Iğdır, Doğu Anadolu Bölgesi'nin Erzurum - Kars Bölümünde yer alan ve kendi adını taşıyan ilin merkezi olan tarihi bir şehirdir. Deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 850 metre olan kent, Türkiye'nin en yüksek dağı olan Ağrı Dağı ile komşudur; öyle ki Ağrı Dağı'nın yüzölçümünün üçte ikisi, il merkezine bağlı Suveren Köyü'nün sınırları içerisinde kalmaktadır. Bölgenin can damarı niteliğindeki Aras Nehri ise Arpaçay ile birleştikten sonra Iğdır sınırları boyunca akarak Ermenistan ile doğal sınır oluşturmaktadır.
Tarih Öncesi Dönemden Urartu Medeniyetine
Bölgede yapılan arkeolojik çalışmalar, Iğdır ve çevresinde yaşamın son derece eski dönemlerde başladığını ve pek çok medeniyete ev sahipliği yaptığını kanıtlamaktadır. İslamiyet öncesi dönemde, MÖ 5000-4000 yıllarında Sürmeli Çukuru ve Doğu Anadolu'da yerleşen Hurrilerden sonra Mittaniler, Hititler, Asurlular, Kimmerler, Medler, Persler, Sümerliler ve Subailer gibi topluluklar bu coğrafyaya yerleşmiştir. MÖ 900 - MS 600 tarihlerinde tüm Doğu Anadolu'yu yöneten Urartu Krallığı'na bağlı kurulan Karakale (Sürmeli) şehri bölgenin önemli merkezlerinden biri olmuştur. Sonraki dönemlerde Arsaklılar, Saka Türkleri, Sasaniler ve Bizanslılar bölgede egemenlik kurmuşlardır.
Selçuklular, Karakoyunlular ve Akkoyunlular Çağı
Iğdır'da İslamiyet 638 yılında Halife Ömer döneminde yayılmaya başlamış, 645 yılında Halife Osman dönemindeki fetihlerle Aras boyları tamamen Müslüman idaresine geçmiştir. Selçuklular ise 1048 Pasinler Savaşı'nın ardından bölgeye yerleşmeye başlamış ve 1071 Malazgirt Savaşı ile Iğdır kesin olarak Selçuklu egemenliğine girmiştir. Bölge uzun süre Kayı boyunun idaresinde kalmış, 1239'daki Moğol istilası sonrası Kayıların batıya göçüyle el değiştirmiştir. 1404-1469 yılları arasında Karakoyunlu Türklerinin idaresinde kalan Iğdır, 1469'da Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın egemenliğine girmiştir. Akkoyunlular dönemi; tarımsal sulama için büyük kanalların açılması, bağ ve bahçelerin geliştirilmesiyle Iğdır'ın en parlak ve verimli çağı olmuştur.
Osmanlı Dönemi ve Şehrin Yeniden Kuruluşu
16. yüzyılda Yavuz Sultan Selim'in 1514 Çaldıran Muharebesi ile Osmanlı topraklarına kattığı bölge, sonraki yıllarda Safeviler ile Osmanlılar arasında sık sık el değiştirmiştir. Kanuni Sultan Süleyman'ın doğu seferi, 1555 Amasya Antlaşması, 1578 Çıldır Meydan Savaşı ve IV. Murat'ın 1635 seferi gibi kritik dönemeçlerin ardından bölge 1639 Kasr-ı Şirin Antlaşması ile yönetilmiştir. Bu tarihi izleyen yıllarda yöredeki eski yerleşimleri tamamen yıkan şiddetli bir depremin ardından Iğdır şehri, bugünkü yerinde 1664 yılında yeniden kurulmuştur. 18. yüzyılda Kerden Antlaşması ile Safevilere geçen bölge, Nadir Şah'ın ölümünün ardından 1747'de kurulan Revan Hanlığı'nın en müreffeh bölgelerinden biri haline gelmiştir.