Pontus Antik Bölgesi ve Coğrafi Konumu
Karadeniz'in güney kıyısında, günümüz Türkiye'sinin Doğu Karadeniz Bölgesi'nde yer alan Pontus, köklü tarihi ve zengin kültürel mirası ile öne çıkan antik bir coğrafyadır. Bu ad, bölgenin kıyıları ve iç kesimlerindeki dağlar için, Arkaik Dönem itibarıyla burayı kolonileştiren Grekler tarafından Karadeniz'in Grekçe ismi olan Pontos Eukseinos (Misafirperver Deniz) ifadesinden türetilmiştir. Daha sonra Eshilos'un Persler (MÖ 472) ve Herodot'un Tarih (MÖ 440 civarı) eserlerinde bu isim sadeleşerek Pontos şeklinde kullanılmıştır. Ksenofon'un Anabasis eserinde ise Kızılırmak'ın (Halys) doğusundaki bölgeye En Pontu adı verilmiş ve bölge Pontus olarak anılmıştır. Coğrafi alan doğuda Kolhis'ten (günümüz Gürcistan'ı) batıda Paflagonya'ya kadar uzanmaktadır.
Mitolojik Geçmiş ve İlk Yerleşim Dönemi
Pontus, antik Grek mitolojisinde ve Herodot ile Strabon gibi ünlü tarihçilerin yazınlarında savaşçı topluluk olan Amazonların asıl vatanı olarak kabul edilmiştir. Bölgenin en eski yerleşimcileri Bronz Çağı'nda Hattiler olup, doğudaki komşu Hurri devletleri Azzi ve Hayasa nedeniyle bölgenin kontrolü zor olmuştur. Hattiler kuzeydoğudaki bu düzensiz yerleşimcilere Kaşkalar adını vermiştir. Demir Çağı'nda ise bölgede birbirinden ayrı yaşayan Moskhlar, Levkosuriler, Marlar, Makronlar, Mosinikler, Tibarenler, Tzanlar ve Çalibler (ya da Çaldlar) gibi kabilelerin varlığı kaydedilmiştir. MÖ 8. yüzyıl boyunca Kimmerlerin üssü haline gelen Pontus, daha sonra Lidyalılar tarafından mağlup edilerek Alyattes'in fetihleri sonucunda bu topluluğun egemenliğinden çıkmıştır.

Yunan Kolonizasyonu ve Pers Egemenliği
Yunan tüccarların Pontus bölgesine ilk seyahatlerinin tahminen MÖ 1000'li yıllarda başladığı düşünülmektedir. Bölgedeki en eski yerleşimlerden biri olan Sinop'un kuruluşuna dair MÖ 731 yılı kaydı, bölgede şehirleşmenin bu dönemde başladığını arkeolojik olarak doğrulamaktadır. İason ve Argonotların seyahati ile Zeus'un Prometheus'u Kafkas dağlarına sürmesi gibi kahramanlık destanları, Grek kolonistlerin bölgedeki yerli Kafkas halklarıyla olan etkileşimini göstermektedir. MÖ 6. yüzyıldan itibaren Ahameniş İmparatorluğu'nun himayesine giren bölgede Pers etkisinin derinleştiğine dair en önemli kanıtlar, Zile'de Pers tanrıları Anaitis, Omanes ve Anadatos adına inşa edilen tapınaklardır.
Pontus Krallığı ve Roma İmparatorluğu Dönemi
Büyük İskender'in ölümünden sonraki düzensizlik döneminde MÖ 302 yılında Mithridatis Ktistes tarafından kurulan Pontus Krallığı, MÖ 64 yılına kadar ayakta kalmıştır. Krallık en görkemli dönemini, Grek medeniyetine sempatisiyle bilinen ancak Pers kökenini de inkâr etmeyen ünlü hükümdar VI. Mithridatis Eupator döneminde yaşamıştır. VI. Mithridatis döneminde Kapadokya, Bitinya'dan Kolhis'e uzanan kıyı şeridi, Paflagonya ve Küçük Ermenistan'ın bir kısmı krallık topraklarına katılmıştır. Ancak Romalılar ile girilen Mitridat Savaşları sonucunda krallık mağlup edilmiş ve Pontus toprakları Roma İmparatorluğu'na bağlanarak eyalet statüsü kazanmıştır.