İstanbul Boğazı'nın Kuzey Kapısı: Rumelifeneri
İstanbul Boğazı'nın Rumeli yakasının en kuzey noktasında yer alan Rumelifeneri, Sarıyer ilçesine bağlı sakin ve huzurlu bir balıkçı köyüdür. Karadeniz ile Boğaz'ı birbirinden ayıran hattı Anadolufeneri ile karşılıklı olarak oluşturan yerleşim, ilçe merkezine 10 kilometreden fazla uzaklıkta yer alarak şehir atmosferinden uzak, sakin havasını korumaktadır. Yerleşimin merkezi köyde bulunan balıkçı limanı etrafında toplanmış olup, sahil şeridinde Öreke Adaları olarak adlandırılan dik kayalık falezler bulunmaktadır. Koç Üniversitesi de bu mahallenin sınırları içerisinde konumlanmıştır.
Antik Efsanelerden Günümüze Tarihsel Yolculuk
Antik Yunan mitolojisinde adı geçen ve Altın Post'u arayan Argonotlar'ın uğrak noktası olan yerleşim, eski dönemlerde deniz feneri anlamına gelen Fanarion veya Fener semtinden ayırt edilmek amacıyla 'Fenercik' anlamına gelen Fanarakion adıyla anılmıştır. Osmanlı döneminde ise yerleşime Rumelifeneri adı verilmiş olup, 1917 tarihli Osmanlı haritalarında 'Rum İli Fenari' olarak kaydedilmiştir. Antik çağlarda Simplegades olarak bilinen ve Boğaz girişinde yer alan kayalıklardan Rumeli tarafındakiler, günümüzde köyün hemen önündeki Öreke Kayalıkları'na karşılık gelmektedir. Tarih boyunca göçlere ev sahipliği yapan mahalle nüfusunun neredeyse tamamını, 93 Harbi sonrasında bölgeye göç eden Rizeliler oluşturmaktadır. Birinci Dünya Savaşı döneminde, 18 Eylül 1915 tarihinde Rus donanmasının bombardımanına maruz kalan köyde 153 hane, bir kahvehane ve bir mağaza isabet alarak toplamda 10.479 Osmanlı lirası değerinde büyük bir zarara uğramıştır.
Tarihi Kalesi ve İnanç Durakları
Köyün hemen dışında yer alan ve inşasına 1769 yılında başlanan Rumeli Feneri Kalesi, askeri mimarisiyle dikkat çekmektedir. Kalenin projesi 1783'te Toussaint, 1785'te Lafitte Clavé ve son olarak 1794'te yeniden düzenlenmiş olup, kaleye dair en eski kaynaklar 1781 ve 1793 yıllarına dayanmaktadır. Köyün inanç tarihi açısından önem taşıyan bir diğer nokta ise Sarı Saltuk Türbesi'dir. Birinci Dünya Savaşı öncesinde yoğun bir Rum nüfusuna sahip olan köyde, geçmişte Aya Yorgi'ye adanmış bir Bizans kilisesi temeli üzerine inşa edilmiş tarihi bir kilise ve 'tis Tsirpinas' (Tis Çirpina Ayazması) olarak bilinen bir ayazma bulunmaktaydı. Üç apsisli bir yapıya sahip olan Aya Yorgi Kilisesi, 1971 yılında yapılan düzenlemelerle camiye dönüştürülerek Rumeli Feneri Yeni Camii adını almıştır. Köyde ayrıca tarihi değere sahip olan eski Ramazan Ağa Camii de ibadete açık durumdadır.
Doğal Yaşam ve Zengin Ekosistem
Rumelifeneri, tarihi zenginliklerinin yanı sıra doğasıyla da büyüleyici bir çeşitliliğe sahiptir. Bölgede geniş bir alanı kaplayan Mavramoloz Ormanı ve Feneryolu Yaban Hayatı Geliştirme Sahası yer almaktadır. Rumelifeneri Yolu üzerinde bulunan 'Keskin Viraj' noktası, özellikle ilkbahar mevsiminde leyleklerin ve yırtıcı kuşların göç rotalarını gözlemlemek için İstanbul'daki en elverişli alanlar arasında yer alır. Bu özel doğa olayını izlemek isteyen ziyaretçiler için bölgede Feneryolu Kuş Gözlem Kulesi hizmet vermektedir. Köye toplu taşıma ile ulaşım, Hacıosman metro durağından kalkan 150 numaralı İETT otobüsleri vasıtasıyla sağlanmaktadır.