Nikea (günümüzde İznik), tarihi boyunca Anadolu'nun en stratejik noktalarından biri olmuştur. 1075 ile 1086 yılları arasında Anadolu Selçuklu Devleti'ne başkentlik yapan şehir, 1097 yılında Birinci Haçlı Seferi sırasındaki kuşatmanın ardından yeniden Bizans egemenliğine geçmiştir. Tarih içindeki hareketli egemenlik mücadeleleri kapsamında 1105'te tekrar Selçukluların kontrolüne giren kent, 1147 yılında bir kez daha Bizans yönetimine katılmıştır. Halil İnalcık, 1302 yılındaki Bafeus Muharebesi'nin gerçekleşme sebebini de Osmanlı Devleti'nin Nikea'yı yeniden Türk hakimiyetine alma isteği olarak göstermektedir.
Osmanlı Devleti'nin Girişimleri ve Kuşatma Öncesi Gelişmeler
Osman Gazi önderliğindeki Osmanlı kuvvetleri; Bilecik, Yarhisar, İnegöl ve Yenişehir'i ele geçirmesinin ardından Nikea bölgesine hareket etmiştir. Yenişehir'i almasının ardından karargâhını buraya kuran Osman Gazi, şehre saldırmadan önce Göynük, Taraklı, Lefke (günümüzde Osmaneli) veya Mekece üzerinden kente giden ana yolu denetim altına alma amacıyla Göynük Çayı ve Sakarya Vadisi çevresine akınlar düzenlemiştir. Bu akınlar kapsamında Orhan Gazi ve Osman Gazi önderliğinde Köprühisar da ele geçirilmiştir. Bu süreçte, Bursa ile Yenişehir arasında yer alan Gölbaşı civarındaki Rumların da Osman Gazi'ye sığındığı tarihi kaynaklarda aktarılmaktadır.
Kuşatma Süreci ve Çevredeki Hakimiyet
Tarihi kronikler, Nikea'nın Osmanlı kuvvetleri tarafından kuşatılması ve çevresindeki halkın kontrol altına alınması sürecini detaylıca ele almaktadır. Kuşatmanın uzaması sebebiyle bölgede Dıraz Ali Kalesi yaptırılmıştır. Osmanlı kuvvetleri, şehir önündeki doğrudan çarpışmalardan ziyade kalenin civarında yaşayan insanları tâbi kılmakla ilgilenmiş ve kenti çevreleyen bölgedeki kontrolünü pekiştirmiştir.
Kentin Düşüşü ve Kesin Osmanlı Zaferi
1328 yılında başlayan Nikea Kuşatması, dışarıdan gelen yardımların tamamen kesilmesi üzerine 1331 yılında şehrin düşmesiyle sona ermiştir. Kesin Osmanlı zaferiyle sonuçlanan bu kuşatmanın ardından Nikea, Osmanlı Devleti egemenliğine girerek coğrafi ve siyasi olarak yeni bir döneme adım atmıştır.