Mehmet Âkif Ersoy Müze Evi'nin Önemi
Ankara'nın Altındağ ilçesinde, Hacettepe Üniversitesi Merkez Kampüsü'nün sınırları içinde yer alan Mehmet Âkif Ersoy Müze Evi, Türk Kurtuluş Savaşı yıllarında Mehmet Âkif Ersoy'un ikamet ettiği tarihi bir Ankara evidir. İstiklâl Şairi'nin, başta İstiklâl Marşı olmak üzere en önemli eserlerini kaleme aldığı bu yapı, günümüzde milli mücadelenin ruhunu yaşatan son derece önemli bir tarihî müze ev olarak hizmet vermektedir.
Taceddin Dergâhı'nın Köklü Tarihçesi
Vaktiyle Taceddin Dergâhı olan bu iki katlı ahşap yapı, ilk olarak Kanunî Sultan Süleyman tarafından Hacı Bayram-ı Veli'nin kurduğu Bayramiye tarikatının bir kolu olan Celvetiler için yaptırılmıştır. Adını bahçesinde kabri bulunan Taceddin Sultan'dan alan dergâh, 1826 yılında tamir edilmiş ve Sultan Abdülmecit tarafından yapılan ilavelerle; türbe, dergâh evi, çeşme, hazire ve Taceddin Sultan Camisi'nden oluşan geniş bir külliye hâline getirilmiştir. Dergâhın yer aldığı sokak ise daha sonra şairin anısına Mehmet Âkif Ersoy Sokağı adını almıştır.
Milli Mücadele Dönemi ve İstiklâl Marşı'nın Yazılışı
Mehmet Âkif Ersoy, İstanbul'un işgal edilmesinden sonra milli mücadeleye katılmak üzere Ankara'ya gelmiştir. O dönemde şehirde kiralık ev bulmanın zorluğu nedeniyle, şaire büyük hayranlık duyan Taceddin-i Veli Camisi İmamı Tevfik Hoca (Tevfik Çiftdoğan) külliyede yer alan bu dergâh evini kendisine tahsis etmiştir. Şair, 1. TBMM Burdur Milletvekili olduğu yıllarda günlerini bu mütevazı evde geçirmiş ve dostlarıyla milli mücadelenin gidişatını tartışmıştır. Mehmet Âkif, dönemin Millî Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Bey'in ricası ve arkadaşı Hasan Basri Bey'in ısrarıyla para ödüllü olduğu için başlangıçta katılmadığı İstiklâl Marşı yarışması şiirini bu evde yazmaya başlamıştır. Şairin, gece gelen ilhamı kaçırmamak adına marşın bazı dörtlüklerini mum ışığında dergâhın duvarlarına kazıdığı anlatılır. Ayrıca meşhur Bülbül şiiri de yine bu evde kaleme alınmıştır.
Müze Evdeki Eserler ve Bahçedeki Kabirler
1949 yılında Şehir Meclisi kararı ile müze eve dönüştürülen ahşap yapı, uzun yıllar harap durumda kaldıktan sonra 1982'de restore edilmiş ve 1984 yılında resmen ziyarete açılmıştır. Müze evde Mehmet Âkif Ersoy'a ait cep saati, gözlük, tesbih ve tüfek sergilenmektedir. Ayrıca şairin yüzünün kalıbı da müzede teşhir edilen nadide eserler arasında yer alır. Evin karşısında, 2003 yılında yapılmış olan Mehmet Âkif büstü ile İstiklâl Marşı'nın ilk iki kıtasının yazılı olduğu bir kitabe bulunmaktadır. Müzenin bahçesi de tarihi açıdan büyük önem taşımaktadır; Türk siyasetçi Muhsin Yazıcıoğlu ile 2019 yılında vefat eden ünlü Türk yazar Nuri Pakdil'in kabirleri bu müzenin bahçesinde yer almaktadır.