Babaeski Fatih Camii Tarihçesi ve Önemi
Fatih Camii (halk arasındaki adlarıyla Eski Cami veya Küçük Cami), Kırklareli ilinin Babaeski ilçesi sınırları içerisinde yer alan köklü bir Osmanlı dönemi ibadethanesidir. Yapının giriş kapısı üzerinde yer alan iki satırlık Osmanlıca inşa kitabesine göre Hicri 871 (Miladi 1467) yılında, Fatih Sultan Mehmed'in emriyle inşa edilmiştir. Kitabenin transkripsiyonu şu şekildedir: "Buniye hâzâ'l-mescid (el-mübarek ?) bi emri's-Sultân Muhammed bin Murâd Hân Hullide Zamânuhu Fi'l-'İşrîn min Şevval li-seneti ihdâ ve seb 'ine ve şemâne mie hicriyye (871-H.)". Yapı, taşıdığı tarihi ve kültürel değer dolayısıyla 08.04.1988 tarihli ve 7 sayılı karar ile tescil edilerek koruma altına alınmıştır.
Kuruluş Efsanesi: Eskici Baba Rivayeti
Caminin inşasına ve ilçenin ismine dair asırlardır anlatılan köklü bir rivayet mevcuttur. Efsaneye göre, İstanbul'u fethetmek üzere sefere çıkan Fatih Sultan Mehmed'in yolu bu bölgeden geçer. Padişah, yol üstünde Eskici Baba adında yaşlı ve bilge bir zat ile karşılaşarak sohbet eder. Bu ihtiyar adamın bilgeliğinden ve samimiyetinden çok etkilenen Fatih Sultan Mehmed, kasabanın adının "Babaeski" olmasını buyurur ve buraya bir mescit yapılmasını emreder. Günümüzde caminin hemen önünde tarihi Dört Yüzlü Çeşme ile Babaeski Hamamı yer almaktadır.
Mimari Yapısı ve Tasarım Detayları
Mimari açıdan dikdörtgen plan şemasına sahip olan Fatih Camii, tuğla hatıllı düzgün kesme taş malzemeler kullanılarak inşa edilmiştir. Yapının üzeri günümüzde marsilya kiremit kaplı ahşap kırma çatı ile örtülüdür. Ancak mimarlık tarihçileri, caminin özgün durumunda kubbeli olarak inşa edilmiş olabileceğini de öngörmektedir. Cephelerinde iki sıra halinde dizilmiş dairesel kemerli pencereler bulunan yapının güneybatı cephesine bitişik olan kare tabanlı minaresi tek şerefelidir ve yine düzgün kesme taş malzeme kullanılarak yapılmıştır.
Geçirdiği Onarımlar ve Günümüzdeki Durumu
Tarihi süreç içinde çeşitli değişikliklere maruz kalan Fatih Camii, iç süslemelerinden anlaşıldığı üzere 18. ve 19. yüzyıllarda önemli tamiratlar görmüştür. Caminin minaresi bilinmeyen bir tarihte şerefe kısmından yukarısı yıkıldığı için ahşap malzeme ile onarılmış, muhtemelen 1970'li yıllarda ise tekrar taş malzeme kullanılarak yenilenmiştir. Ayrıca minarenin özgün camide mevcut olmadığı, daha sonraki bir tarihte camiden bağımsız olacak şekilde inşa edildiği de öne sürülen görüşler arasındadır. 1971 yılındaki kayıtlarda ahşap malzemeden yapıldığı ve kiremit kaplı kırma çatılı olduğu belirtilen son cemaat yeri, sonraki yıllarda betonarme olarak yenilenmiş; kapı ve pencere doğramaları ise PVC malzeme ile değiştirilmiştir. Tarihi atmosferini koruyan mabet, günümüzde de aktif olarak ibadete açık durumdadır.