Doğanın Büyüleyici Buluşma Noktası: Kuşcenneti Millî Parkı
Marmara Bölgesi’nin en değerli ekolojik hazinelerinden biri olan Kuşcenneti Millî Parkı, Balıkesir ili sınırları içinde, Manyas Gölü’nün (Kuşgölü) kuzeydoğu kıyısında yer almaktadır. Türkiye'nin yüzölçümü bakımından en küçük ancak barındırdığı yaban hayatı çeşitliliği açısından en zengin millî parklarından biri olan bu benzersiz alan, uluslararası düzeyde büyük bir öneme sahiptir. Zengin kuş varlığı ve başarılı koruma uygulamaları sayesinde 1975 yılında Avrupa Konseyi tarafından prestijli A Sınıfı Avrupa Diploması ile ödüllendirilmiş ve bu unvanı günümüze kadar korumayı başarmıştır.
Bilimsel Keşiften Doğa Mirasına Uzanan Tarih
Bu doğa harikasının bilim dünyasına ve turizme kazandırılması, 1939 yılında İstanbul Üniversitesi Zooloji Kürsüsü Başkanı Prof. Dr. Curt Kosswig ve eşi Leonore Kosswig’in burayı keşfetmesiyle başlamıştır. Kosswig'in büyülenerek "Kuşcenneti" adını verdiği bölge, kısa sürede doğaseverlerin odak noktası haline gelmiş ve 1952 yılında kurulan inceleme istasyonuyla bilimsel çalışmalara ev sahipliği yapmıştır. Takvimler 1959 yılını gösterdiğinde ise alan resmen millî park ilan edilerek koruma altına alınmıştır.
Eşsiz Bir Biyoçeşitlilik ve Yaban Hayatı
Manyas Kuşcenneti, göçmen kuşların dünya üzerindeki en önemli duraklama ve üreme noktalarından biridir. Parkta bugüne kadar tespit edilen 266 kuş türünden 64'ü her yıl düzenli olarak burada kuluçkaya yatmaktadır. Tepeli pelikan, küçük karabatak, küçük akbalıkçıl, gece balıkçılı ve sumru gibi türler için hayati bir üreme alanı olan park, aynı zamanda küresel ölçekte nesli tehlike altında olan ve dünya üzerinde sadece bu gölde yaşayan Cobitis puncticulata balığına da ev sahipliği yapmaktadır. Göldeki tatlı su ıstakozu (kerevit) ve çeşitli tatlı su balıkları da ekosistemin zenginliğini tamamlamaktadır.
Ulaşım ve Ziyaretçiler İçin Önemli İpuçları
Doğayla baş başa kalmak ve kuş gözlem kulelerinden bu muhteşem göç şölenini izlemek isteyenler için ulaşım son derece kolaydır. Bandırma ile Balıkesir karayolunun 15. kilometresinden güneye ayrılan 3 kilometrelik asfalt bir yolla millî parka konforlu bir şekilde ulaşılabilmektedir. Her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlayan bu doğa cennetini özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında, göç hareketliliğinin en yoğun olduğu dönemlerde ziyaret etmeniz önerilir.