İznik'in Köklü Tarihçesi ve Antik Dönemleri
Bursa'nın kuzeydoğusunda, kendi adını taşıyan gölün doğu kıyısında yer alan İznik, tarihi MÖ 2500 yıllarına kadar uzanan köklü bir geçmişe sahiptir. Trak kavmi göçlerinden önce bölgede Helikare adında bir antik kentin var olduğu bilinmektedir. MÖ 316 yılında Makedonya İmparatoru III. Aleksandros'un generali I. Antigonos Monoftalmos tarafından Antigoneia adıyla kurulan kent, daha sonra general Lisimahos'un egemenliğine geçmiş ve onun eşi Nikea'nın adını almıştır. Kent, Bitinya Krallığı'na bağlandıktan sonra başkentlik yapmış, ardından Roma İmparatorluğu'nun önemli yerleşimlerinden biri haline gelmiştir. Ünlü gökbilimci Hipparkos da bu dönemde İznik'te dünyaya gelmiştir. Mitolojide ise Dionisos'un, Askania gölünde yaşayan peri Nicea'ya âşık olması ve onun adına burada bereketli üzüm bağları olan bir şehir kurması anlatılır.
İnanç Tarihindeki Önemi ve Konsiller
İznik, Hristiyanlık tarihi açısından son derece kritik bir merkez konumundadır. 325 yılı yaz başında Hristiyanlık için büyük önem taşıyan Birinci İznik Konsili burada toplanmış ve İmparator I. Konstantin'in katılımıyla yortu günleri ile ünlü 20 maddelik Nikea Kanunları kabul edilmiştir. 787 yılında ise İznik Ayasofya'sında VII. Konsil bir araya gelmiştir. IV. Haçlı Seferi sonucunda Bizans İmparatorluğu İstanbul'u kaybedince, hanedan üyeleri tarafından burada İznik İmparatorluğu kurulmuş ve bu imparatorluk daha sonra İstanbul'u fethederek Bizans'ı yeniden inşa etmiştir. Kent ayrıca 1075-1086 yılları arasında Anadolu Selçuklu Devleti'ne başkentlik yapmış, 1328-1331 yılları arasındaki kuşatma sonrasında ise Osmanlı Devleti'nin kontrolüne geçmiştir.
Osmanlı Dönemi ve Dünyaca Ünlü İznik Çinisi
Osmanlı yönetimi altında İznik; sanat, ticaret ve kültürün önemli bir merkezi haline gelmiştir. Osmanlı döneminin ilk camisi, medresesi ve imareti burada inşa edilmiş, Dâvûd-i Kayserî, Ebul Fadıl Musa ve Eşrefoğlu Abdullah Rûmî gibi tasavvuf büyükleri burada yaşayıp eserler üretmiştir. Özellikle 15. yüzyılın ortalarından itibaren Osmanlı sanatında yer edinen İznik çiniciliği, 16. yüzyılda Mimar Sinan'ın Süleymaniye Camii, Rüstem Paşa Camii ve Hürrem Sultan Türbesi gibi başyapıtlarında kullanılarak zirve noktasına ulaşmıştır. Beyaz kuvars hamuru üzerine sıraltı tekniğiyle uygulanan kobalt mavisi, firuze, siyah kontur ve kabarık kırmızı renkler bu çinilerin en belirgin özelliklerindendir. Günümüzde bu kültürel mirası korumak amacıyla "Yaşayan İznik Hazineleri" projesi gibi önemli tanıtım çalışmaları yürütülmektedir.
Doğal Güzellikleri, Turizm ve Cittaslow Unvanı
Zengin tarihi mirasının yanı sıra İznik, 27 Kasım 2021 tarihinde İtalya'da düzenlenen genel kurul kararıyla uluslararası Cittaslow (Sakin Şehir) ağına katılmıştır. Coğrafi olarak 753 km² yüzölçümüne ve 98 metre rakıma sahip olan ilçe, zeytin üretimi başta olmak üzere Müşküle üzümü ve zengin meyve-sebze çeşitliliğiyle tarımsal açıdan son derece verimlidir. İznik Gölü'nde tatlı su ıstakozu ve 27 farklı balık türü bulunmakta olup gümüş balığının tamamı ihraç edilmektedir. Doğal güzellikleriyle öne çıkan ilçede, Hacı Osman köyü çevresinde yamaç paraşütü ve çim kayağı, Sansarak Mahallesi'ndeki doğal şelalede ise dağ trekking sporları gerçekleştirilmektedir. Ayrıca Aydınlar mahallesi 2021 yılında belediye meclisi kararıyla turizm alanı ilan edilmiştir. Papa XIV. Leo ve Fener Rum Patriği I. Bartholomeos'un 27 Kasım 2025'te Aziz Neophytos Bazilikası yıkıntıları yakınında düzenlediği 1700. yıl dönümü ayini sonrasında bölgedeki inanç turizmi hareketliliği de büyük bir hız kazanmıştır.