz 2007'de yapılan tesisin resmi açılışı 8 Eylül 2007'de gerçekleştirilmiştir.
Çağdaş Sanat Müzesi: Sanat ve Eğitimin Buluşma Noktası
Müze kompleksinin önemli bir parçası olan Çağdaş Sanat Müzesi (ÇSM), orijinal elektrik santralinin zamanla yıkılmış olan iki binasının temelleri üzerinde yükselmektedir. Mimarlar bu 5 katlı yeni betonarme yapıları, tarihi kazan dairesi fotoğraflarını referans alarak eski boyutlarında yeniden inşa etmişlerdir. Dışı çelik ve cam cephelerle kaplanan binalar, gün boyunca içeriye doğal ışık girmesine imkan tanırken, geceleri alüminyum ağ kaplaması sayesinde devasa bir fener gibi parıldamaktadır. Günümüzde eğitim kompleksi olarak da hizmet veren bu alanda, aralarında Abidin Dino, Ergin İnan, İlhan Koman ve Selim Turan gibi usta isimlerin yer aldığı zengin bir sanat koleksiyonu bulunmaktadır. Müze ayrıca Pompidou Merkezi iş birliğiyle düzenlenen "Modern Aspects" gibi prestijli geçici sergilere ve 10. İstanbul Bienali gibi uluslararası etkinliklere ev sahipliği yapmıştır.
Türkiye'nin Endüstriyel Mirası: Enerji Müzesi
Santralistanbul bünyesinde yer alan Enerji Müzesi, 1913 ve 1921 yıllarında inşa edilmiş olan 1 ve 2 numaralı eski makine dairelerinin dönüştürülmesiyle kurulmuştur. 1.738,83 metrekarelik bir alana yayılan bu müzede; AEG, Brown Boveri, Siemens ve Thomson Houston marka devasa türbin-jeneratör grupları yer almaktadır. Tüm bu endüstriyel unsurlar, 1983 yılında faaliyetlerin durdurulduğu günkü halleriyle titizlikle korunarak sergilenmektedir. Ziyaretçilerin kumanda odasını inceleyebildiği ve interaktif deneyler yapabildiği Enerji Müzesi, prestijli DASA Ödülü'ne layık görülmüştür.