Kurban Höyük, Atatürk Baraj Gölü suları altında kalmadan önce, Şanlıurfa il merkezinin 60 km kuzey-kuzeybatısında, Bozova İlçesi'nin Cümcüme Köyü'nün 2 km batısında, Fırat Nehri kıyısında yer alan bir höyüktü. Nehrin güney kıyısındaki 1,5 km genişlikteki alçak bir teras üzerine kurulmuş olan yerleşim, semer biçimindeki oldukça alçak iki tepeden oluşmaktaydı. Güney taraftaki tepe 250 x 180 metre boyutlarında ve ovadan 10 metre yüksekliktedir. Kuzeydeki höyük ise 170 x 120 metre boyutlarında ve 4 metre yüksekliktedir. Toplam olarak 6 hektarlık bir alana yayılmış olan yerleşimin 3 hektarlık bölümünde kazı çalışmaları yürütülmüştür.
Arkeolojik Kazılar
Höyük ilk kez Doç. Dr. Ümit Serdaroğlu'nun Aşağı Fırat Havzası'nda yaptığı yüzey araştırmalarında 1975 yılında saptanmıştır. Daha sonra 1977 yılında Prof. Dr. Mehmet Özdoğan başkanlığında bölgede yüzey toplamaları yapılmıştır. Höyükteki kazı çalışmaları ise Atatürk Baraj Gölü altında kalacak olan arkeolojik yerleşmeleri kurtarma projesi çerçevesinde 1980-1984 yılları arasında Chicago Üniversitesi Doğu Bilimleri Enstitüsü'nden L. Marfoe başkanlığında gerçekleştirilmiştir. Kazılar geniş bir alanda yapılmış ve üç sondajda ana toprağa ulaşılmıştır. Bu çalışmalarla Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki diğer yerleşmelerin tarihlenmesinde anahtar rol oynayacak veriler toplanmıştır.
Tabakalanma ve Dönemler
Kazılarda sekiz ana dönem saptanmıştır. En eski yerleşim güney höyükteki Orta ve Geç Halaf Dönemi'dir (VIII. dönem). Bu höyük Halaf sonrasında, Geç Kalkolitik Çağ'a kadar, yani Orta Kalkolitik'teki Obeyd döneminde (VII. dönem) iskan edilmemiştir. Çok az sayıdaki Neolitik Çağ çanak çömleği güneydeki höyüğün ortalarında neolitik bir yerleşim olduğunu gösterse de kazılan alanlarda bu yerleşmeye rastlanılmamıştır. Halaf yerleşmesinin üzerindeki kültür tabakası Kuzey Obeyd Kültürü ile çağdaştır. Höyüğün tabakalanması eskiden yeniye sırasıyla; Halaf Dönemi, Obeyd Dönemi, Geç Kalkolitik Çağ, Erken Tunç Çağı başları, Erken Tunç Çağı orta ve sonları, Erken/Orta Tunç Çağı geçişi, MS 9.-10. yüzyıl Abbasiler ve MS 12. - 12. yüzyıllar Orta Çağ yerleşimlerinden oluşmaktadır.
Buluntular
Beş evreli Halaf yerleşiminin en iyi korunmuş olan mimari kalıntısı, iç çapı 2,6 metre olan dairesel planlı (tolos) yapıdır. Kerpiç tuğladan inşa edilmiş olan duvarlar 1,5 metre kalınlıktadır. Dikdörtgen ekiyle ve 3,2 metrelik iç çapıyla birlikte tam bir Halaf yapısı (dromoslu tolos) 5. evrede açığa çıkarılmıştır. Orta Kalkolitik olarak değerlendirilen Obeyd yerleşimi çanak çömleği yerel özellikler gösteren kaba, saman ve taşçık katkılı mallardan oluşur. Geç Kalkolitik Çağ çanak çömleğinde ise Uruk yayılımı ile bağlantılı devrik ağızlılar gibi tipik Uruk malları ağırlıkta olup, az sayıda Karaz malı da rapor edilmiştir. Kazılarda Halaf Dönemi'yle ilişkilendirilen 40 yaşlarında Akdeniz ırkından bir kadın iskeleti ile Geç Kalkolitik yerleşmede bulundukları yere atılmış ya da düşmüş halde 25-30 yaşlarında bir kadın ve 20-22 yaşlarında bir erkek iskeleti bulunmuştur. Geç Kalkolitik sonuna kadar ele geçen hayvan kemikleri arasında en çok domuz kemiği saptanmıştır.