Trabzon'un Eşsiz Kültür Durağı: Şalpazarı
Trabzon il merkezine 69 kilometre uzaklıkta yer alan Şalpazarı (eski adıyla Ağasar), Karadeniz Bölgesi'nin kendine has kültürünü ve doğasını yaşatan büyüleyici bir ilçedir. Deniz seviyesinden ortalama 335 metre yükseklikte konumlanan ve 161 kilometrekarelik bir yüzölçümüne sahip olan bu dağlık bölge, gür yeşilliği ve derin vadileriyle tipik bir Karadeniz coğrafyası sunmaktadır. Bölgenin can damarı olan Ağasar Vadisi, tarih boyunca önemli yerleşimlere ve kültürel etkileşimlere ev sahipliği yapmıştır.
Çepni Boyunun Köklü Tarihi ve Kuruluşu
Şalpazarı'nda yerleşimin kökenleri oldukça eski tarihlere dayanmaktadır. Bölgede yaşayan insanlar, Oğuzların Üçoklar boyundan olan Çepnilerdir. İlçe toprakları, Hacıemiroğulları Beyliği tarafından 1313 yılında, Bayram Bey döneminde gerçekleştirilen Trabzon Maçka akınları sırasında Kadırga Yaylasından kuzeye doğru inilmesiyle fethedilmiştir. Bu süreçte Şalpazarı ile birlikte Vakfıkebir, Beşikdüzü, Eynesil, Görele ve Çanakçı da beylik topraklarına dahil edilmiştir. 1400-1450 yıllarında Çepni beylerinin etkinlik alanındaki Çepni Vilayeti'nin doğu ucunu oluşturan Ağasar Vadisi, 1456 yılında Şeyh Cüneyd'in Trabzon İmparatorluğu seferi sırasında ordusundaki Çepni oymaklarının bölgeye yerleşmesiyle yerleşimin temellerini kazanmıştır.
Osmanlı Döneminden Cumhuriyet Dönemine İdari Süreç
Osmanlı'nın 1461 yılında Trabzon'u fethi sonrasındaki kayıtlarda Şalpazarı ile ilgili bilgi bulunmamakla birlikte, 1515 yılı tahririnde Alagâvur, Kireç, Sazaklu Karaağaç, Dereköy, Çamkiriş, Karaşeyh ve Karaevgân mezraları kaydedilmiştir. 16. yüzyıldan itibaren yerleşimin hız kazandığı bölge, 1643 tarihli avarız kayıtlarında Yavabolu (Görele) kazasına bağlı Akhisar köyü olarak anılmıştır. 1800'lü yıllardan itibaren Ağasar ve Akhisar adlarının birlikte kullanıldığı Şalpazarı, 1848 yılında Vakfıkebir'e bağlı Akhisar Deresi adıyla bir nahiye olarak kayıtlarda yer almıştır. Cumhuriyet döneminde 1928'de Vakfıkebir'e bağlı bir köy iken, 1935'te nahiye olmuş ve nihayet 7 Aralık 1987 tarihinde Vakfıkebir'den ayrılarak bağımsız bir ilçe statüsü kazanmıştır.
Yaşayan Kültür: Geleneksel Kıyafetler ve Coğrafi Şenlikler
Şalpazarı, günümüzde de canlılığını koruyan eşsiz folklorik değerleriyle öne çıkmaktadır. Özellikle yöre kadınlarının günlük hayatta aktif olarak kullanmaya devam ettiği geleneksel Ağasar elbiseleri, ilçenin en belirgin ve meşhur kültürel simgelerinden biridir. Yaz aylarında geleneksel olarak düzenlenen Acısu, Kadırga, Alaca, Sisdağı, Ağakonağı ve İzmiş şenlikleri; yörenin zengin el sanatlarını, kendine has kıyafetlerini ve köklü örf, adet ve geleneklerini yakından tanımak isteyen ziyaretçiler için benzersiz bir kültürel şölen sunmaktadır.