Kozyatağı'nın Tarihçesi ve İsim Kökeni
İstanbul'un Kadıköy ilçesine bağlı olan Kozyatağı, 1970'li yıllara kadar çoğunlukla tarımsal amaçlarla kullanılan sakin bir kırsal alan olarak varlığını sürdürmüştür. Geçmişte havasının temizliğiyle ünlenen bu bölgenin adı, yörede bir zamanlar bol miktarda bulunduğu söylenen ceviz ağaçlarından (eski dilde koz ceviz anlamına gelmektedir) gelmektedir. Erenköy gibi çevre yerleşimler gibi uzun süre bağlar, bahçeler ve bostanlarla kaplı olan bu verimli tarım arazisinin varlığı, 1776 yılına tarihlenen Kauffer Haritası üzerinde de açıkça görülmektedir. 19. yüzyılın ikinci yarısında demiryolu hatları boyunca yeni yerleşimler belirip köşkler inşa edilirken dahi, Kozyatağı demiryoluna olan uzaklığı ve oldukça iç kısımda yer alması sayesinde tarım arazisi ve çayırlık özelliğini büyük ölçüde korumayı başarmıştır.
Osmanlı Dönemi Yapıları ve İlk Yerleşim Nüvesi
Kozyatağı'nda ilk yerleşik hareketlilik 19. yüzyılın sonlarında, Erenköy-Bağlarbaşı yolu ile Şakacı Sokağı'nın Şemsettin Günaltay Caddesi ile birleştiği noktada basit bir çarşı ve küçük bir yerleşim nüvesinin kurulmasıyla başlamıştır. Bu dönemde, 1895 yılında Şeyh Süleyman Halim Efendi tarafından bölgeye bir cami inşa ettirilmiştir. Mahallede tek tük de olsa köşkler inşa edilmeye başlanmış ve dönemin önde gelen yöneticileri buraya yerleşmiştir. Hassa Mirlivası Seyyid Paşa 1863 ya da 1864 yılında İçerenköy-Kozyatağı-Sahrayıcedit yolu üzerinde bir çeşme yaptırmış; II. Abdülhamid dönemi maliye nazırlarından Ahmed Reşad Paşa ise 1902 yılında başka bir çeşmeyi semte kazandırmıştır. Dahiliye Nazırı Memduh Paşa köşk yaptırarak buraya yerleşirken, 1897 Türk-Yunan Savaşı'nın Dömeke kahramanı Gazi Ethem Paşa da mahalleye yerleşen ünlü şahsiyetlerden biri olmuştur. Bugün semtte Gazi Ethem Paşa'nın kendi adını ve Dömeke adını taşıyan iki sokak bulunmaktadır. Kuzey kesiminde yer alan Nadir Ağa Çiftliği arazisinin bir kısmında ise günümüzde Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi hizmet vermektedir.
Cumhuriyet Dönemi Gelişimi ve Modern Dönüşüm
Kozyatağı, 1906 yılında 150 hektarlık bir alanda bağımsız bir mahalle statüsü kazanmış ve ilk muhtarı Süleyman Efendi Camii İmamı Hafız Hasan Naci Efendi olmuştur. Şehremaneti Kadıköy Dairesi Başkanı Celal Esad Arseven'in 1913 tarihli çalışmasına göre, o tarihlerde mahallede 567'si erkek, 470'i kadın olmak üzere toplam 1.037 kişi yaşamakta olup 317 hane ile 20 dükkan bulunmaktadır. 1910 yılındaki sağlık taramasında Kadıköy genelinde bulaşıcı hastalığa rastlanmayan tek mahalle olarak kayıtlara geçen Kozyatağı, 1970'lere kadar oldukça durağan bir mekansal yapı sergilemiştir. Ancak 1973 yılında Boğaziçi Köprüsü ve çevre yollarının hizmete girmesi, ardından 1972 tarihli Erenköy-Bostancı Bölgeleme İmar Planı ile imar yoğunluğunun artırılmasıyla bölge hızlı bir dönüşüm sürecine girmiştir. Yüksek katlı apartmanlar ve toplu konut siteleriyle modern bir çehre kazanan mahalle, 1989 yılında Kozyatağı Kavşağı ve çevreyolu bağlantısının açılmasıyla Anadolu Yakası'nın en önemli ulaşım, ofis ve ticari merkezlerinden biri haline gelmiştir.
Sosyal Yaşam, Ulaşım ve Eğitim Olanakları
Kozyatağı, 1991 yılına kadar günümüzdeki 19 Mayıs Mahallesi'ni de kapsayan geniş bir sınıra sahipken, hızlı nüfus artışı nedeniyle ikiye bölünmüştür. Günümüzde bünyesinde barındırdığı 3 ilköğretim okulu (Kozyatağı Şükran Karabelli İlkokulu, İlhami Ertem Ortaokulu, Hakkı Değer Ortaokulu), bir özel eğitim kurumu ve Mehmet Çavuş Modern Merkez Camisi ile Hacı İsmail Kurt Camisi gibi ibadethaneleriyle tam teşekküllü bir yaşam alanıdır. Ayrıca Türkiye'nin ilk afet eğitim parkı olma özelliğini taşıyan Kadıköy Belediyesi Afet Eğitim ve Bilinçlendirme Parkı da bu mahallede yer almaktadır. Ulaşım açısından son derece stratejik bir konumda bulunan semte, Kadıköy - Kartal Metro Hattı'nın Yenisahra ile Bostancı durakları arasında yer alan Kozyatağı İstasyonu ve Bostancı - Parseller Metro Hattı istasyonu ile kolaylıkla erişim sağlanabilmektedir.