Doğu Anadolu ve Karadeniz'in Kesişim Noktasında Bir Tarih Hazinesi
Oltu, Erzurum ilinin kuzeydoğusunda, Doğu Anadolu ile Doğu Karadeniz bölgelerinin benzersiz bir birleşim noktasında yer alan tarihi ve kültürel açıdan son derece zengin bir ilçedir. Yusufeli, Olur, Şenkaya, Narman, Tortum ve Uzundere ilçeleri ile komşu olan Oltu, Çoruh Nehri'nin bir kolu olan Oltu Çayı vadisine kurulmuştur. Erzurum il merkezine 117 km uzaklıkta bulunan ilçe, sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi açısından Erzurum'un merkez ilçelerinden sonra ilk sırada yer almaktadır. Ekonomisi tarım, hayvancılık, madencilik ve orman ürünlerine dayanan Oltu'da, ayrıca Atatürk Üniversitesi'ne bağlı iki adet fakülte ve bir meslek yüksekokulu hizmet vermektedir.
MÖ 10. Yüzyıla Uzanan Köklü Geçmiş ve Oltu Şura Hükûmeti
Oltu'nun tarihi geçmişi MÖ 10. yüzyıla kadar uzanan köklü bir kronolojiye sahiptir. Bölge yüzyıllar boyunca Hurriler, Urartular, Kimmerler, İskitler, Persler, Makedonlar, Partlar, Ermeniler, Romalılar, Bizanslılar, Hazarlar, Emeviler, Abbasiler, Gürcüler, Selçuklular, İlhanlılar, Karakoyunlular, Akkoyunlular, Osmanlılar ve Ruslar gibi çok sayıda devletin ve medeniyetin hâkimiyeti altına girmiştir. Mondros Mütarekesi sonrasında Türkiye sınırları dışında kalan Oltu, 13 ay boyunca bağımsız Oltu Şura Hükûmeti tarafından yönetilmiş ve 17 Mayıs 1920'de Ankara hükûmetine katılmıştır. Cumhuriyet döneminde, 1926 yılında Erzurum iline bağlı bir ilçe haline getirilen Oltu'dan, 1946 yılında Şenkaya ve 1958 yılında Olur ayrılarak yeni birer ilçe haline getirilmişlerdir.
Tarihe Tanıklık Eden Görkemli Mimari Yapılar
İlçenin en önemli tarihi simgesi, sarp kayalık bir çıkıntının üzerinde yükselen görkemli Oltu Kalesi'dir. Duvarları büyük yuvarlak kuleler ve çıkıntılarla güçlendirilmiş olan bu Orta Çağ kalesi, 7. ve 11. yüzyıllar arasındaki iki büyük inşaat döneminin izlerini taşır. Kalenin kuzey kulesinin tepesinde, 7. yüzyıldan kalma Rumca-Ermenice iki dilli bir yazıt barındıran ve 9. ile 10. yüzyıllar arasında inşa edilen altı köşeli bir Gürcü kilisesinin kalıntıları yer alır. Ayrıca kuzey kulesinin içinde Müslüman bir evliya olan Mısri Zennun'un mezarı yer almaktadır. Osmanlı döneminin en seçkin miraslarından biri ise 1665 yılında Arslan Paşa tarafından yaptırılan kubbeli ve kalem minareli Arslan Paşa Camii'dir. İlçede ayrıca Rus yönetimi döneminde (1878-1914) inşa edilen ve kütüphaneye dönüştürülmesi planlanan tarihi bir kilise ile Gaziler köyünde yer alan 12. yüzyıla ait bir Saltuklu kalesi ve 1784 yapımı Osmanlı camisi bulunmaktadır.
Eşsiz Coğrafya, İklim ve Dünyaca Ünlü Oltu Taşı
Dağlık bir topoğrafyaya sahip olan ilçenin en yüksek noktaları 3.030 metre yüksekliğindeki Akdağ ve 2.000 metre yüksekliğindeki Kırdağ'dır. Yazları sıcak, kışları ise soğuk ve karlı olan nemli karasal iklime sahip olan ilçede, Karadeniz ikliminin ılımanlaştırıcı etkisiyle aşırı soğuklar yaşanmaz. Oltu, zengin bitki örtüsünün yanı sıra bölgeye özgü üç endemik bitki türüne (Astragalus nigrocalycinus, Centaurea taochia, Delphinium munzianum) ev sahipliği yapar. İlçenin dünya çapındaki en büyük simgesi ise "kara kehribar" olarak da bilinen yarı-değerli Oltu taşı'dır. İşlendikçe sertleşen ve parlayan siyah rengiyle tespih ve takı yapımının vazgeçilmezidir. Bunun yanı sıra Oltu, dünyaca ünlü ve eşsiz lezzetiyle bilinen tescilli Cağ kebabı ile gastronomi meraklıları için de kaçırılmayacak bir seyahat durağıdır.