Konstantinopolis Kuşatması'nın Nedeni ve Başlangıcı
Konstantinopolis Kuşatması (1391), V. İoannis'in ölümünün ardından Bursa'da rehin tutulan oğlu Manuil'in Osmanlı Devleti'nden izin almadan Konstantinopolis'e gitmesi ve II. Manuil unvanıyla taç giymesi üzerine başlamıştır. Bu duruma tepki gösteren Osmanlı Padişahı I. Bayezid; vergilerin artırılmasını, başkentte Türkler için bir mahalle oluşturulup cami inşa edilmesini ve şehirdeki Türklerin davalarına kadıların bakmasını talep etmiştir. Manuil'in bu şartları reddetmesi üzerine, Çandarlı Ali Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu şehir önlerine gelerek kuşatmayı başlatmıştır.
Kuşatma Süreci ve Sonuçlanması
Kuşatmanın yedinci ayında, şehirde baş gösteren iaşe ve gıda sorunları nedeniyle Bizans İmparatoru II. Manuil, Osmanlı Devleti'nin taleplerini kabul etmek zorunda kalmıştır. Diğer taraftan, Macar ordusunun Osmanlı topraklarına girmesi sebebiyle Osmanlılar da kuşatmayı daha fazla sürdürmeme kararı almıştır. Varılan bu anlaşma neticesinde 1391 yılındaki aktif kuşatma kaldırılmıştır.
Kuşatma Sonrası Abluka ve Diğer Girişimler
Aktif kuşatmanın kaldırılmasına rağmen Osmanlılar, şehir surlarının dışındaki arazileri ele geçirmiş, şehir dışında bir garnizon bırakarak ablukayı devam ettirmiş ve şehre giriş-çıkışları kontrol altında tutmuştur. Osmanlı ordusu, Macarlar ile olan sorunlarını çözüme kavuşturduktan sonra 1394-1396 yılları arasında şehri yeniden kuşatmıştır.
Kuşatmanın Süresine Dair Tarihsel Görüşler
1391 yılında aktif kuşatma kaldırılsa da ablukanın sürdürülmesi sebebiyle bazı Osmanlı tarihçileri, bu süreci iki farklı kuşatma olarak değil, şiddeti dönem dönem azalıp artan 1391-1396 yılları arasındaki tek bir kuşatma dönemi olarak kabul eder. Bazı tarihçiler ise 1397'de başlayan üçüncü kuşatmayı da dahil ederek 1391-1402 yılları arasında tek bir büyük kuşatma olduğunu savunmaktadır.