Paşalimanı Adası'nın Tarihi ve Kökenleri
Marmara takımadalarının güneyinde, Avşa Adası'nın doğusunda yer alan Paşalimanı Adası, tarihi antik çağlara kadar uzanan zengin bir geçmişe sahiptir. Strabon'un "Eski Prokonnesos" olarak bahsettiği adanın burası olduğu sanılmaktadır. Antik çağlarda harman yeri anlamına gelen Halone ismiyle anılan ada, Bizans döneminde Aulonia, 18. yüzyıl başlarında ise tarihçi La Mottraye tarafından Alonya olarak adlandırılmıştır. Roma ve Bizans egemenliğinin ardından Haçlı ve Katalan istilalarına uğrayan ada, 15. yüzyılda İstanbul'un fethinden sonra Osmanlı yönetimine geçmiştir.
Lala Mustafa Paşa'nın Mirası ve Paşalimanı İsmi
Adanın günümüzdeki ismini alması, Osmanlı dönemindeki tarihi bir olaya dayanmaktadır. Lala Mustafa Paşa'nın Kıbrıs seferinden dönüşünde sert bir havaya tutulması ve adanın kuytusuna sığınması üzerine adaya "Paşa'nın Limanı" anlamında Paşalimanı denilmiştir. Paşa, adada kaldığı süre boyunca yaralı askerlerini tedavi ettirmiş, şehitlerini defnetmiş, cami ve çeşme gibi halkın ortak kullanımına açık yapılar inşa ettirmiştir. O dönem yapılan tarihi cami 1935 yılındaki depremde tamamen yıkılmış ve yerine günümüzdeki cami inşa edilmiştir. Caminin yanındaki mezarlıkta yer alan en eski mezar taşları, "Paşalimanı Zabiti Elhoş Halil Ağa (1200)" ve "Tiryaki Mehmet Paşa (1174)" kitabelerini taşımaktadır.
Antik Dönemden Günümüze Ulaşan Kültürel Varlıklar
Paşalimanı Adası'nın geçmişine ışık tutan antik kalıntılar adanın farklı köylerine yayılmış durumdadır. Harmanlı ve Poyrazlı köylerinde yer alan lahit ve lahit kapakları, Balıklı köyündeki çifte sütunlar, korkuluk levhaları ve kurnalar ile Tuzla köyü iskelesinde sergilenen çeşitli sütun, başlık ve kaideler Roma ve Bizans dönemlerinden günümüze ulaşabilen ender eserlerdendir. Ayrıca adadaki yıkık limandan çıkan ve poyraza dayanamayarak batan bir gemi de Marmara Adası yüzeyinde yer almaktadır.
Doğal Güzellikler, Tarım ve Köy Yaşamı
İdari olarak Balıkesir'in Erdek ilçesine bağlı olan Paşalimanı Adası; Paşalimanı, Poyrazlı, Harmanlı, Balıklı ve Tuzla olmak üzere beş köyden oluşmaktadır. Toprak ve hava şartlarının elverişliliği sayesinde adada bağcılık ve zeytincilik son derece gelişmiştir. Özellikle şarap yapımında kullanılan ünlü "ada karası" üzümü bu bölgede yetiştirilmektedir. Zeytinin yanı sıra elma, kara dut, incir ve erik gibi pek çok meyve ve sebzenin yetiştiği ada, temiz havası ve doğal güzellikleri sayesinde Bizans ve Osmanlı İmparatorlukları döneminde saraydaki ruh ve sinir hastalarının tedavisinde önemli bir rol oynamıştır.