Türkiye'nin en büyük doğal mağaralarından biri olan Karain Mağarası, denizden 430-450 metre yükseklikte yer almaktadır. Antalya il merkezinin kuzeybatısında, Antalya'ya 27 km uzaklıkta bulunan Yağca mahallesi sınırları içinde konumlanan bu doğa harikası, eski Antalya-Burdur kara yoluna da 5-6 km mesafededir. Çam (Katran) Dağı'nın kalkerli dik yamaçlarında bulunan Çadır Tepesi içine karstik olaylarla doğal bir şekilde oyularak oluşan mağara, Kretase yaşında 2. zamana ait kalkerler içinde bulunur. Ziyaretçiler için ulaşım, Antalya-Burdur kara yolunun 13. kilometresindeki Karain işaret levhasından sola dönülerek Karain Mağarası yoluna girilerek sağlanmaktadır.
Doğal Oluşumu, Keşif Tarihi ve Koruma Çalışmaları
Karain Mağarası, karstik süreçlerin doğal bir sonucu olarak meydana gelmiştir. İlk kez 1946 yılında Kılıç Kökten tarafından keşfedilen mağara üzerinde yapılan incelemeler, buranın ince dehlizlerle üç kayanın birleşimi sonucunda ortaya çıktığını göstermiştir. Doğal ve kültürel özellikleri dolayısıyla karma sit olarak Dünya Mirası listesine önerilen mağara, 1997 yılında 1. derecede arkeolojik doğal sit alanı ilan edilmiştir. İç bölümlerinde yarasaların yaşadığına dair izler bulunan mağarada günümüzde de kazı çalışmaları aktif olarak devam etmektedir.
Tarih Öncesi Çağlardan Klasik Döneme Kesintisiz İskan
Anadolu ve Yakın Doğu tarihi açısından son derece önemli bir paleolitik merkez olan Karain Mağarası, Türkiye'nin içinde insan yaşamış en büyük mağarası olma unvanına sahiptir. Yapılan kazılar, bölgenin günümüzden 200-150 bin yıl kadar önce de bir yerleşim merkezi olarak kullanıldığını göstermektedir. Mağara; paleolitik, neolitik, kalkolitik, eski tunç gibi protohistorik çağlarda ve klasik çağda insanlar tarafından sürekli bir biçimde iskan edilmiştir. Yeryüzündeki paleolitik mağaraların büyük çoğunluğu sadece tek bir dönemi temsil ederken, Karain Mağarası alt, orta ve üst olarak kesintisiz bir katmanlaşma göstermesiyle öne çıkmaktadır. Bu katmanlardan elde edilen veriler, özellikle Avrupa ve Yakın Doğu arasındaki bağlantılar ve göç yolları hakkında önemli fikirler vermektedir. Klasik dönemlerdeki kullanımı daha çok bir adak mağarası (tapınak) niteliğinde olup, mağara alnı ve dış duvarları üzerinde Grekçe kitabeler ve nişler bulunmaktadır.
Eşsiz Arkeolojik Bulgular ve Tarihi Kemik Aletler
Karain Mağarası'ndaki kazılarda, Anadolu'da bilinen en eski insan kalıntılarının yanı sıra Anadolu sanatının ilk örnekleri olan taşınabilir sanat ürünleri de ele geçirilmiştir. Mağaranın E gözü kazılarında, 400.000 yıldan daha eski olan VI. jeolojik üniteden ele geçen ve fil ya da hippopotam gibi iri bir hayvana ait bacak kemiğinden üretilmiş bir alet bulunmuştur. "Dişlemeli Alet" olarak tanımlanan ve Alt Paleolitik Dönem içerisinde 500.000 ile 600.000 yılları arasına tarihlendirilen 14,2 cm uzunluğundaki bu buluntu, Alt Paleolitik'e ait bilinen ilk ve en eski alet niteliğindedir. B Gözü kazılarında ise 2013 yılı sonuna kadar bızlar, iğneler, ağaç kabuğu soyucular, spatulalar, kaşıklar ve uçlar olmak üzere toplam 395 adet kemik alet ele geçirilmiştir. Yapılan analizlerde bu aletlerin koyun, keçi, geyik, sığır, domuz, kızıl geyik, kemirgenler ve kuşlara ait kemiklerden üretildiği tespit edilmiştir. Tüm bu arkeolojik buluntular, mağaranın hemen yakınında yer alan Karain Müzesi ile Antalya Müzesi'nin tarih öncesi bölümünde sergilenmektedir. Ziyaret edecek seyahatseverler için mağaraya girişin paralı olduğunu da belirtmek gerekir.