Marmara'nın En Büyük Doğal Gölü: İznik Gölü'nün Fiziki Yapısı
Marmara Bölgesi'nin en büyük, Türkiye'nin ise beşinci büyük doğal gölü olan İznik Gölü, tektonik bir tatlı su gölüdür. Bir tektonik çukur içinde oluşan bu elips şeklindeki gölün yüzölçümü 310 km² (veri tablosunda 298 km²), doğu-batı doğrultusundaki uzunluğu 33 km (veya 32 km), genişliği 12 km (veya 11 km) ve çevresi ise 95 km'dir. Ortalama derinliği 30 metre olan gölün güney kesiminde, doğu-batı doğrultusunda uzanan derin bir oluk bulunmaktadır. Bu oluğun en derin noktası 65 metre ile gölün de en derin yeridir. Kıyılardan uzaklaştıkça derinliği hızla artan gölün yağış alanı 1.246 m²'dir. Su seviyesi mevsimlere göre değişmekte olup; aralık ayında en düşük düzeyine inerken, mayıs ayında en yüksek düzeyine ulaşmaktadır. Yüksek ve alçak seviyeler arasındaki fark ortalama 50–60 cm (bazen 100 cm) civarındadır. Gölün yüzey sularının sıcaklığı nisan ayında 11,5 °C, kasımda 12 °C ve ağustosta 24,5 °C olarak ölçülmüştür. Yaz aylarında en hızlı sıcaklık değişimi 10–20 metre derinlikler arasında tespit edilmiş olup, 45 metre derinlikte sıcaklık 8-8,5 °C'ye kadar düşmektedir. Bu benzersiz doğal güzellik, ekolojik ve tarihi önemi sebebiyle 1990 yılında Sit Alanı ilan edilmiştir.

Zengin Ekolojik Çeşitlilik, Kuş Türleri ve Balıkçılık Faaliyetleri
İznik Gölü, sık sazlıkların arasında karışık koloniler kuran küçük karabatak ve gece balıkçılığı yönünden uluslararası bir öneme sahiptir. Kış aylarında, özellikle İç Anadolu'daki göller donduğunda su kuşları için hayati bir sığınak oluşturmaktadır. Tarım alanları ve zeytinliklerle çevrili olan göl; çevresindeki zeytin ormanlarının, altın sarısı müşküle üzüm bağlarının ve her mevsim binbir çeşit sebze ile meyvenin yetiştiği bitek toprakların en önemli yaşam kaynağıdır. Gölde yayın, sazan, akbalık ve ıstakoz gibi su ürünlerinin yanı sıra dipte açık yeşil renkli, suyun çalkalanmasını ve oksijenin azalmasını önleyen pamuksu bir yosun türü yaygındır. Aslen bir deniz balığı olan gümüş balığının tatlı sulara uyum sağlamış türü olan Küçük gümüş balığı (Atherina boyeri Risso, 1810) da gölde bol miktarda avlanmaktadır. Gölde kerevit yasağı aralık ayında başlarken, sportif amaçlı avlama dışında mart, nisan ve mayıs aylarını kapsayan üç aylık bir av yasağı uygulanmaktadır.

Gölü Besleyen Akarsular ve Çevresel Tehditler
İznik Gölü'nü besleyen en önemli akarsu, 273 km²'lik alanın sularını toplayan ve saniyede 2,4 metreküp akışla göle dökülen Karasu Deresi'dir. Bunun yanı sıra 92 km²'lik havzaya sahip Sölöz Deresi (1,06 m³/sn), Derbent Deresi, Nadir Suyu, Ana Dere, Küçükköy Deresi, Çınarlık Deresi ve Kıran Deresi göle su taşımaktadır. Gölün fazla suları ise Karsak Deresi aracılığıyla 15 km uzaklıktaki Gemlik Körfezi'ne (Marmara Denizi) ulaştırılmaktadır. Gölün batısındaki bölge 1950'li yıllara kadar bataklık iken, yapılan çalışmalarla kurutulmuştur. Günümüzde göl ekosistemi çeşitli tehditlerle karşı karşıyadır. Aşırı üreyen gümüş balıkları, diğer balıkların yumurta ve yavrularını yiyerek göldeki akbalık, sazan, yayın ve kerevit gibi türlerin azalmasına yol açmıştır. Ayrıca tarımsal gübre ve ilaç kalıntıları ile havzadaki sanayi tesislerinin kirli su deşarjları gölde kirliliğe sebep olmaktadır. Özellikle çevredeki sanayi tesislerinin yer altı sularını yoğun kullanması ve fabrikalarda kullanılan suyun arıtılarak göle geri verilmek yerine Karsak Deresi üzerinden Gemlik Körfezi'ne bırakılması nedeniyle gölde son iki yıldır 300 metreye varan su çekilmesi gözlenmektedir.

Rekreasyon Alanları, Ulaşım ve Sular Altındaki Gizemli Bazilika
Gölün batısında Türkiye'nin en geniş piknik alanlarından biri yer almaktadır. Bir tarafı çamlık, diğer yanı göl olan bu bölge, günübirlik dinlenme alanlarının yanı sıra çadır turizmine de açıktır ve çeşitli sosyal tesisler barındırır. Göl üzerinde 2015 yılında İznik ve Orhangazi arasında feribot seferleri başlatılmış fakat 2 yılın ardından bu seferler kaldırılmıştır. Gölün en heyecan verici tarihi keşfi ise 2014 yılında gerçekleşmiştir. Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin havadan yaptığı fotoğraf çekimleri esnasında, kıyıdan yaklaşık 20 metre açıkta ve su yüzeyinin 1,5–2 metre altında 4.-5. yüzyıllardan kalma anıtsal bir bazilikanın kalıntıları fark edilmiştir. Amerika Arkeoloji Enstitüsü (AIA) tarafından 2014 yılının en önemli 10 keşfi arasında gösterilen bu 600 m² büyüklüğündeki yapı, Roma İmparatorluğu Erken Hristiyanlık dönemi mimari özelliklerini taşımaktadır. Yapının Hristiyanlığın yasak olduğu dönemde Romalı askerlerce öldürülen 16 yaşındaki Aziz Neophytos adına inşa edildiği ve 740 yılındaki depremde yıkıldığı tahmin edilmektedir. Ayrıca İncil'in dört kitaba düşürüldüğü 1. Konsil'in (İznik Konsili) de bu sular altında kalan bazilikada toplandığı düşünülmektedir.
