Pisidya'nın Görkemli Başkenti: Sagalassos
Sagalassos, Burdur'un Ağlasun ilçesinin 7 km kuzeydoğusunda, Antalya'ya 110 km ve Isparta'ya 41 km uzaklıkta konumlanan köklü bir antik kenttir. Batı Toroslar'ın bir parçası olan Ağlasun Dağı'nın güney eteklerinde, 1450 ila 1700 metre yükseklikteki meylli bir araziye kurulmuş olan şehir, antik dönemde Pisidya bölgesinin başkentliğini üstlenmiştir. Kent kalıntıları, doğu-batı yönünde 2.5 kilometre, kuzey-güney yönünde ise 1.5 kilometrelik son derece geniş bir alana yayılmaktadır. Günümüzde yapıların büyük bir kısmı kısmen de olsa ayakta kalmayı başarmış durumdadır.
Dünyanın En Yüksek Tiyatrosu ve Anıtsal Yapılar
Sagalassos, özellikle görkemli çeşmeleri, kendine has kaya mezarları ve 9.000 kişi kapasiteli dünyanın en yüksek rakımlı antik tiyatrosu ile tanınmaktadır. Kentte yapılan kazılarda ortaya çıkarılan ve Traian dönemine tarihlenen Ares, Herkül, Hermes, Zeus, Athena ve Poseidon büstleri, Antik Dönem heykeltıraşlığının en nadide örnekleri arasında yer almaktadır. Ayrıca iki katı da tamamen korunmuş şekilde günümüze ulaşan ve içerisinde pek çok havuz barındıran anıtsal Roma hamamı da kentin en dikkat çeken yapılarındandır.
Disiplinler Arası Arkeolojik Çalışmalar
İlk kez 1706 yılında Paul Lucas tarafından keşfedilen kentte sistemli arkeolojik kazılar 1990 yılında Leuven Katolik Üniversitesi'nden Marc Waelkens liderliğinde başlatılmıştır. Sagalassos Kazı Projesi, klasik arkeolojik yöntemlerin ötesinde jeologlar, jeomorfologlar, palinologlar ve arkeozoologların katıldığı disiplinler arası bir yaklaşımla yürütülmektedir. Bu araştırmalar sayesinde kentin ticaret ağları, yaşam düzenleri, ekolojik geçmişi ve İmparatorluk döneminde önemli bir çanak çömlek üretim merkezi olduğu bilimsel yöntemlerle kanıtlanmıştır.
Siyasi Merkezler ve Tarihi Kalıntılar
Kentin politik geçmişini simgeleyen en önemli yapılardan biri, MÖ 100 yılına tarihlenen kent konsey salonudur. Bunun yanı sıra kentin sosyal yaşamının merkezinde yer alan Yukarı ve Aşağı Agora meydanları, Neon Kütüphanesi ve Dorik çeşme evi gibi anıtsal kalıntılar da gün yüzüne çıkarılmıştır. Bölgede yapılan jeolojik araştırmalar, Gölcük Yanardağlarının patlaması ile MS 500 ve MS 7. yüzyıl ortalarında yaşanan depremler gibi doğal felaketleri doğrulamıştır. Bugün ziyarete açık olan antik kentten çıkarılan tarihi buluntular Burdur Müzesi bünyesinde sergilenmektedir.