Büyük Selçuklu İmparatorluğu'na siyasî olarak bağlı Şeddadi emirlerinden Menuçehr bin Şavur tarafından inşa ettirdiği söylenen Menûçihr Camii, Türkiye sınırları içerisindeki ilk Türk camisi olduğu iddia edilen tarihi bir yapıdır. Kars ilinin merkez ilçesindeki Ani antik şehri içinde yer alan cami, UNESCO Dünya Mirası listesinde bulunmaktadır. Yapının asıl işlevi ve yapım tarihi hakkında bilim dünyasında farklı görüşler ve tartışmalar mevcuttur.
Tarihçesi ve İşlevi Hakkındaki Tartışmalar
Türk kaynaklarında, Şeddadi hanedanının Ani'deki ilk emirlerinden Menuçehr bin Şavur tarafından 1072-1086 yılları arasında yaptırıldığı kabul edilmektedir. Diğer kaynaklar ise yapının aslında bir saray, gümrük binası, katolikosluk binası veya yıkılmış bir kiliseye ait bir ek bina (jamatun) olduğu konusunda çeşitli iddialar barındırmaktadır. Bu tarihi yapı, 2022 yılında Serhat Kalkınma Ajansı ile yapılan bir protokolle ibadete hazır hale getirilmiş ve beş vakit ezan okunup namaz kılınan bir ibadethane statüsü kazanmıştır.
Mimari Özellikleri
Menûçihr Camii'nin tavanlarında renkli taşlardan yapılmış özgün geometrik süslemeler yer almaktadır. Yapının sekizgen şeklindeki minaresi, Orta Asya'da Karahanlıların kullandığı mimari üsluba benzetilmektedir. Yapılan araştırmalarda, minarenin mevcut cami yapısından daha eski bir tarihte inşa edildiği düşünülmektedir.
Kayıp Üç Dilli Yazıt
Caminin batı duvarında geçmişte Farsça, Gürcüce ve Ermenice dillerini içeren, 1238 yılına tarihlenen üç dilli bir yazıt bulunmaktaydı. Marie Felicité Brosset'nin 1860'larda kaydettiği yazıtı, Gürcü araştırmacı N. Marr 1909 yılında bulmuştur; ancak bu yazıt günümüzde kayıptır. Yazıtın Farsça kısmında Hicrî 635 (M. 1237/1238) yılında Zikéria ismi geçerken, Gürcüce satırlarında Atabeg Zakaria'nın onayı, Ermenice satırında ise "Bunu gözetenlerden Rab razı olsun" duası yer almaktaydı.