Ege Bölgesi'nde yer alan, deniz seviyesinden ortalama 74 metre yükseklikte ve heybetli Spil Dağı'nın eteklerinde kurulu olan Manisa, köklü tarihi ve zengin kültürel birikimiyle bölgenin en önemli merkezlerinden biridir. Tarih boyunca "Şehzadeler Şehri" olarak da adlandırılan bu kadim yerleşim; mesir macunu, sultaniye üzümü ve Manisa Tarzanı ile tanınır. Antik Çağ'da "Magnesia", Roma İmparatorluğu döneminde ise tam ismiyle "Magnesia ad Sipylum" adıyla anılan şehir, geçmişten bugüne taşıdığı tarihi mirasla ziyaretçilerini büyülemektedir.
Prehistorik Çağlardan Lidya Krallığı'na Uzanan Kadim Tarih
Manisa'nın yerleşim tarihi Yontma Taş Devri'ne kadar uzanmaktadır. Antik kaynaklar, kentin kurucuları olarak bugünkü Yunanistan'ın Teselya Bölgesi'ndeki Pelion Dağı civarında yaşayan Magnetleri işaret eder. Batı Anadolu'ya göç eden Magnetlerin bir kolu, Sipylos Dağı eteklerinde Magnesia ad Sipylum kentini kurmuştur. Bölgenin antik geçmişinin en büyüleyici kanıtlarından biri de Strabon tarafından "Katakekaumene" (Yanık Ülke) olarak adlandırılan Kula yakınlarındaki volkanik arazidir. Burada yapılan araştırmalarda, Yontma Taş Devri'nden kalma 15 bin ila 25 bin yıl öncesine ait insan ayak izleri keşfedilmiştir. Hitit döneminde "Arzava" adıyla anıldığı düşünülen bölgede, MÖ 13. yüzyıla ait ünlü Kybele Kaya Anıtı, Hitit seferlerinin önemli bir izi olarak günümüze ulaşmıştır. Bölge sırasıyla Hititler, Frigler, İyonyalılar, Lidyalılar, Persler, Romalılar, Bizanslılar, Saruhanoğulları ve Osmanlıların hâkimiyetinde kalmıştır.
Lidya Krallığı ve Sardes Antik Kenti
Tunç Çağı'nın sonlarından başlayarak MÖ 6. yüzyıla kadar Manisa ve Aydın çevresinde hüküm süren Lidya Krallığı'nın başkenti, bugün Salihli ilçesi sınırlarında yer alan Sardes kentidir. Tarihte parayı ilk kez basan ve kullanan Lidyalılar, altın ve gümüş karışımı "elektrum" madeninden ilk sikkelerini basmışlardır ve üzerlerinde krallığın arması olan aslan başı yer almaktadır. Antik ticaret yolu olan Kral Yolu da İran ve Mezopotamya'dan başlayarak il sınırlarına girer ve Lidya Krallığı'nın merkezi Sardes'ten geçerdi. Günümüzde Salihli ve Akhisar ilçeleri arasında kalan Bintepeler bölgesindeki tümülüsler ve kral mezarları, Lidya medeniyetinin ihtişamını sergilemektedir. Lidya Krallığı, MÖ 546 yılında Ahameniş İmparatorluğu ile yaptığı savaşta yenilmiş ve başkent Sardes ele geçirilerek bu dönem sona ermiştir.
Helenistik, Roma ve Bizans Dönemleri
Büyük İskender'in Asya seferi sırasında, MÖ 334-333 yıllarında Manisa'nın da içinde olduğu Batı Anadolu bölgesi Makedon Krallığı topraklarına katılmıştır. İskender'in MÖ 323 yılında ölümünden sonra generalleri tarafından idare edilen Manisa, MÖ 301 yılındaki İpsos Savaşı sonrasında Lysimakhos'un, onun MÖ 281'deki vefatıyla da Seleukos İmparatorluğu'na geçmiştir. MÖ 190 yılındaki Magnesia Savaşı sonrasında Roma topraklarına katılan şehir, müttefikleri Pergamon Krallığı'na bırakılmış ve bu dönemde II. Attalos tarafından Philadelphia kurulmuştur. MÖ 133 yılında III. Attalos'un vasiyeti üzerine doğrudan Roma hâkimiyetine geçen Manisa, MS 395'te Roma'nın ikiye bölünmesiyle Bizans topraklarında kalmıştır. Bizans döneminde piskoposluk merkezi olan kentte Sardes, Philadelphia ve Thyateira önemli konumlara sahip olmuştur. Latinlerin Konstantinopolis'i işgali sırasında İznik İmparatoru III. İoannis'in hükümdarlığının büyük kısmında Manisa'da yaşaması, şehrin ve çevresinin büyük gelişme göstermesini sağlamıştır.
Saruhanoğulları Beyliği ve Osmanlı Dönemi
1071 Malazgirt Meydan Muharebesi sonrasında Türk akınlarına sahne olan Manisa, Selçuklu komutanı Çaka Bey tarafından denetim altına alınmışsa da Dorileon Muharebesi (1097) sonrasında yeniden Bizans egemenliğine geçmiştir. Anadolu Selçuklu Devleti'nin dağılmasıyla başlayan Anadolu Beylikleri döneminde, 14. yüzyıl başlarında Saruhan Bey tarafından kurulan Saruhanoğulları Beyliği, 1313 yılında Manisa'yı ele geçirerek başkent yapmıştır. Donanma sayesinde ekonomik gücünü artıran beylik döneminde cami, medrese ve kütüphaneler inşa edilmiştir. 1366/67 yılında yapılan Manisa Ulu Cami, Saruhanlılar döneminden günümüze ulaşan en önemli eserdir.
Yıldırım Bayezid'in 1390 yılındaki Anadolu birliği harekâtı esnasında barış yoluyla Osmanlı'ya teslim edilen Manisa'nın doğu kesimlerinin idaresi Hızırşah'a bırakılmış ve şehir şehzade Ertuğrul'un idaresine verilmiştir. Ankara Muharebesi'ndeki yenilgi sonrası bir süre Orhan Bey ve ardından yeniden Hızırşah yönetimine geçen bölge, I. Mehmed'in 1405-1406 yıllarındaki harekâtında Hızırşah'ın öldürülmesi ve kardeşi Orhan Bey'in 1412 yılındaki ölümüyle kesin olarak Osmanlı Devleti topraklarına katılmıştır.