Dünyanın En Büyük Müze Komplekslerinden Biri
İstanbul Arkeoloji Müzeleri, çeşitli kültürlere ait bir milyonu aşkın eserle dünyanın en büyük müzeleri arasında yer almaktadır. Türkiye'nin müze olarak inşa edilen en eski binası olan bu kompleks, 19. yüzyılın ortalarında Maarif Nazırı Mehmed Esad Safvet Paşa tarafından Müze-i Hümâyûn adıyla 1869 yılında kurulmuş ve 13 Haziran 1891'de ana binanın inşaatı tamamlanarak ziyarete açılmıştır. Müzenin koleksiyonunda Balkanlar'dan Afrika'ya, Anadolu ve Mezopotamya'dan Arap Yarımadası'na ve Afganistan'a kadar Osmanlı İmparatorluğu'nun sınırları içinde yer alan geniş bir medeniyet coğrafyasından eserler bulunmaktadır. Müze kompleksi; Arkeoloji Müzesi (ana bina), Eski Şark Eserleri Müzesi ve Çinili Köşk Müzesi olmak üzere üç ana birimden oluştuğu için çoğul adla anılmaktadır.
Çinili Köşk ve Osmanlı Dönemi Müzecilik Tarihi
İstanbul Arkeoloji Müzeleri kompleksi içindeki en eski yapı olan Çinili Köşk, II. Mehmed'in İstanbul'da yaptırdığı sivil mimari örneklerinin en eskisidir ve Selçuklu etkileri taşır. Kapısındaki çini kitabede inşa tarihi olarak Miladi 1472 yazsa da mimarı bilinmemektedir. Osmanlı döneminde Aya İrini Müzesi'nde toplanan arkeolojik eserlerle temelleri atılan Müze-i Hümayun, Aya İrini kilisesi mekânının yetersiz kalması üzerine 1880 yılında restore edilen Çinili Köşk'e taşınmıştır. Günümüzde Türk çini ve seramik örneklerinin sergilendiği bir müze olarak hizmet vermeye devam etmektedir.
Osman Hamdi Bey Dönemi ve Arkeolojik Keşifler
1881 yılında Osman Hamdi Bey'in müze müdürlüğüne atanmasıyla Türk müzeciliğinde yeni bir çağ açılmıştır. Osman Hamdi Bey; Nemrut Dağı, Kyme, Marinave diğer Aiolia Nekropolleri'nde ve Lagina Hekate Tapınağı'nda kazılar gerçekleştirmiştir. 1887-1888 yıllarında Lübnan'daki Sayda'da yürüttüğü kazılar sonucunda Krallar Nekropolü'ne ulaşan Osman Hamdi Bey, dünyaca ünlü İskender Lahdi dahil olmak üzere birçok önemli lahit ile İstanbul'a dönmüştür. Bu eserlerin sergilenebilmesi için inşa edilen ana müze binası, mimar Alexandre Vallaury tarafından tasarlanmış ve 13 Haziran 1891'de ziyarete açılmıştır. Bugün bu tarih Türkiye'de müzeciler günü olarak kutlanmaktadır. Binaya daha sonra 1903'te kuzey ve 1907'de güney kanadı eklenmiş, 1969-1983 yılları arasında ise Ek Bina inşa edilmiştir.
Eski Şark Eserleri Müzesi ve Kıymetli Eserler
Bugün Eski Şark Eserleri Müzesi olarak hizmet veren bina, Osman Hamdi Bey tarafından II. Abdülhamid döneminde 1883 yılında Sanayi-i Nefise Mektebi (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nin temeli) olarak mimar Alexander Vallaury'e inşa ettirilmiştir. Akademi başka bir binaya taşınınca bu yapı müzeler müdürlüğüne tahsis edilmiş ve müze müdürü Halil Ehem Bey'in çalışmalarıyla Eski Şark Eserleri Müzesi olarak düzenlenmiştir. Müzede, Mezopotamya ve Babil kabartmaları, Eski Mısır uzunluk ölçüsü olan Nippur (Kübit) ölçü birimi, Siloam yazıtı ve Kadeş Savaşı neticesinde III. Hattuşili ve Ramses-II arasında M.Ö. 1258'de imzalanan Kadeş Antlaşması'nın orijinal metni gibi son derece değerli eserler sergilenmektedir.