Murgul, Artvin ilinin Karadeniz Bölgesi sınırları içerisinde yer alan, etrafı Yusufeli, Borçka, Arhavi, Fındıklı ve Artvin merkez ilçeleriyle çevrili dağlık ve köklü bir ilçesidir. 301 kilometrekarelik bir yüzölçümüne sahip olan bu şirin yerleşim birimi, Artvin il genelinde nüfusu en az olan ilçe unvanını taşımaktadır. Murgul, derin vadileri, gür akarsuları ve zengin maden yataklarıyla hem coğrafi hem de ekonomik açıdan bölgenin en kendine has köşelerinden biridir.
Murgul Adının Kökeni ve Tarihsel Gelişimi
Murgul kelimesinin etimolojik kökenine dair çeşitli görüşler bulunmaktadır. Sevan Nişanyan tarafından bu ismin Eski Yunancadan geldiği ileri sürülse de, adın Urartu ve Eski Yunan kaynaklarında geçmediği bilinmektedir. Murgul ismine tarihte ilk kez 7. yüzyılda Ermeni bilgin Anania Şirakatsi'nin eserlerinde "Mrul" veya "Mruli" biçiminde rastlanmaktadır. Daha geç dönemlerdeki Gürcüce ve Türkçe kaynaklarda ise Murgul, yerleşim yerinden ziyade akarsu ve vadi adı olarak kullanılmıştır. 20. yüzyılın başlarında Rus ve Türk kaynaklarında nahiye olarak geçen yerleşim, Dahiliye Vekaleti'nin 1933 tarihli "Köylerimiz" adlı kitabında köy olarak kaydedilmiştir. 1964 yılında ismi Göktaş olarak değiştirilmiş, 1987 yılında ise tekrar eski ismi olan Murgul adıyla ilçe statüsüne kavuşmuştur.
Murgul Kasabasının Kuruluşu ve Sanayileşme Adımları
Murgul kasabası, 1955 yılından önce sadece bir akarsu, vadi ve nahiyenin ortak adıydı. Kasaba olarak kuruluşu, Mayıs 1955 tarihinde Damar köyünün Aduça (Adaklı) mahallesi ile Küre köyünün Aşağı Küre mahallesinin birleştirilmesiyle gerçekleşmiştir. 1890'ların başında bölgeyi gezen Gürcü tarihçi Zakaria Çiçinadze, Gürcüce kaleme aldığı çalışmasında bu bölgedeki Gürcü yerleşimlerinden biri olarak Aduça'dan bahsetmiştir. 1901 yılında Murgul Bakır Fabrikası'nın faaliyete geçmesi ise bölgenin kaderini tamamen değiştirmiş ve vadiye büyük bir ekonomik hareketlilik kazandırmıştır. Maden işletmelerinin çevresinde gelişen yerleşim, bölgenin en önemli sanayi merkezlerinden biri haline gelmesini sağlamıştır.
Erken Orta Çağ'dan Günümüze Tarihsel Miras
Murgul Vadisi, tarihsel Klarceti sınırları içinde yer almakta olup erken Orta Çağ döneminde Gürcü Krallığı'nın bir parçasıydı. 11. yüzyılın son çeyreğinde Selçukluların denetimine giren bölge, geç Orta Çağ'da Gürcü atabeglerin yönetimindeki Samtshe-Saatabago sınırlarında kalmıştır. 16. yüzyılda Osmanlıların bölgeyi fethedip Çıldır Eyaleti'ni kurmasıyla Osmanlı idaresine giren Murgul, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nın ardından Rusya İmparatorluğu sınırlarına katılmıştır. I. Dünya Savaşı'nın sonlarında Rus ordusunun çekilmesiyle bağımsız Gürcistan sınırlarında kalan vadi, 16 Mart 1921 tarihli Moskova Antlaşması ile nihai olarak Türkiye Cumhuriyeti topraklarına katılmıştır.
Murgul ve Çevresindeki Tarihi Yapılar
Murgul kasabasının kendisi yeni bir yerleşim olduğundan merkezinde tarihi bir yapı bulunmamaktadır. Ancak ilçe genelinde geçmişe ışık tutan önemli kalıntılar mevcuttur. Eski adı Korideti olan köyde eskiden var olduğu bilinen ve içerisinde Yunanca el yazması değerli bir İncil barındıran kilisenin yeri günümüzde bilinmemektedir. Bir diğer kalıntı ise Ereguna köyünde yer alan ve günümüze sadece yıkıntıları ulaşan köy kilisesidir. Kasabanın 600 metre güneyinde, Murgul Çayı'nın sol kıyısındaki kayalık tepede yer alan tek kuleli kalenin harabeleri de bölgenin geçmiş savunma yapılarından biridir. Ayrıca Murgul Çayı üzerinde yer alan, yakın tarihte onarılmış ve günümüzde sadece yayaların kullanımına açık olan tarihi kemerli taş köprü, bölgenin günümüze sağlam ulaşabilmiş en nadide tarihi miraslarındandır.