Kapıdağ Yarımadası, Balıkesir ilinin Erdek ilçesinde yer alan, bir kıstakla ana karaya bağlanan ve eski dönemlerde bir ada olan Marmara Denizi içindeki yarımadadır. Muğla ilinin Dalaman ilçesinin güneyinde de aynı isimli bir yarımada bulunmakla birlikte, buradaki yarımada zengin tarihi ve jeomorfolojik özellikleriyle dikkat çekmektedir. Yüzölçümü yaklaşık 300 kilometrekare (veya 287 km²) olan bu bölgenin antik çağlardan beri yerleşim yeri olmasında, su kaynakları bakımından son derece zengin bir coğrafyada yer alması etkili olmuştur.
Doğal Bir Oluşum Harikası: Belkıs Tombolosu
Kapıdağ Yarımadası, oluşum bakımından jeomorfolojide tombolo tipine en güzel örneklerden birini teşkil eder. Başlangıçta bağımsız bir ada olan bu bölge, dalgaların ada ile kara arasına kum ve çakıl gibi malzemeleri yığarak biriktirmesi sonucunda bir yarımadaya dönüşmüştür. İki kıyı okundan oluşan bu kıstağın uzunluğu 1500 metre, genişliği ise 1700 metredir. Kıstağın orta kısmında henüz karalaşmamış olan Belkıs bataklığı yer almaktadır ve buraya yarımadadan gelen akarsular sebebiyle tortu dolumu devam etmektedir. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, 1957 yılında bu kıstak bölgesine gemilerin geçişi için bir kanal yapmaya girişmiş; fakat denizin getirdiği sedimentlerin kanal ağızlarını hemen doldurması sebebiyle bu projeden vazgeçilmiştir. Günümüzde bu kanal çalışmasının izleri hâlâ görülebilmekte olup, kıstak bataklık yapısını korumaktadır.
Coğrafya, İklim ve Akarsular
Yarımadanın kuzey ve batı bölgelerinde yükseklikleri 700-800 metreyi bulan dağlar uzanır. Bölgenin en yüksek noktası 808 metre yüksekliğe sahip olan Dedebayırı Tepesi'dir. Diğer yüksek dağlar ve tepeler ise Büyükgamla Tepe (797 m), Kese Tepe (783 m), Yatak Tepe (774 m), Çokla Tepe (718 m) ve Dumanlı Tepe'dir (668 m). Ormanları 17.686 hektarlık bir alanı kaplayan yarımadanın kara ile birleştiği kıstağın doğusunda Bandırma Körfezi, batısında ise Erdek Körfezi yer alır. Marmara Geçiş İklimi bölgesinde yer alan yarımadada yıllık ortalama sıcaklık 14 °C, yıllık ortalama yağış 700,22 mm ve yıllık bağıl nem ortalaması %71,34'tür. Bölgeye hayat veren önemli akarsular ise Değirmendere, Bağlar Dere, Ceylan Dere, Pekmez Dere, Keselidağ Dere, Muğla Dere, Eğridere, Ballıpınar Dere ve Kurtboğaz Dere olarak sıralanmaktadır.
Antik Dönemden Kalan Tarihî Miras
Zengin su kaynakları sayesinde antik çağlardan itibaren yoğun yerleşimlere sahne olan Kapıdağ Yarımadası, tarihî zenginliğiyle büyük bir öneme sahiptir. Bölgede bilinen en eski yerleşim yeri Kizikos'tur. Bölge genelinde Kyzikos Antik Kenti, Zeytinli Ada ve Kirazlı Manastırı gibi antik, tarihî ve doğal açıdan görülmeye değer çok sayıda mekân mevcuttur.
Biyoçeşitlilik: Zengin Doğa ve Hayvan Faunası
Yarımada, flora ve fauna çeşitliliği bakımından da oldukça dikkat çekicidir. Ormanlık alanlarında çam, meşe türleri, kayın, gürgen, kestane ve zeytin ağaçlarının yaygın olarak görüldüğü 108 bitki türü belirlenmiştir. Hayvan faunası açısından ise yarımadada 6 takıma ait 32 memeli türünün yaşadığı tespit edilmiştir. Bu memeliler arasında 5 böcekçil, 9 yarasa, 1 tavşanımsı, 1 kemirici, 7 etçil ve 3 çift toynaklı türü bulunur. Ayrıca yaban kedisi ve vaşak gibi nadir memeli türleri de yarımada habitatında yer almaktadır.