İzmir Atatürk Anıtı'nın Tarihi ve Önemi
İzmir Atatürk Anıtı, İzmir'in Cumhuriyet Meydanı'na Millî Mücadele'yi temsil etmek üzere 1932 yılında dikilmiş tarihi bir anıttır. Anıtın yapımı, İzmir valiliği ve belediyesinin 1929 yılındaki ortak kararına dayanmaktadır. Başlangıçta bir yarışma açılması planlanmış olsa da sürecin uzayacağı göz önüne alınarak bundan vazgeçilmiş ve anıt, İstanbul'daki Taksim Cumhuriyet Anıtı'nı da yapmış olan İtalyan heykeltıraş Pietro Canonica'ya sipariş edilmiştir. İzmir Belediyesi ile sanatçı arasındaki ilişkileri, İzmir'e yerleşmiş İtalyan uyruklu bir tüccar olan Isperco yürütmüştür.
Anıtın Yapım Süreci ve Açılışı
Anıtın yapımından sorumlu olarak kurulan özel komisyon; heykelin yüzünün Akdeniz'e dönük olmasına ve etrafında Kurtuluş Savaşı'nı ve inkılabı canlandıran eserler bulunmasına karar vermiştir. Komisyon üyesi Tahsin Sermet Bey, Aralık 1929'da Canonica ile anlaşmak üzere Roma'ya gitmiş ve bu görüşmenin ardından heykeltıraş Canonica, Mart 1930'da heykelin maketi ile İzmir'e gelmiştir. Anıtın bronz heykeli Roma'da yapılmış, kaidesi ise mimar Asım Kömürcü tarafından hazırlanmıştır. Anıtın görkemli açılış töreni 27 Temmuz 1932 tarihinde gerçekleşmiştir.
Atatürk Heykeli ve Tasarım Detayları
Anıt, koyu kırmızı renkli Afyonkarahisar mermerinden yapılmış bir kaide üzerinde yükselen atlı bronz heykelden oluşur. Kaide üzerinde Mustafa Kemal Paşa at üzerinde, mareşal üniformalı olarak tasvir edilmiştir. Sol eliyle atının dizginlerini tutarken sağ eliyle denizi gösteren bu duruş, Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'ndaki tarihi "Ordular, İlk Hedefiniz Akdeniz'dir İleri!" emrini verdiği anı simgelemektedir.
Kaidedeki Bronz Kabartmalar
Kaidenin üç cephesinde Kurtuluş Savaşı ve zafer konulu bronz kabartmalar yer almaktadır. Ön yüzde, savaşa katılan kahraman kadın ve askerlerimiz betimlenmiştir; burada ayyıldızlı bayrağı taşıyan beli hançerli kahraman bir köylü kızının İzmir yolunda ilerleyişi görülür. Sağ yan kısımdaki kabartmada, ordunun Kemalpaşa yolunda Belkahve mevkiinden İzmir'e yürüyüşü gösterilir. Bu sahnede dört askerin bir topu iple dağın tepesine çıkarmaya çalışması, silah yüklü bir kağnı, uzaktan İzmir Körfezi ve Belkahve mevkiindeki asırlık çınar ağacı altındaki çeşmeden avuçlarıyla su içen Mustafa Kemal Paşa tasvir edilmiştir. Sol yandaki kabartmada ise Türk ordusunun İzmir'e girişinin halkta uyandırdığı büyük sevinç; tüfeğini havaya kaldırmış bir Türk askeri, cepheden dönen oğluna sarılmış bir ihtiyar, savaştan dönen babalarını kucaklamaya koşan çocuklar ve asker oğluna kavuşmanın sevinciyle kollarını havaya kaldırmış başı örtülü bir kadın gibi ayrıntılarla işlenmiştir.