İç Anadolu Bölgesi'nin en doğu sınırında konumlanan İmranlı, Sivas ilinin tarihi ve coğrafi açıdan büyük önem taşıyan köklü bir ilçesidir. Sivas il merkezine ortalama 104 kilometre uzaklıkta bulunan ilçenin yüzölçümü 1.292 kilometrekaredir. Deniz seviyesinden ortalama 1.602 metre yüksekliğe sahip olan İmranlı; doğusunda Erzincan'ın Refahiye ve İliç ilçeleri, güneyinde Divriği, batısında Zara, kuzeyinde ise Suşehri ve Akıncılar ilçeleriyle çevrilidir. İdari yapısında 100 köy ve 39 mezra barındıran bu özel bölge, yüzyıllardır farklı kültürlerin kardeşçe bir arada yaşadığı kıymetli bir coğrafyadır.
İmranlı'nın Tarihi ve Geçmişteki Eşsiz Orman Dokusu
İmranlı ve çevresinin tarihi serüveni oldukça köklüdür. Bölgenin Hitit, Pers, İskender, Roma ve Bizans imparatorluklarının egemenliği altında kaldığı, zaman zaman da Müslüman Arapların eline geçtiği bilinmektedir. 1071 yılındaki Malazgirt Savaşı sonrasında Bizanslılar ile yapılan anlaşmayla birlikte, Kızılırmak yayının dışında kalan doğu topraklarıyla beraber Türk idaresine girmiştir. Sırasıyla 1075'te Danişmentliler, 1174'te Selçuklular, 1243 Kösedağ Savaşı sonrası Moğollar, 1340'lı yıllarda Eretna Beyliği, 1381-1398 yılları arasında Kadı Burhaneddin ve nihayetinde Osmanlılar bölgede hüküm sürmüştür. Bölgedeki nüfus hareketliliği ve canlılık, "93 Harbi" olarak bilinen 1876 Osmanlı-Rus Savaşı ile birlikte belirgin şekilde artış göstermiştir.
Tarihsel süreçte İmranlı, günümüzün aksine son derece yoğun bir orman dokusuna sahip olmasıyla tanınmaktadır. Batılı araştırmacı Sinclair, 1372 yılında Zara'nın doğusunda kalan bugünkü İmranlı civarının aşırı derecede ormanlaşmış olduğunu ve bu yoğun bitki örtüsü sebebiyle çok az sayıda seyyahın bu güzergahta yolculuk edebildiğini belirtmiştir. Ünlü Osmanlı seyyahı Evliya Çelebi dahi, 17. yüzyılda Sivas'tan Erzincan ve Erzurum'a giderken, İmranlı bölgesinin aşırı ormanlık olması ve burada önemli bir kentin bulunmaması nedeniyle Zara ve Suşehri güzergahını tercih etmiştir. Hicri 1308 (1890-1891) tarihli Sivas Salnamesi de bu bilgileri desteklemekte, Zara kazasının Abaş ve Çit nahiyelerinde o dönem son derece görkemli ormanların yer aldığını kaydetmektedir.
Coğrafi Yapı, Kızılırmak'ın Doğuşu ve İklim
İlçe genel olarak dağlık bir arazi yapısına sahiptir. Kuzey sınırını Sivas'ın en önemli dağ zincirlerinden olan Köse Dağları'nın doğu uçları oluştururken, güneyini Divriği dağ silsilesiyle birleşen 2.596 metre yüksekliğindeki Çengelli Dağı kaplar. İlçenin en dikkat çekici coğrafi unsuru ise 3.025 metre yüksekliğindeki Kızıldağ'dır. Kızıldağ, hem Sivas'ın en yüksek zirvesi olma unvanına sahiptir hem de Türkiye'nin en uzun akarsuyu olan Kızılırmak'ın doğduğu kaynak yerdir. Zengin bitki örtüsü ve orman alanlarıyla öne çıkan Acıdere Irmağı da bölgenin en özel doğal alanlarından biridir.
İmranlı'da sert bir karasal iklim egemendir. Kızıldağ'a bakan kuzey kısımlarında yılın 9 ayı kış şartları ve soğuk hava etkili olurken, sadece 3 ay bahar mevsimi yaşanır. Çengelli Dağı'na bakan güney kesimler ise tarımsal faaliyetlere daha uygun ve nispeten daha sıcaktır. Kış aylarının yoğun kar yağışlı ve çok soğuk geçtiği ilçede, ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde bol miktarda yağış görülür. Ağır iklim koşulları nedeniyle kavak ve söğüt dışındaki ağaç türlerinin yetişmesi oldukça zordur. Meyvecilik yok denecek kadar az olup, üretilen sebzeler kışlık ihtiyaçları karşılamaya yöneliktir. Ancak bölgenin zengin florası sayesinde arıcılık faaliyetleri son derece gelişmiştir.
Zengin Mutfak Kültürü, Yöresel Halk Oyunları ve Ulaşım
İmranlı, oldukça zengin ve kendine has bir mutfak kültürüne sahiptir. Bölgede pişirilen sirron, kömbe, sarımsak kömbesi, niyaz, pezük, kavut, üzümlü börek, kesme aşı, aşure çorbası, köfteli çorba, hıngel, İmranlı usulü sarımsak taneli bulgur pilavı, tandır kebabı, lahana dolması, yumurtalı pancar, papara, sarımsak yoğurtlu yumurta, fırınkurusu ekmeği, katmer, bijerik, bişi, zerfet, katlamaç, madımak çorbası, libiko ve ekmek aşı gibi lezzetler yörenin en sevilen tatları arasında yer alır.
Kültürel olarak bir geçiş bölgesinde yer alan İmranlı'da halk oyunları halay ve bar türlerinin harmanlanmasıyla oynanır. Davul ve zurnanın eşlik ettiği düğünlerin yanı sıra geçmişte köylerde kemençe sesi de sıklıkla yükselirdi. Bölgede zurna, saz, davul, kemençe, keman, kaval ve düdük gibi çalgılar yaygın olarak kullanılır; yöreden birçok 3 telli bağlama, keman ve kemençe üstadı yetişmiştir. İmranlı dikidir, dik kayda, düz kayda, laz diki, temurağa, hoşbilezik, dizden kırma, yeritme, karacaören diki, sarhoş, tello ve karahisar diki gibi toplam 27 farklı oyun türü icra edilmektedir. Geleneksel kıyafetler arasında feskum, fesçit, bordo-beyaz, sarı-kırmızı ya da mavi-sarı şeritli peştemaller, Alevi yazması (Ankara, İmranlı, Zara, Ege ve batı Tunceli'de kullanılır), üç etek (kutni), kuşak, futa, önlük, eteklik ve fistan yer almaktadır.
Ulaşım açısından Ankara-Sivas-Erzincan karayolu üzerinde bulunması ilçenin gelişimine büyük katkı sağlamaktadır. Bu anayol üzerinden Sivas il merkezine 106 kilometrelik konforlu bir karayolu bağlantısı mevcuttur. Ayrıca 1988-1989 yıllarında Köy Hizmetleri Müdürlüğü tarafından açılan ve günümüzde de aktif olarak kullanılan stabilize yol vasıtasıyla kuzeydeki Suşehri ilçesine ulaşım sağlanabilmektedir. İlçede ayrıca Koçgiri aşiretinin yaşadığı ve etrafındaki komşu köylerle birlikte güçlü bir kültürel bütünlük oluşturan tarihsel Koçgiri yöresi kültürü de canlılığını korumaktadır.