Labranda Antik Kenti (Labraunda, Lambraunda veya Labraynda), Muğla'nın Milas ilçesine bağlı Ortaköy mahallesinin yaklaşık 5 kilometre batısında, Karya bölgesinin dağlık alanında konumlanan son derece önemli bir arkeolojik sit alanıdır. Antik çağlarda hem Karyalılar hem de Misyalılar tarafından kutsal kabul edilen bu özel yerleşim, kutsal çınar ağaçları arasında, Latmos tepesinin güney eteklerinde kurulmuştur. Milas'tan başlayan 15 kilometrelik antik kutsal yolla ulaşılan ve 750 metre yükseklikte bir dağ eteğine inşa edilmiş olan bu antik kent, zengin tarihi kalıntılarıyla dikkat çekmektedir.
Labranda'nın Tarihsel Derinliği ve Hekatomnos Hanedanı
Karya'nın en önemli antik yerleşimlerinden biri olan Labranda'nın en erken inşa izleri M.Ö. 3000 - M.Ö. 2500 civarına, yani Tunç Çağı'na kadar uzanmaktadır. Bu kutsal alan, Pers Karya'sının satrapı (ve sanal kralı) olan Maussolos (M.Ö. 377-352 civarı) ve halefi olan kardeşi İdrieus'un Hekatomnos hanedanı tarafından Helenistik tarzda zenginleştirilmiştir. Hanedanın atalarının kutsal tapınağı olan Labranda, Karya'nın hızla Helenleştiği M.Ö. 4. yüzyılda büyük bir refah dönemine ulaşmıştır. Yerleşimde Helenistik döneme ait ev ve sokak kalıntıları ile çok sayıda tarihi yazıt günümüzde de izlenebilmektedir.
Zeus Labraundos Tapınağı ve Kutsal Hac Merkezi
Labranda, antik dönemde Karya bölgesinin en önemli kült ve inanç merkezlerinden biri olarak kabul edilmekteydi. Pers Valisi Maussolos tarafından Tanrı Zeus'a adandığı sanılan ve içerisinde görkemli Zeus Labraundos Tapınağı'nı barındıran bu alan, Karyalılar için kutsal bir hac merkezi işlevi görmüştür. Dağ eteğinde üç ayrı bölgede gerçekleştirilen kazılar, kentin belirli dönemlerde imar faaliyetleriyle geliştirildiğini göstermektedir. Harabelerin zengin ve ihtişamlı görüntüsü, geçmişten günümüze pek çok araştırmacının ve bilim insanının ilgisini çekmiştir.
Labranda Ören Yeri ve Mimari Yapılar
1948 yılından günümüze dek sürdürülen bilimsel arkeolojik kazılar, kentin kutsal ve idari mimarisini gün yüzüne çıkarmıştır. Labranda ören yerini ziyaret edenlerin görebileceği başlıca tarihi yapılar arasında Zeus Tapınağı, Andron A, Açık Kült alanı, Batı Stoa, Güney Propylon, Anıt Mezar, Güney Hamam, Doğu Kilise, Kuzey Stoa, Doğu Propylon ve Doğu Hamam yer almaktadır. Tunç Çağı'ndan başlayarak M.S. 13. yüzyıla kadar kesintisiz yerleşim gören bu eşsiz arkeolojik alan, antik dönemin izlerini sürmek isteyen seyahat tutkunları için vazgeçilmez bir duraktır.