İkinci Kirte Muharebesi ve Tarihsel Önemi
İkinci Kirte Muharebesi, Birinci Dünya Savaşı sırasındaki Çanakkale Savaşı'nın Seddülbahir Cephesi'nde gerçekleşen en kritik çatışmalardan biridir. 6 Mayıs - 8 Mayıs 1915 tarihleri arasında yaşanan bu muharebe, İtilaf kuvvetlerinin stratejik açıdan büyük öneme sahip olan Kirte Köyü ve hemen gerisindeki Alçıtepe'yi ele geçirmek amacıyla başlattığı büyük taarruza karşı Osmanlı ordusunun gösterdiği tarihi direnişi ve kazandığı zaferi temsil eder. Gelibolu Yarımadası'nın bu bölgesi, her iki tarafın da cepheyi takviye kuvvetlerle güçlendirmesinin ardından son derece şiddetli çarpışmalara sahne olmuştur.
Muharebe Öncesi Gelişmeler ve Güç Dengesi
Birinci Kirte Muharebesi’nin ardından taraflar cephelerini hızla takviye etmiştir. İngiliz Savaş Bakanı Lord Kitchener, Mısır'daki 42. İngiliz Tümeni ile Gurkalardan oluşan bir Hint Tugayını cepheye sevk ederken, Fransa da yeni bir tümen hazırlığına girişmiştir. Osmanlı tarafında ise Mareşal von Sanders, Anadolu yakasından ve Saros bölgesinden kaydırdığı birliklerle cepheyi güçlendirmiştir. Çatışma öncesinde İtilaf devletleri cepheye 29. Tümen, Yeni Zelanda Tugayı, 2. Avustralya Tugayı ve 1. Fransız Tümeni'nden oluşan yaklaşık 25.000 - 28.000 kişilik bir kuvvet ve 105 top yığarken; Osmanlı ordusu 7., 9. ve 15. Tümenlerden oluşan yaklaşık 10.000 - 15.000 kişilik bir güç ve 40 top ile savunma hattını kurmuştur.
İtilaf Devletlerinin Taarruz Planı
General Ian Hamilton tarafından hazırlanan taarruz planı üç aşamalı bir harekâtı öngörüyordu. İlk aşamada, Fransız Doğu Sefer Kuvvetleri ile İngiliz 29. Tümeni Kerevizdere'nin sağ ve sol yanındaki sırtlarda bulunan Osmanlı siperlerini ele geçirecekti. İkinci aşamada ise İngiliz birlikleri (Mürettep Tugay ve 88. Tugay) sağa doğru bir çark hareketi yaparak Kirte Köyü'nü ele geçirmeyi hedefliyordu. Aynı zamanda Mısır'dan gelen 42. Tümen'e bağlı 125. Tugay, Kirte'nin kuzeybatısındaki Yazıtepe'yi ve batısındaki Sarıtepe'yi kontrol altına alacaktı. Son aşamada ise yedekte tutulan 87. Tugay ve Hint Tugayı'nın batı ile güneybatı yönlerinden yapacağı taarruzlarla Alçıtepe'nin tamamen ele geçirilmesi planlanmıştı.
Zığındere Koyu Sırtları ve Cephedeki Şiddetli Çarpışmalar
6 Mayıs sabahı başlayan taarruzda, Zığındere Koyu sırtlarında ilerlemeye çalışan İngiliz 125. Tugayı, Osmanlı kuvvetlerinin yoğun ateşi karşısında 350 kişiyi bulan kayıplarla durdurulmuştur. Merkezdeki 88. Tugay ancak 100 metre ilerleyebilmiş, ancak sol kanadını koruyacak olan 125. Tugay’ın ilerleyememesi sebebiyle harekâtını durdurmak zorunda kalmıştır. Fransız cephesinde de şiddetli savunma ateşi nedeniyle ilerleme kaydedilememiş, hatta Osmanlı müfrezeleri sırtlardan aşağı süzülerek etkili karşı taarruzlar gerçekleştirmiştir. Savaşın ilk gününde Alçıtepe hedefine ulaşılamadığı gibi, İtilaf devletleri Osmanlı'nın asıl savunma hattının yerini dahi saptanamamıştır. Muharebenin ilk günü akşamında Osmanlı tarafında komuta değişikliği yapılarak Seddülbahir Cephesi Komutanlığına Albay von Sodenstern yerine General Weber atanmıştır. Savunma hatlarını ve Osmanlı birliklerinin durumunu inceleyen Weber Paşa, Birleşik Donanma'nın ateşiyle uğranılan kayıplar karşısında endişeye kapılmıştır. Bu tarihi mücadeleyi yerinde hissetmek için Gelibolu Yarımadası'ndaki Kirte Köyü, Alçıtepe, Kerevizdere sırtları ve Zığındere Koyu sırtları gibi çarpışmaların yaşandığı tarihi mevkiler ziyaret edilebilir.