Amasya il merkezine bağlı Toklucak Köyü sınırlarında konumlanan Oluz Höyük, Amasya-Çorum karayolunun 3 km güneyinde, Geldingen Ovası'nın batı kenarında yer almaktadır. Yaklaşık 45 dönümlük bir alana yayılan höyük, 280 x 260 metre boyutlarında olup ova seviyesinden yaklaşık 15 metre yüksekliktedir. Yeşilırmak’ın Hitit metinlerindeki ismiyle Kummešmaḫa veya antik adıyla Iris'in önemli kollarından biri olan Çekerek Irmağı'nın (Hitit metinlerinde Zuliya, antik Skylax) 4 km kuzeyinde bulunan bu kadim yerleşim, bölgenin tarihöncesi ve tarihi çağlarının kronolojik kurgusunu aydınlatan son derece önemli bir arkeolojik merkezdir.
Keşif ve Sistemli Kazı Çalışmaları
Oluz Höyük, 1997-1999 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Bölümü'nden Doç. Dr. Şevket Dönmez başkanlığındaki bir ekip tarafından yürütülen yüzey araştırmaları sırasında keşfedilmiştir. Bu keşfin ardından, yine Şevket Dönmez başkanlığında 2007 yılında sistematik kazı çalışmaları başlatılmıştır. Tepenin en yüksek bölümünün batı kesimindeki A açması ve doğu yamaçtaki B açması ile başlayan kazılar, ilerleyen dönemlerde C ve D açmalarıyla genişletilmiştir. Bu sistemli kazılar sonucunda höyükte farklı dönemlere ait 4 ana kültür katı ve bu katmanlar altında mimari tabakalar saptanmıştır.
Köklü Tarih ve Kültür Katmanları
Höyükte yürütülen araştırmalar, yerleşimin tarihinin MÖ 4500 yıllarına kadar uzandığını göstermektedir. Kazılarda ortaya çıkarılan en eski katman olan Dördüncü Kültür Katı (9. Mimari Tabaka), Erken Tunç Çağı'na (MÖ 4. binyıl) tarihlenmektedir. Bu katmanda taş bir döküm kalıbı parçası, ağırşaklar ve elde şekillendirilmiş çanak-çömlek parçaları bulunmuştur. Üçüncü Kültür Katı (7 ve 8. mimari tabakalar) ise MÖ 15. ila 13. yüzyıllar arasındaki Hitit Dönemi'ni temsil etmekte olup, taş bir mühür, tunç bir orak, pişmiş toprak tezgâh ağırlığı ve çanak-çömlek parçaları barındırmaktadır.
Höyüğün Orta, Klasik ve Erken Frig dönemlerine ait 5. ve 6. mimari tabakalarının üzerinde yer alan 4. mimari tabakası (MÖ 600-500), yerleşimin Kašku Ülkesi'nde Frig kültürünün etkisindeki bir Geç Demir Çağı kenti olduğunu göstermektedir. Bu tabakada aslan-ceylan mücadelesinin betimlendiği fildişi damga mühür ile taş bir Kubaba heykelciğinin alt kısmı ele geçirilmiştir. A açmasının 3. tabakasında kerpiç duvarlarla düzgün bir plan sunan Frig yerleşiminde ayrıca İskit tipinde ok uçları bulunmuştur.
Pers ve Helenistik Dönem Buluntuları
Oluz Höyük'ün İkinci Kültür Katı (2. ila 6. mimari tabakalar), Akamenid (Pers) Dönemi'nin (MÖ 425 - 200) mimari özelliklerini sergilemektedir. Bu katmanda anıtsal taş döşeli bir yol ile küçük bir saray ya da malikane olduğu düşünülen kompleks bir yapı kalıntısı ortaya çıkarılmıştır. MÖ 200 - 47 yıllarına tarihlenen Birinci Kültür Katı ise Helenistik Dönem'i temsil eder. Kabaca yontulmuş moloz taşlarla inşa edilmiş konut türü yapılarla karakterize olan bu tabakada sokaklar, caddeler, demir miğfer, kumtaşı ile pişmiş topraktan kandiller ve sikkeler gün yüzüne çıkarılmıştır.
İlginç Arkeolojik Bulgular
Kazı çalışmaları sırasında mimari buluntuların yanı sıra oldukça çarpıcı detaylar da keşfedilmiştir. Höyüğün B açmasındaki 5. tabakada, bir cinayet sonucu öldürülerek çukura rastgele atıldıkları düşünülen 5 yetişkine ait karışık kemikler bulunmuştur. Ayrıca kazılarda, İslami tarzda gömülmüş ve üç seviye oluşturan 99 mezarın yer aldığı geniş bir mezarlık alanı da gün yüzüne çıkarılmıştır. Tarihöncesi dönemlerden itibaren sürekli bir yerleşim alanı olan Oluz Höyük, Amasya'nın turizmine ve arkeoloji dünyasına taşınabilir ve taşınamaz kültür varlıklarıyla katkı sunmaya devam etmektedir.