Mersin'in Gülnar ilçesinde yer alan Meydancık Kalesi, Hitit İmparatorluğu dönemindeki ismiyle Kirşu ve Osmanlı dönemindeki adıyla Beydili Kale, köklü tarihiyle öne çıkan önemli bir antik yerleşim kalıntısıdır. Kale, Gülnar ilçesinin 12 kilometre güneyinde bulunan Emirhacı mahallesinde yer almaktadır. Gülnar ve Aydıncık arasındaki yolun batısında konumlanan ve 700 metre uzunluğunda bir tepe üzerinde yükselen bu tarihi yapı; Gülnar ilçe merkezine 11 kilometre, Aydıncık ilçe merkezine 35 kilometre ve Mersin il merkezine ise 165 kilometre uzaklıktadır. Günümüzde halkın ziyaretine açık olan bu kale yerleşimi, antik dönem mimarisi ve stratejik konumu ile dikkat çekmektedir.
Meydancık Kalesi'nin Köklü Tarihçesi
Kalenin tarih sahnesine çıkışı Hitit İmparatorluğu'nun yıkılmasının ardından Anadolu'da yaşanan karmaşık döneme uzanmaktadır. Bu dönemde Anadolu genelinde kurulan devletçiklerden biri olan ve Göksu çevresinde idare kuran Luvilere mensup Pirindu Krallığı, MÖ 7. yüzyılda bu kaleyi inşa ettirmiştir. Krallığın başkenti Pirşu iken, kentin orijinal adı Hititçe Kirşu olarak anılmaktaydı. MÖ 6. yüzyılda Babil İmparatoru Neriglissar tarafından zapt edilen bu stratejik kent; Babil hakimiyetinin ardından Ahameniş, Makedonya, Mısır ve Selevkos egemenliklerine girerek zengin bir kültürel birikim elde etmiştir.
Tarihi Aydınlatan Eşsiz Meydancık Kalesi Definesi
Meydancık Kalesi'nde Emmanuel Laroche başkanlığındaki Fransız kazı heyeti tarafından 1980 yılında yürütülen arkeolojik çalışmalar sırasında tarihe ışık tutacak nitelikte olağanüstü buluntular elde edilmiştir. Kazılar sırasında üç pişmiş toprak kap içerisinde saklanmış olarak gün yüzüne çıkarılan ve Meydancık Kalesi definesi olarak adlandırılan bu hazine, günümüzde Silifke Müzesi bünyesindeki sikke ve takılar koleksiyonunda sergilenmektedir. Çoğunluğunu drahmi ve tetradrahmilerin oluşturduğu bu büyük definede, nadir bulunan oktadrahmi ve dekadrahmiler de yer almaktadır.
Definede Yer Alan Helenistik Dönem Sikkeleri
Toplamda 5.215 adet gümüş Helenistik Dönem sikkesini içeren bu görkemli definede, antik dünyanın en nüfuzlu hükümdarları adına basılmış paralar bir arada yer almaktadır. Definede Büyük İskender adına basılmış 2.400 adet, III. Filip adına 126 adet, Demetrius Poliorketes adına 31 adet ve Lysimakhos adına basılmış 114 adet sikke bulunmaktadır. Bunun yanı sıra antik dönem ticaret ağlarının boyutunu gösteren çeşitli Pergamon krallarına ait 62 adet, çeşitli Selevkos hükümdarlarına ait 246 adet ve farklı Ptolemaios firavunlarına ait 2.206 adet sikke de definenin zengin içeriğini tamamlamaktadır.