Mezraa Höyük, Şanlıurfa ilinin güneybatısında, Birecik ilçesinin kuş uçuşu 7 km güneyinde ve Mezraa beldesinin 1,5 km güneydoğusunda, Fırat Nehri'nin doğu kıyısında konumlanan tarihi bir höyüktür. Yaklaşık 180 x 140 metre boyutlarında olan tepe, çevresindeki ova seviyesinden 13 metre yükseklikte yer almaktadır. Höyüğün 140 metrelik genişliğinin doğu kesiminden tarım amacıyla 40 metrelik bir bölüm kesilip alınmış, görece yayvan olan kuzey yamacı ise erozyon ve tarımsal faaliyetler nedeniyle tahribata uğramıştır.
Mezraa Höyük Kazıları
Höyük ilk olarak 1989 yılında Guillermo Algaze ve ekibi tarafından, Karkamış Barajı'nın hesaplanan su toplama sahasında yapılan yüzey araştırmaları sırasında saptanmıştır. ODTÜ TAÇDAM eşgüdümünde yürütülen kurtarma projesi kapsamında 1989-1999 yıllarında A. Tuba Ökse ve V. Macit Tekinalp tarafından yeniden incelenen yerleşmede, kazı çalışmaları 2000-2002 yıllarında Hacettepe Üniversitesi'nden Derya Yalçıklı ve V. Macit Tekinalp başkanlığında yürütülmüştür. Kazılar sonraki yıllarda da aynı ekip tarafından Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ortaklığında sürdürülmüştür.
Tabakalanma ve Yerleşim Evreleri
Kazılarda Geç Kalkolitik Çağ (Geç Uruk Dönemi), Erken Tunç Çağı, Orta Tunç Çağı ve Geç Orta Çağ olmak üzere dört kültür katı ortaya çıkarılmıştır. Höyüğün MÖ 4. binyıl sonlarından MÖ 2. binyılın ortalarına kadar, MÖ 1. binyıl ortalarından MS 13. yüzyıla kadar kesintili olarak yerleşim gördüğü anlaşılmaktadır. En yoğun yerleşim MÖ 3. binyılın erken geç dönemlerinde görülürken, MÖ 2. ve 1. binyıllarda yerleşme daha küçük boyuttadır. Orta Çağ yerleşmesi ise höyüğün bütününe yayılmış durumdadır.
Önemli Arkeolojik Buluntular
Höyüğün doğu, güneydoğu ve kuzeybatı bölgelerinde yapılan çalışmalarda farklı dönemlere ait mimari tabakalar açığa çıkarılmıştır. Orta Çağ tabakalarında ele geçen çanak çömleğin büyük bir bölümünü üzeri kazıma bezemeli ve akıtma boyalı pişirme kapları oluşturmaktadır. Bu eserler, Tille Höyük ve Taşkın Kale'deki buluntularla benzerlik göstermektedir. Ayrıca, küçük buluntular arasında Demir Çağı'na tarihlenen Pers tipi at figürinleri de yer almaktadır.