Kocaköy, Diyarbakır ilinin kuzeyinde, şehir merkezine yaklaşık 70 kilometre mesafede konumlanmış tarihi ve coğrafi önemi yüksek bir ilçedir. Ortalama 969 metre deniz seviyesi yüksekliğine (rakım) ve 248 km² yüzölçümüne sahip olan ilçe toprakları, Ambar Çayı tarafından sulanmaktadır. Verimli arazileriyle tarım ve hayvancılığa elverişli olan bölgede, özellikle nar bahçelerinde yetişen narlar halkın en temel geçim kaynaklarından biridir. Bunun yanı sıra tütün ve pamuk tarımı, bahçe ziraatı ve küçükbaş hayvancılık da bölgedeki diğer önemli ekonomik faaliyetler arasında yer almaktadır.
Kocaköy'ün Tarihçesi ve İdari Gelişimi
Bölgenin tarihi kayıtlarına bakıldığında, Kocaköy isminin 1869 ve 1915 yılı belgelerinde Karas ya da Karaz olarak geçtiği görülmektedir. Tarih boyunca önemli bir yerleşim yeri olan Kocaköy, 22 Temmuz 1975'te belediye statüsü alarak beldeye dönüşmüştür. Sonrasında ise 20 Mayıs 1990 tarih ve 20523 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kanunla ilçe statüsüne kavuşarak Diyarbakır'ın idari bir parçası haline gelmiştir.
7000 Yıllık Arkeolojik Kalıntılar ve Mağaralar
İlçe sınırları, binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini günümüze taşıyan zengin tarihi kalıntılara ev sahipliği yapmaktadır. Kocaköy'ün batısında yer alan Diyarê Mâlan mevkiinde yapılan araştırmalar, bölgede 7000 yıllık harabelerin ve kalıntıların varlığını ortaya koymaktadır. İlçenin hem doğusunda hem de batısında bulunan tarihi Karaz mağaraları ile çevre köylerdeki çok sayıdaki doğal mağara, bölgenin çok eski çağlardan beri bir yerleşim alanı olduğunu kanıtlamaktadır.
Antik Höyükler, Kaya Mezarları ve İnanç Turizmi
Kocaköy ve çevresi, antik döneme ait anıtsal yapılarla doludur. Ambar vadisinde yer alan kaya mezarları ve Ambar köyünde bulunan höyükler; Asur, Hitit ve Urartu dönemlerinden kalma tarihi mirasın en somut örneklerindendir. Ayrıca Gırê Haci mevkii, Harem mahallesi, Çaytepe ve Suçıktı köylerinde de antik höyükler tespit edilmiştir. Bölgenin manevi değerleri açısından da büyük önem taşıyan Tepecik ve Bozbağlar köyleri arasındaki Zıbedi mevkiinde ise tam 33 adet sahabe mezarı bulunmakta ve bu yönüyle bölge inanç tarihi açısından da dikkat çekmektedir.