Tarihin ve Doğanın Kesiştiği Kadim Kent: Kemaliye
Eski adıyla Eğin olarak bilinen Kemaliye, Doğu Anadolu Bölgesi'nin kuzeybatı sınırında ve Erzincan ilinin güneybatısında, Munzur Dağlarının batısında kalan Karasu vadisinde kurulu bir yerleşimdir. Yerleşim merkezi göl kıyısında 845 metreden başlamakta ve yamaç boyunca 1000-1100 metrelere kadar yükselmektedir. İlçe merkezinin deniz seviyesinden ortalama yüksekliği ise 944 metredir. M.Ö. II. binyıla uzanan tarihi boyunca Asur, Grek-Pers, Roma-Bizans hâkimiyetlerinde kalan bölgeye Türk boyları ilk kez 1058 yılında yerleşmiştir. Anadolu Selçuklu Devleti, İlhanlı Devleti ve Akkoyunlular egemenliklerinin ardından Osmanlı Padişahı Çelebi Mehmed zamanında Osmanlı topraklarına katılan Kemaliye, o dönemden itibaren zengin tarihi ve çok kültürlü mirasıyla dikkat çekmektedir.
Kaya Merdivenli Sokaklar ve Muhteşem Taş Evler
1895 yılında İngiliz coğrafyacı Charles William Wilson tarafından "çok dik ve yüksek kayalardan oluşan bir tiyatroya asılı duran canlı ve ilginç bir kasaba" olarak tarif edilen Kemaliye, benzersiz mimari dokusuyla tanınır. Kasabanın tepesinde yükselen gür bir pınar çevresindeki gür bitki örtüsünü beslerken, sokakları ise kaya merdivenlerden oluşmaktadır. Teraslı bahçeler ve meyve bahçeleri arasında yükselen taş evleri, Anadolu'nun en iyi mimari örnekleri arasında yer alır. Fırat Nehri'nin rotası üzerinde yer alan kasaba, üzerinden aşıyormuş gibi görünen ve yüksekliği yaklaşık 1219 metreyi (4000 fit) bulan görkemli kireçtaşı uçurumları ve dar yarıklarıyla olağanüstü doğal manzaralara sahiptir.
Zengin El Sanatları, Kültürel Yaşam ve Gurbet Manileri
Tarihsel süreçte Kemaliye'de halk tarım ve hayvancılıkla uğraşmış; yemenicilik, halıcılık, ev yapıcılığı ve taş duvar ustalığı gibi meslekler bölgede büyük gelişme göstermiştir. El tezgâhlarında dokunan meşhur "manusa kumaşı", sarı sahtiyari (boyanmış ve cilalanmış deri), boya, halı ve ipek önemli ihraç ürünleri arasında yer almıştır. Coğrafi yapının dağınık ve tarıma elverişsiz olması nedeniyle erkeklerin iş aramak amacıyla İstanbul ve diğer şehirlere gurbete gitmesi, buradaki sosyal hayatı derinden etkilemiş ve hasret kokan ünlü Eğin Manileri'nin doğmasına neden olmuştur. Türk halk edebiyatında "Eğin Ela Gözlüsü" olarak da bilinen bu 11'li hece ölçüsündeki maniler, geride kalan gelinlerin sıladaki eşlerine duyduğu özlemi en samimi şekilde dile getirmektedir.
Ulaşım, İdari Geçmiş ve Günümüzdeki Konumu
Kemaliye, coğrafi konumu itibarıyla Erzincan, Elazığ ve Malatya illeri arasında doğal ve beşerî özellikleriyle bir geçiş sahası niteliğindedir. Ulaşım yolları açısından Erzincan il merkezine 152 km, Elazığ'a 144 km ve Malatya'ya 185 km mesafede bulunmaktadır. Geçmişte Diyarbekir ve Sivas eyaletlerine bağlı bir kaza iken 1878'de Mamuratülaziz Vilayeti'nin Elaziz Sancağı'na bağlanmış; 1926'ya kadar Elazığ'a, 1926-1938 arasında Malatya'ya, 1938 sonrasında ise kanunla Erzincan'a bağlanmıştır. Kurtuluş Savaşı döneminde Mustafa Kemal Atatürk'e gösterdikleri bağlılık vesilesiyle kasabanın adı 21 Ekim 1922'de alınan kararnameyle Kemaliye olarak değiştirilmiştir. İlçe, kendine has kimliği, korunmuş geleneksel taş mimarisi ve büyüleyici coğrafyasıyla Türkiye'nin en seçkin seyahat rotalarından biridir.