Kula-Salihli Jeoparkı (Kula Volkanik Jeoparkı veya Kula Jeoparkı), Türkiye'nin Manisa iline bağlı Kula ve Salihli ilçeleri sınırları içinde yer alan ve jeolojik mirası koruma altına alınmış bir jeoparktır. 2015 yılında UNESCO Küresel Jeopark Ağı tarafından "UNESCO Küresel Jeoparkı" olarak tanınmış olan bölge, Türkiye'nin bu statüye sahip tek jeoparkı olma özelliğini taşımaktadır. Jeopark sahası, Paleozoik yaşlı metamorfik kayaçlardan prehistorik volkanik püskürmelere dek yer kürenin 200 milyon yıllık geçmişine ışık tutan zengin bir jeolojik çeşitliliğe sahiptir.
Jeolojik Konum ve Volkanik Oluşum Evreleri
Batı Anadolu Alp-Himalaya dağ oluşum kuşağı içinde yer alan jeopark sahasının oluşumunda tektonik faaliyetler geniş yer tutmaktadır. Anadolu Levhası'nın batıya doğru hareketi sonucu oluşan genişlemelerle yerkabuğunun parçalanması, 300 km² alanda rift volkanizmasını meydana getirmiştir. Bölgedeki Kuvaterner yaşlı Kula Volkanizması üç ana evrede gerçekleşmiştir. Kabaca bir milyon yıl önce başlayan birinci evre bazalt akıntıları Burgaz Volkanitleri olarak bilinir. İkinci evre ise Elekçi Tepe Volkanitleri olarak adlandırılmıştır. Üçüncü ve son evre ise tarihsel dönemlere kadar devam eden en genç volkanik ürünlerin bulunduğu Divlit Tepe Volkanitleri'dir. Bu en yeni aşamaya ait volkanik konilerden yalnızca üçü (Kula devlit, Kara devlit ve Kaplan devliti) dikliklerini ve tazeliklerini korumuş durumdadır.
Antik Dönemden Günümüze Tarihçesi ve Doğal Miras
Kula-Salihli Jeoparkı, sahip olduğu doğal ve jeolojik zenginlikler nedeniyle antik dönemlerden itibaren araştırmacıların ilgisini çekmiştir. Antik coğrafyacı Strabon, "Coğrafya" adlı eserinde bu bölgeyi "Katakekaumene" (Yanık Ülke) şeklinde tanımlamıştır. Modern dönemlerde ise Keppel (1830), Hamilton ve Strickland (1841) ile Texier (1862) gibi seyyahlar sahada çalışmalar yürütmüştür. Jeopark sınırları içinde peribacalarından karstik mağaralara, kanyonlardan volkan konilerine ve prehistorik insan ayak izlerine kadar ulusal ve uluslararası düzeyde bilimsel değer taşıyan pek çok doğal unsur yer almaktadır. Üstün nitelikli jeolojik mirasın yanı sıra Kula, çok iyi korunmuş Osmanlı kent mimarisiyle de zengin bir tarihi ve kültürel mirasa sahiptir.
Jeoparkın Tescil Süreci ve Turizm Altyapısı
Kula'nın jeopark ilan edilme süreci, 2011 yılında Kula Belediyesi himayesinde ve Jeopark uzmanı Dr. Erdal Gümüş koordinatörlüğünde hayata geçirilen "Kula Volkanik Jeoparkı Avrupa Jeoparklar Ağı Başvuru Eylem Planı 2012" inisiyatifiyle resmiyet kazanmıştır. Bu çalışmalar neticesinde Haziran 2013'te Türkiye'nin ilk Jeopark Ziyaretçi Merkezi ve yürüyüş rotası hizmete girmiştir. Temmuz 2013'te Celal Bayar Üniversitesi ve Kula Belediyesi işbirliğiyle Jeopark Araştırma ve Uygulama Merkezi (JARUM) kurulmuş, nihayet Eylül 2013'te İtalya'da düzenlenen törenle Kula Volkanik Jeoparkı Türkiye'nin ve Avrupa'nın ilk UNESCO Jeoparkı ilan edilmiştir.