Nevşehir ilinin Ürgüp ilçesine bağlı Mustafapaşa, Kapadokya bölgesinin en özel ve korunmuş yerleşimlerinden biridir. Avanos-Ürgüp-Uçhisar üçgeni içinde yer alan ve çevresindeki beş tepenin eteklerine kurulmuş olan bu tarihi belde, 19. yüzyıldan kalma görkemli taş konakları, oyma kiliseleri ve manastırları ile açık hava müzesi niteliğindedir. Tarihi dokusuyla dikkat çeken yerleşim, 1981 yılında turizme açılmış ve 2021 yılında Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (UNWTO) tarafından dünyanın en iyi turizm köylerinden biri olarak seçilmiştir.
Mustafapaşa'nın Tarihsel Kökenleri ve Sinasos Dönemi
Orta Çağ kayıtlarında adı Sinasos olarak geçen yerleşimin tarihi oldukça eskiye uzanmaktadır. 13. yüzyılda Hacı Bektaş-i Veli’nin de bu bölgede bulunduğu ve gerçekleştirdiği bir mucize sonrası halka dua ettiği Vilayetnâme'de yer alır. Bölgedeki en eski mimari yapılardan bazıları arasında 16. yüzyıl sonlarından kalma Gazi Sokak Çeşmesi, 1601 yılında inşa edilen Cami-i Kebir ve 1729 tarihli Kostantin-Eleni Kilisesi bulunur. 19. yüzyılda İstanbul ve diğer büyük şehirlerde ticaretle (özellikle Rusya'dan havyar ithali ve gemi ticaretiyle) zenginleşen Rum ahali, elde ettikleri mali gücü memleketlerine aktararak görkemli taş konaklar ve kamusal binalar inşa ettirmiştir. Bu gelişmişlik düzeyi nedeniyle kasaba o dönemlerde "Doğu'nun İncisi" ve "Doğu'nun Atinası" sıfatlarıyla anılmıştır.
Nüfus Mübadelesi ve Adının Değişimi
1923 Lozan Antlaşması çerçevesinde gerçekleştirilen Türkiye-Yunanistan nüfus mübadelesi doğrultusunda, kasabanın Rum halkı bölgeden ayrıldıktan sonra Yunanistan'da Nea Sinasos (Yeni Sinasos) adlı yerleşimi kurmuştur. Rum ahalinin ayrılmasından önce, Sinasos halkından Serafim Rizos'un önerisiyle tutulan profesyonel bir fotoğrafçı, Temmuz 1924'te kasabadaki tüm yapıları ve günlük yaşamı fotoğraflarla belgelemiştir. Mübadele sonrasında ise Yunanistan'ın Jerveni köyünden gelen Müslüman göçmenler kasabaya yerleştirilmiştir. Eski adı Sinasos olan yerleşim, geçmişte köyü ziyaret eden ve su sorununu çözmek amacıyla 1804 yılında çeşmeler yaptıran Seyid Mustafa Paşa'nın adına ithafen Mustafapaşa adını almıştır.
Kültürel Mirasın Korunması ve Kapadokya Üniversitesi
Mübadele sonrası yaşanan göçler nedeniyle nüfusu azalan Mustafapaşa, 2013 yılında idari olarak köye dönüşmüş olsa da 2024 yılında yeniden belde statüsü kazanmıştır. Beldenin korunması ve kalkınmasında en önemli adımlardan biri, 2005 yılında merkezi burada olacak şekilde kurulan ve Türkiye'nin bir köyde kurulan ilk üniversitesi olma özelliğini taşıyan Kapadokya Üniversitesi (KÜN) olmuştur. Üniversite öncülüğünde yerel halkla birlikte yürütülen restorasyon, cephe tasarımı ve çevre düzenlemesi projeleri, Mustafapaşa'nın sürdürülebilir bir turizm merkezi haline gelmesinde kritik rol oynamıştır.