Marmara Denizi'nin Coğrafi Konumu ve Eşsiz Özellikleri
Klasik Antik Çağ'daki adıyla Propontis olarak bilinen Marmara Denizi, Karadeniz'i Ege Denizi ve Akdeniz'e bağlayan stratejik bir iç denizdir. Türkiye'nin Asya ve Avrupa kısımlarını birbirinden ayıran bu eşsiz su yolu, Karadeniz'e İstanbul Boğazı, Ege Denizi'ne ise Çanakkale Boğazı ile bağlanır. Denizin ismi, Marmara Adası'nda bol miktarda mermer bulunması sebebiyle Yunanca mermer anlamına gelen 'Marmaros' ifadesinden türetilmiştir. Yaklaşık 240 km uzunluğa, 70 km genişliğe ve 11.350 km² yüzölçümüne sahip olan denizin ortalama derinliği 494 metredir. En derin noktası ise 1.270 ila 1.370 metreye ulaşmaktadır.
Akıntı Yapısı, Körfezler ve Akarsular
Marmara Denizi, klasik denizlerdeki dairesel akıntılardan farklı olarak doğu-batı yönünde kendine has bir akıntı yapısına sahiptir. Denizin yüzey katmanı Karadeniz kökenli az tuzlu sulardan oluşurken, dip katmanı Ege ve Akdeniz kökenli tuz, sıcaklık ve oksijen oranları farklı su kütlelerinden oluşur. Kuzey kesiminde doğudan batıya Çınarcık Çukuru, Marmara Ereğlisi Çukuru ve Tekirdağ Çukuru adında derin noktalar barındırır. Denizin kıyılarında İzmit, Gemlik, Bandırma ve Erdek körfezleri uzanır. Anadolu yakasından Susurluk Çayı (dökülen en önemli akarsu), Biga Çayı ve Gönen Çayı; Trakya yakasından ise tarihî İstanbul'un en önemli akarsuyu kabul edilen Bayrampaşa Deresi Marmara'ya dökülür. Denizde İmralı, Marmara ve Prens Adaları gibi ada grupları yer alırken, yüzölçümüne göre en büyük üç ada Marmara Adası, Paşalimanı Adası ve Avşa Adası'dır.
Jeolojik Oluşum Tarihi ve Çevresel Değişimler
Marmara Denizi, jeolojik dönemler boyunca sürekli değişim göstermiştir. Miyosen döneminde (yaklaşık 20 milyon yıl önce) Karadeniz, Hazar ve Macaristan'a kadar uzanan devasa bir iç denizin parçasıyken, 12 bin yıl öncesinde deniz seviyesinin -85 metrede olması sebebiyle bir göle dönüşmüştür. Günümüzden 6.500-7.000 yıl önce yaşanan ve Karadeniz Tufanı olarak adlandırılan olayla İstanbul Boğazı suyla dolmuş, böylece göl olan Karadeniz'in su seviyesi yükselerek Marmara yeniden denize dönüşmüştür. Bu yakın jeolojik süreçte Kapıdağ Adası tombolo oluşturarak yarımadaya dönüşmiş; Büyükçekmece ve Küçükçekmece vadi ağızlarında biriken alüvyon setleri (deniz kulağı) buraları göle çevirmiştir. Ayrıca Prens Adaları'ndan biri olan Vordonisi Adası (Manastır Kayalıkları), MS 1000 yılında gerçekleşen bir depremle sular altında kalmıştır. Günümüzde denizin altında sismik olarak aktif Kuzey Anadolu Fay hattının batı uzantısı yer almakta olup, tarih boyunca 1509 Büyük İstanbul Depremi ve 1999 Gölcük Depremi gibi büyük afetlere yol açmıştır.
Mitolojik Anlatılar ve Zengin Deniz Tarihi
Tarih boyunca denizcilerin uğrak noktası olan Marmara Denizi, İason önderliğindeki mitolojik Argonotlar Seferi'ne ev sahipliği yapmıştır. Helenistik dönemde balık göç yollarında yer alması nedeniyle Byzantion gibi kıyı kentlerinin sikkelerinde balık motifleri kullanılmıştır. Tarihçi Prokopius, MS 10. yüzyılda bu denizde gemilere saldıran dev bir balinadan bahsederken, yazar Ahmet Midhat Efendi ise surlara asılan balina kemiklerinin kaldırılmasının bereketi kaçırması üzerine padişahın kemiklerin bulunarak yerine asılmasını emreden bir fetva çıkardığını yazar. Marmaray kazılarında keşfedilen Bizans'ın en büyük limanı Theodosius Limanı batıklarının yanı sıra, deniz tabanında 6. yüzyıldan 13. yüzyıla uzanan çok sayıda batık yer alır.
I. Dünya Savaşı Batıkları
Marmara Denizi, I. Dünya Savaşı'nın çetin çarpışmalarına ait askerî batıklar açısından da büyük bir tarihsel öneme sahiptir. Çanakkale Karaburun açıklarında Türk kruvazörü Sultan Hisarı tarafından batırılan Avustralya denizaltısı AE2, Gelibolu Bolayır önlerinde İngiliz E-11 denizaltısı tarafından batırılan Barbaros Hayreddin zırhlısı, Samsun Destroyer'i, Erdek'te batırılan Bahrisefit Vapuru, Akbaş önlerinde batırılan Bitinye Vapuru ve Seyhun Vapuru, Bakırköy önlerinde batırılan Peleng-i Derya, Nur ül Bahir Gambotu, Rehber Vapuru ve Şarköy açıklarında batırılan Hünkar İskelesi Vapuru bu tarihî mirasın en önemli parçalarıdır.
Egemenlik ve Hukuki Durum
Marmara Denizi'nin coğrafi yapısı gereği orta kesimleri kıyıdan 12 deniz milinden daha uzaktadır ve uluslararası deniz hukukuna göre normal şartlarda Türk karasularının dışında kalmaktadır. Ancak, etrafında başka hiçbir kıyıdaş devlet bulunmaması ve her yönden tamamen Türkiye karasuları ile çevrili olması nedeniyle, Marmara Denizi'nin tamamı hukuksal olarak Türk iç denizi statüsündedir ve tamamen Türk egemenliği altındadır.